Yunus Sûresi103. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ثم | — | ṧumme | Sonra | Then |
| 2 | ننجي | ن ج وNCV | nuneccī | kurtarırız | We will save |
| 3 | رسلنا | ر س لRSL | rusulenā | peygamberlerimizi | Our Messengers |
| 4 | والذين | — | velleƶīne | ve kimseleri | and those who |
| 5 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | iman eden(leri) | believe. |
| 6 | كذلك | — | keƶālike | işte böyle | Thus, |
| 7 | حقا | ح ق قḪGG | Haḳḳan | bir haktır | (it is) an obligation |
| 8 | علينا | — | ǎleynā | üzerimize | upon Us |
| 9 | ننج | ن ج وNCV | nunci | kurtarmak | (that) We save |
| 10 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | Mü'minleri | the believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ثم ننجى رسلنا والذين ءامنوا كذلك حقا علينا ننج المومنين
Arapça (Harekeli)
ثُمَّ نُنَجِّي رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا كَذَلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ الْمُؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Summe nuneccî rusulenâ vellezîne âmenû kezâlik|e|, hakkan aleynâ nuncil mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Thumma nunajjee rusulan<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena<span class="u">a</span>manoo ka<span class="u">tha</span>lika <span class="u">h</span>aqqan AAalayn<span class="u">a</span>nunjee almu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Sonra peygamberlerimizi ve inananları böylece kurtarırız biz ve inananları kurtarmak, bir haktır bize.
Ali Bulaç
Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız; mü'minleri kurtarmamız Bizim üzerimize bir haktır.
Bayraktar Bayraklı
Sonra biz, peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları kurtarmamız, üzerimize bir haktır.
Diyanet İşleri
Biz, sonra peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları üzerimize bir borç olarak kurtaracağız.
Edip Yüksel
Sonunda elçilerimizi ve gerçeği onaylayanları kurtarırız. Evet, gerçeği onaylayanları kurtarmak bizim değişmez bir yasamızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra biz, peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte biz böyleyiz. Müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir görevdir.
Erhan Aktaş
Sonra rasullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İman edenleri kurtarmak üzerimize bir haktır.
Hakkı Yılmaz
Sonra Biz, elçilerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte böyle! Mü’minleri kurtarmak üzerimize düşen bir görevdir.
Muhammed Esed
(Çünkü bu konudaki değişmeyen uygulama şudur: hakkı inkar edip ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanların felaketlerini hazırlarız;) ve buna karşılık elçilerimizi ve imana erişenleri kurtarırız. İşte bize hak olan, böylece inananları kurtarmamızdır.
Mustafa İslamoğlu
Sonuçta, elçilerimizi (ötekilerin başına gelecek her beladan) kurtarırız; aynı şekilde iman eden kimseleri de (kurtarırız): İşin gerçeği, mü'minleri kurtarmak en çok Bize düşer.
Suat Yıldırım
Sonra Biz, resûllerimizi ve iman edenleri kurtarırız. Böylece müminleri kurtarmak üzerimize düşen bir borçtur.
Süleyman Ateş
Sonunda elçilerimizi ve inananları kurtarırız. İşte böyle, üzerimize bir borç olarak mü'minleri kurtarırız.
Şaban Piriş
Sonra biz Peygamberlerimizi ve iman edenleri böyle kurtarırız. İman edenleri verdiğimiz söz gereğince kurtarmamız bize haktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Sonunda biz, resullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte böyledir. Üzerimize bir borç olarak, inananları kurtarırız.
Edip-Layth-Martha
Then We will save Our messengers and those who acknowledge. It is thus binding upon Us that We save those who acknowledge.
Muhammad Asad
[For thus it always happens: We seal the doom of all who deny the truth and give the lie to Our messages;] and thereupon We save Our apostles and those who have attained to faith.* Thus have We willed it upon Ourselves: We save all who believe [in Us],*
Rashad Khalifa
We ultimately save our messengers and those who believe. It is our immutable law that we save the believers.,
The Monotheist Group
Then We will save Our messengers and those who believe. It is thus binding upon Us that We save the believers.