Yunus Sûresi3. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 2 | ربكم | ر ب بRBB | rabbekumu | sizin Rabbiniz | your Lord |
| 3 | الله | — | llahu | Allah'tır | (is) Allah |
| 4 | الذي | — | lleƶī | ki | the One Who |
| 5 | خلق | خ ل قḢLG | ḣaleḳa | yarattı | created |
| 6 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | gökleri | the heavens |
| 7 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDe | ve yeri | and the earth |
| 8 | في | — | fī | in | |
| 9 | ستة | س ت تSTT | sitteti | altı | six |
| 10 | أيام | ي و مYVM | eyyāmin | günde | periods, |
| 11 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 12 | استوى | س و يSVY | stevā | kuşattı | He established |
| 13 | على | — | ǎlā | on | |
| 14 | العرش | ع ر شARŞ | l-ǎrşi | Arş'ı | the Throne, |
| 15 | يدبر | د ب رD̃BR | yudebbiru | düzene koydu | disposing |
| 16 | الأمر | ا م رEMR | l-emra | işleri | the affairs. |
| 17 | ما | — | mā | yoktur | Not |
| 18 | من | — | min | kimse | (is) any intercessor |
| 19 | شفيع | ش ف عŞFA | şefīǐn | şefaat edecek | (is) any intercessor |
| 20 | إلا | — | illā | dışında | except |
| 21 | من | — | min | after | |
| 22 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | after | |
| 23 | إذنه | ا ذ نEZ̃N | iƶnihi | O'nun izni | His permission. |
| 24 | ذلكم | — | ƶālikumu | işte budur | That |
| 25 | الله | — | llahu | Allah | (is) Allah, |
| 26 | ربكم | ر ب بRBB | rabbukum | Rabbiniz olan | your Lord, |
| 27 | فاعبدوه | ع ب دABD̃ | feǎ'budūhu | O'na kulluk edin | so worship Him. |
| 28 | أفلا | — | efelā | Then will not | |
| 29 | تذكرون | ذ ك رZ̃KR | teƶekkerūne | Düşünüp öğüt almaz mısınız? | you remember? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان ربكم الله الذى خلق السموت والارض فى ستة ايام ثم استوى على العرش يدبر الامر ما من شفيع الا من بعد اذنه ذلكم الله ربكم فاعبدوه افلا تذكرون
Arapça (Harekeli)
إِنَّ رَبَّكُمُ اللَّهُ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ يُدَبِّرُ الْأَمْرَ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِن بَعْدِ إِذْنِهِ ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ فَاعْبُدُوهُ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Transliterasyon
İnne rabbekumullâhullezî halakas semâvâti vel arda fî sitteti eyyâmin summestevâ alel arşi yudebbirul emr|e|, mâ min şefîin illâ min ba´di iznih|î|, zâlikumullâhu rabbukum fa´budûh|u|, e fe lâ tezekkerûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Inna rabbakumu All<span class="u">a</span>hu alla<span class="u">th</span>eekhalaqa a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>afee sittati ayy<span class="u">a</span>min thumma istaw<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span>alAAarshi yudabbiru al-amra m<span class="u">a</span> min shafeeAAin ill<span class="u">a</span>min baAAdi i<span class="u">th</span>nihi <span class="u">tha</span>likumu All<span class="u">a</span>hu rabbukumfa<span class="b">o</span>AAbudoohu afal<span class="u">a</span> ta<span class="u">th</span>akkaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok Rabbiniz, öyle bir Allah'tır ki gökleri ve yeryüzünü altı günde yarattı da sonra arşında kudret ve tedbîriyle her şeye hâkim oldu. Her işi o, takdîr ve gereğince tedbîr eder. Onun izni olmadıkça hiçbir şefâatçi, şefâatte bulunamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, artık kulluk edin ona. Düşünmez, ibret almaz mısınız?
Ali Bulaç
Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip-çeviren Allah'tır. O’nun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O'na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı devirde/evrede yaratan, sonra da arşın üzerinde hükmedip işleri yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadan kimse kendiliğinden şefaat edemez. Rabbiniz Allah işte budur. O'na kulluk ediniz. Hâlâ düşünmüyor musunuz?
Diyanet İşleri
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da işleri yerli yerince idare ederek arşa istiva eden Allah'dır. Onun izni olmadan hiç kimse şefaatçı olamaz. İşte O Rabbiniz Allah'tır. O halde O'na kulluk edin. Hala düşünmüyor musunuz!*
Edip Yüksel
Gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra tüm otoriteyi kuran Rabbiniz (sahibiniz) ALLAH'tır. Her işi yönetir. İzni olmadan hiç kimse aracılık (şefaat) edemez. Rabbiniz ALLAH budur, O'na hizmet edin. Öğüt almaz mısınız?
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbiniz o Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra arş üzerine istiva etti (onu hükmü altına aldı), işi tedbir eyliyor. O'nun izni olmaksızın hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O'na ibadet ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
Erhan Aktaş
Rabb’iniz, o Allah’tır ki, gökleri ve yeri altı günde* yarattı; sonra arşa istvâ* etti. Bütün işlere yasalarını koydu. O’nun izni olmadan* hiçbir şefaatçi olamaz. İşte bu Rabb’iniz olan Allah’tır. Öyleyse O’na kulluk edin. Hala düşünüp öğüt almaz mısınız?
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı evrede oluşturan, sonra en büyük taht üzerinde egemenlik kuran,* işi yönetip duran Allah'tır. Dünyada yardım edecek, destek olacak kişi ancak O'nun izninden/ bilgisinden sonra yardım edebilir. İşte Bu, Rabbiniz Allah'tır. O hâlde O'na kulluk ediniz! Hâlâ düşünüp ibret almaz mısınız?
Muhammed Esed
GERÇEK ŞU Kİ, sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı evrede yaratan, sonra da kudret ve egemenlik makamına geçip varlığı yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadıkça, araya girip kayıracak kimse yoktur. İşte böyledir sizin Rabbiniz: öyleyse (yalnızca) O'na kulluk edin: artık bunu (iyice) aklınızda tutmayacak mısınız?
Mustafa İslamoğlu
Kuşkusuz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı devrede yaratan; ve sınırsız güç ve kudret makamına kurulup varlığı yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadan kimse şefaatçi olamaz. İşte bu (niteliklere sahip) olan Allah'tır sizin Rabbiniz; artık yalnız O'na kulluk edin: Hala öğüt almayacak mısınız?
Suat Yıldırım
Sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arşı üzerinde hükümrân olan, her işi yerli yerince çekip çeviren Allah'tır. Kendisinden izin çıkmadıkça, O'nun katında hiçbir şefaatçi iş bitiremez. İşte Rabbiniz, bu vasıflara sahib olan Allah'tır. Öyleyse O'nu bir tanıyarak, yalnız O'na ibadet ediniz. Hâlâ gerçekleri düşünmeyecek misiniz? [34, 3; 11, 6; 6, 59; 2, 255; 53, 26; 34, 23; 43, 87]
Süleyman Ateş
Rabbiniz O Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'a istiva etti (kuruldu). Emri tebdir (buyruğunu) icra eder (yaratıklarını yönetir). O'nun izni olmadan hiç kimse şefa'at edemez. İşte Rabbiniz Allah budur. O'na kulluk edin, düşünmüyor musunuz?*
Şaban Piriş
Şüphesiz, Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan sonra arşa hükmeden, işi düzenleyen Allahtır. İzni olmadan kimse şefaat edemez. işte sizin Rabbiniz Allah budur. Ona kulluk edin, öğüt dinlemiyor musunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki, sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerine egemenlik kurup iş ve oluşu çekip çeviren Allah'tır. O'nun izni olmadıkça, hiçbir şefaatçı devreye giremez. İşte bu Allah'tır sizin Rabbiniz. Artık O'na kulluk / ibadet edin. Düşünüp anlamıyor musunuz?
Edip-Layth-Martha
Your Lord is God who created the heavens and the earth in six days, then He settled over the throne; He handles all affairs. There is no intercessor except after His leave. Such is God your Lord, so serve Him. Would you not take heed?
Muhammad Asad
VERILY, your Sustainer is God, who has created the heavens and the earth in six aeons, and is established on the throne of His almightiness,* governing all that exists. There is none that could intercede with Him unless He grants leave therefor.* Thus is God, your Sustainer: worship, therefore, Him [alone]: will you not, then, keep this in mind?
Rashad Khalifa
Your only Lord is GOD; the One who created the heavens and the earth in six days, then assumed all authority. He controls all matters. There is no intercessor, except in accordance with His will. Such is GOD your Lord. You shall worship Him. Would you not take heed?,
The Monotheist Group
Your Lord is God who has created the heavens and the earth in six days, then He settled upon the Throne; He manages all affairs. There is no intercessor except after His permission. Such is God your Lord, so serve Him. Would you not remember?