Yunus Sûresi93. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (24 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | andolsun | And verily, |
| 2 | بوأنا | ب و اBVE | bevve'nā | yerleştirdik | We settled |
| 3 | بني | ب ن يBNY | benī | oğullarını | (the) Children |
| 4 | إسرائيل | — | isrāīle | İsrail | (of) Israel |
| 5 | مبوأ | ب و اBVE | mubevvee | bir yere | (in) a settlement |
| 6 | صدق | ص د قṦD̃G | Sidḳin | iyi | honorable, |
| 7 | ورزقناهم | ر ز قRZG | ve razeḳnāhum | ve onları rızıklandırdık | and We provided them |
| 8 | من | — | mine | with | |
| 9 | الطيبات | ط ي بŦYB | T-Tayyibāti | temiz şeylerle | the good things, |
| 10 | فما | — | fe mā | and not | |
| 11 | اختلفوا | خ ل فḢLF | ḣtelefū | ayrılığa düşmediler | they differ |
| 12 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 13 | جاءهم | ج ي اCYE | cā'ehumu | kendilerine gelinceye | came to them |
| 14 | العلم | ع ل مALM | l-ǐlmu | ilim | the knowledge. |
| 15 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 16 | ربك | ر ب بRBB | rabbeke | Rabbin | your Lord |
| 17 | يقضي | ق ض يGŽY | yeḳDī | hükmünü verir | will judge |
| 18 | بينهم | ب ي نBYN | beynehum | aralarında | between them |
| 19 | يوم | ي و مYVM | yevme | günü | (on) the Day |
| 20 | القيامة | ق و مGVM | l-ḳiyāmeti | kıyamet | (of) the Resurrection, |
| 21 | فيما | — | fīmā | hususlarda | concerning what |
| 22 | كانوا | ك و نKVN | kānū | oldukları | they used (to) |
| 23 | فيه | — | fīhi | onda | [in it] |
| 24 | يختلفون | خ ل فḢLF | yeḣtelifūne | ayrılığa düştükleri | differ. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد بوانا بنى اسرءيل مبوا صدق ورزقنهم من الطيبت فما اختلفوا حتى جاءهم العلم ان ربك يقضى بينهم يوم القيمة فيما كانوا فيه يختلفون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَنِي إِسْرَائِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَاهُم مِّنَ الطَّيِّبَاتِ فَمَا اخْتَلَفُوا حَتَّى جَاءَهُمُ الْعِلْمُ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِي بَيْنَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِيمَا كَانُوا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ
Transliterasyon
Ve lekad bevve’nâ benî isrâîle mubevvee sıdkın ve razaknâhum minet tayyibât|i|, femahtelefû hattâ câehumul ilm|u|, inne rabbeke yakdî beynehum yevmel kıyâmeti fî mâ kânû fîhi yahtelifûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad bawwa/n<span class="u">a</span> banee isr<span class="u">a</span>-eelamubawwaa <span class="u">s</span>idqin warazaqn<span class="u">a</span>hum mina a<span class="b">l</span><span class="u">tt</span>ayyib<span class="u">a</span>tifam<span class="u">a</span> ikhtalafoo <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> j<span class="u">a</span>ahumualAAilmu inna rabbaka yaq<span class="u">d</span>ee baynahum yawma alqiy<span class="u">a</span>matifeem<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>noo feehi yakhtalifoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki biz İsrailoğullarını güzel bir yere yerleştirdik ve onları, tertemiz şeylerle rızıklandırdık. Kendilerine bilgi gelinceye dek de ayrılığa düşmediler. Şüphe yok ki Rabbin, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında kıyâmet günü, aralarında hükmedecek.
Ali Bulaç
Andolsun, Biz İsrailoğulları’nı, hoşlarına gidecek güzel bir yerde yerleştirdik ve temiz şeylerden kendilerine rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar anlaşmazlığa düşmediler. Şüphesiz Rabbin, aralarında anlaşmazlığa düştükleri şey konusunda kıyamet günü hüküm verecektir.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun biz, İsrâiloğulları'nı iyi bir yere yerleştirdik ve onlara güzel rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler de, bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında aralarında hüküm verecektir.
Diyanet İşleri
Andolsun biz İsrailoğullarını güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz nimetlerden rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki Rabbin, kıyamet günü onların, aralarında ihtilaf etmekte oldukları şeyler hakkında hükmedecektir.
Edip Yüksel
İsrailoğullarına onurlu bir yer bağışladık ve onlara güzel rızıklar verdik. Fakat, kendilerine ilim geldikten sonra ayrılığa düştüler. Rabbin, diriliş günü, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Gerçekten İsrailoğulları'nı çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara hoş nimetlerden rızıklar verdik. Anlaşmazlığa düşmeleri de kendilerine ilim geldikten sonra oldu. Şüphe yok ki, Rabbin, o anlaşmazlığa düştükleri konularda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Erhan Aktaş
Gerçekten Biz, İsrailoğulları’nı güvenli bir yere yerleştirdik. Onları temiz ve hoş nimetlerle rızıklandırdık. Kendilerine ilim* gelinceye dek ihtilafa düşmediler. Rabb’in, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında Kıyamet Günü hükmünü verecektir.
Hakkı Yılmaz
Ve andolsun İsrâîloğulları'nı çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onları hoş nimetlerden rızıklandırdık da kendilerine bilgi gelene kadar ihtilâfa düşmediler. Şüphesiz Rabbin, o anlaşmazlığa düştükleri konularda kıyâmet günü aralarında gerçekleştirecektir.
Muhammed Esed
Derken, İsrailoğulları'na son derece güzel, emin bir yurt tayin ettik ve kendilerini temiz ve hoş rızıklarla rızıklandırdık. Ama, ne zaman ki (vahiy yoluyla) kendilerine (hakikat) bilgi(si) geldi, ancak o zaman aralarında çekişmeye, farklı görüşler benimsemeye başladılar: Allah, çekişmeye düştükleri her konuda Kıyamet Günü aralarında elbette hüküm verecektir.
Mustafa İslamoğlu
Sonunda, İsrailoğullarını verimli ve güvenli bir yere yerleştirmiş olduk; ve onlara temiz ve helal rızıklar ihsan ettik; durdular durdular da, kendilerine hakikatin bilgisi geldikten sonra ihtilaf ettiler: Elbette senin Rabbin, Kıyamet Günü hakkında anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hüküm verecektir.
Suat Yıldırım
Biz İsrailoğullarını güzel bir yerde yerleştirdik, onlara helâl hoş rızıklar verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ihtilafa düşmediler, fakat ondan sonra ihtilafa başladılar. Elbette Rabbin, aralarında ihtilaf ettikleri hususlarda kıyamet günü hükmünü verecektir. [7, 137; 26, 59-60]
Süleyman Ateş
Andolsun biz, İsrail oğullarını iyi bir yere yerleştirdik ve onlara güzel rızıklar verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmediler (de bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler). Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında aralarında hüküm verecektir.
Şaban Piriş
İsrailoğullarını hoşlanacakları evlere yerleştirmiş, temiz yiyeceklerle onları rızıklandırmıştık. Kendilerine ilim gelene kadar da anlaşmazlığa düşmemişlerdi. Şüphesiz Rabbin, anlaşamadıkları konu hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve kendilerine temiz yiyeceklerden rızık verdik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ihtilafa düşmediler. Hiç kuşkusuz Rabbin, tartışmakta oldukları şey hakkında kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Edip-Layth-Martha
We helped the Children of Israel reach a place of sanctity, and We provided them from the good things, and they did not differ until the knowledge came to them. Your Lord will judge between them on the day of Resurrection for what they differed in.
Muhammad Asad
And [thereafter], indeed, We assigned unto the children of Israel a most goodly abode,* and provided for them sustenance out of the good things of life. And it was not until knowledge [of God's revelation] was vouchsafed to them that they began to hold divergent views: [but,] verily, thy Sustainer will judge between them on Resurrection Day regarding all on which they were wont to differ.*
Rashad Khalifa
We have endowed the Children of Israel with a position of honor, and blessed them with good provisions. Yet, they disputed when this knowledge came to them. Your Lord will judge them on the Day of Resurrection regarding everything they disputed.,
The Monotheist Group
And We helped the Children of Israel reach a place of sanctity, and We provided them from the good things, and they did not differ until the knowledge came to them. Your Lord will judge between them on the Day of Resurrection for what they differed in.