Hud Sûresi17. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (39 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أفمن | — | efemen | kimse gibi midir? | Then is he who |
| 2 | كان | ك و نKVN | kāne | olan | is |
| 3 | على | — | ǎlā | üzere | on |
| 4 | بينة | ب ي نBYN | beyyinetin | açık bir delil | a clear proof |
| 5 | من | — | min | from | |
| 6 | ربه | ر ب بRBB | rabbihi | Rabbinden | his Lord, |
| 7 | ويتلوه | ت ل وTLV | ve yetlūhu | ve onu izleyen | and recites it, |
| 8 | شاهد | ش ه دŞHD̃ | şāhidun | bir şahit | a witness |
| 9 | منه | — | minhu | O'nun tarafından | from Him, |
| 10 | ومن | — | ve min | ve | and before it |
| 11 | قبله | ق ب لGBL | ḳablihi | ondan önce | and before it |
| 12 | كتاب | ك ت بKTB | kitābu | kitabı (elinde bulunan) | (was) a Book |
| 13 | موسى | — | mūsā | Musa'nın | (of) Musa |
| 14 | إماما | ا م مEMM | imāmen | bir rehber | (as) a guide |
| 15 | ورحمة | ر ح مRḪM | ve raHmeten | ve rahmet olan | and (as) mercy? |
| 16 | أولئك | — | ulāike | işte bunlar | Those |
| 17 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | iman ederler | believe |
| 18 | به | — | bihi | ona | in it. |
| 19 | ومن | — | vemen | ve kim | But whoever |
| 20 | يكفر | ك ف رKFR | yekfur | inkar ederse | disbelieves |
| 21 | به | — | bihi | onu | in it |
| 22 | من | — | mine | among | |
| 23 | الأحزاب | ح ز بḪZB | l-eHzābi | topluluklardan | the sects, |
| 24 | فالنار | ن و رNVR | fennāru | ateştir | then the Fire |
| 25 | موعده | و ع دVAD̃ | mev'ǐduhu | kendisine vaadedilen | (will be) his promised (meeting) place. |
| 26 | فلا | — | felā | So (do) not | |
| 27 | تك | ك و نKVN | teku | hiç olma | be |
| 28 | في | — | fī | içinde | in |
| 29 | مرية | م ر يMRY | miryetin | şüphe | doubt |
| 30 | منه | — | minhu | bundan | about it. |
| 31 | إنه | — | innehu | şüphesiz bu | Indeed, it |
| 32 | الحق | ح ق قḪGG | l-Haḳḳu | bir gerçektir | (is) the truth |
| 33 | من | — | min | -den | from |
| 34 | ربك | ر ب بRBB | rabbike | Rabbin- | your Lord, |
| 35 | ولكن | — | velākinne | ancak | but |
| 36 | أكثر | ك ث رKS̃R | ekṧera | çoğu | most |
| 37 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | (of) the people |
| 38 | لا | — | lā | (do) not | |
| 39 | يؤمنون | ا م نEMN | yu'minūne | iman etmezler | believe. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
افمن كان على بينة من ربه ويتلوه شاهد منه ومن قبله كتب موسى اماما ورحمة اولئك يومنون به ومن يكفر به من الاحزاب فالنار موعده فلا تك فى مرية منه انه الحق من ربك ولكن اكثر الناس لا يومنون
Arapça (Harekeli)
أَفَمَن كَانَ عَلَى بَيِّنَةٍ مِّن رَّبِّهِ وَيَتْلُوهُ شَاهِدٌ مِّنْهُ وَمِن قَبْلِهِ كِتَابُ مُوسَى إِمَامًا وَرَحْمَةً أُولَئِكَ يُؤْمِنُونَ بِهِ وَمَن يَكْفُرْ بِهِ مِنَ الْأَحْزَابِ فَالنَّارُ مَوْعِدُهُ فَلَا تَكُ فِي مِرْيَةٍ مِّنْهُ إِنَّهُ الْحَقُّ مِن رَّبِّكَ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ
Transliterasyon
E fe men kâne alâ beyyinetin min rabbihî ve yetlûhu şâhidun minhu ve min kablihî kitâbu mûsâ imâmen ve rahmeh(rahmeten), ulâike yu´minûne bih|î|, ve men yekfur bihî minel ahzâbi fen nâru mev´ıduh|u|, fe lâ teku fî miryetin minhu innehul hakku min rabbike ve lâkinne ekseren nâsi lâ yu´minûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Afaman k<span class="u">a</span>na AAal<span class="u">a</span> bayyinatinmin rabbihi wayatloohu sh<span class="u">a</span>hidun minhu wamin qablihi kit<span class="u">a</span>bumoos<span class="u">a</span> im<span class="u">a</span>man wara<span class="u">h</span>matan ol<span class="u">a</span>-ikayu/minoona bihi waman yakfur bihi mina al-a<span class="u">h</span>z<span class="u">a</span>bi fa<span class="b">al</span>nn<span class="u">a</span>rumawAAiduhu fal<span class="u">a</span> taku fee miryatin minhu innahu al<span class="u">h</span>aqqumin rabbika wal<span class="u">a</span>kinna akthara a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si l<span class="u">a</span>yu/minoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbinden apaçık bir delile sâhip olan, bundan başka bir de tanığı olup daha önce din ve dünyâ işlerinde uyulan ve aynı rahmet olan Mûsâ'nın kitabında da bildirilen kişi, yalnız dünyâyı dileyene benzer mi? Rablerinden açık bir delile sâhib olanlar, Kur'ân'a inanırlar; topluluklardan onu inkâr edenlere vaadedilen yerse ateştir. Artık bu hususta şüpheye düşme, çünkü o, Rabbinden gelmedir, gerçektir, fakat insanların çoğu inanmaz.
Ali Bulaç
Rabbinden apaçık bir delil üzerinde bulunan, onu yine ondan bir şahid izleyen ve ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın kitabı (kendisini doğrulamakta) bulunan kimse, (artık onlar) gibi midir? İşte onlar, buna (Kur'an'a) inanırlar. Gruplardan biri onu inkar ederse, ateş ona vaadedilen yerdir. Öyleyse, bundan kuşkuda olma, çünkü o, Rabbinden olan bir haktır. Ancak insanların çoğunluğu inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
İşte böyleleri, şu kimseler gibi olabilir mi?: Rabbinin katından bir belgesi ve onun ardından O'ndan gelen bir tanığı bulunanlar ve ondan önce de önlerinde Mûsâ'nın kitabı önder ve rahmet olarak duranlar; işte onlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse, ona söz verilen yer ateştir. Senin de bundan şüphen olmasın. Doğrusu, o, Rabbinden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmaz.
Diyanet İşleri
Rabbin tarafından (gelmiş) açık bir delile dayanan ve kendisini Rabbinden bir şahidin izlediği, ayrıca kendisinden önce, bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitab'ı (elinde) bulunan kimse (inkarcılar gibi) midir? Çünkü bunlar ona (Kur'an'a) inanırlar. Zümrelerden hangisi onu inkâr ederse işte cehennem ateşi onun varacağı yerdir, bundan şüphen olmasın; zira bu, senin Rabbin tarafından bildirilmiş gerçektir; fakat insanların çoğu inanmazlar.*
Edip Yüksel
Daha önce Musa'nın kitabı bir önder ve rahmet iken, şimdi Rab'lerinden gelen bir tanığın ilettiği kesin bir kanıta sahip olanlar var ya işte onlar onu onaylarlar. Hangi grup onu inkâr ederse yeri ateştir. Ondan hiçbir kuşkun olmasın. O, Rabbinden gelen bir gerçektir. Ne var ki halkın çoğunluğu gerçeği onaylamaz.*
Elmalılı Hamdi Yazır
O dünyayı isteyenler, hiç Rabbinden açık bir belge üzere olan kimse gibi midir? O belgeyi yine Allah'dan gelen bir şahid olarak Kur'ân izliyor, ondan önce de bir rehber ve rahmet olan kitap, Musa'nın kitabı yine onu destekliyor. Böyle olanlar Kur'ân'a inanırlar. Hangi hizipten olursa olsun kim onu inkâr ederse, ona vaad edilen yer ateştir. İşte bütün bunlardan dolayı sen de bu Kur'ân'dan şüphe içinde olma. Kesinlikle o haktır, Rabbindendir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.
Erhan Aktaş
Rabb’inden, kanıt içeren bir bilgi üzerinde olan kimse ile yalnız dünya hayatına bağlanan kimse bir olur mu? Bunu Rabb’inden bir tanık ve bir de ondan önce rehber ve rahmet olarak Musa’nın kitabı desteklemektedir. İşte bunlar, ona iman ederler. Hangi grup onu inkâr ederse, varacağı yer ateştir. Ondan kuşkun olmasın. Kuşkusuz o Rabb’inden bir gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmezler.
Hakkı Yılmaz
Artık dünyayı isteyenler, hiç Rabbinden açık bir belge üzere olan ve kendisini Rabbinden bir şâhitin takip ettiği ve de önünde bir önder ve rahmet olarak Mûsâ'nın kitabı bulunan kimse gibi midir? İşte böyle olanlar, Kur’ân'a inanırlar. Hangi karşıt gruptan olursa olsun kim Kur’ân'ı örtbas ederse, ona vaat edilen yer ateştir. İşte bütün bunlardan dolayı sen de Kur’ân'dan şüphe içinde olma. Kesinlikle o, Rabbinden bir hakktır/gerçektir. Fakat insanların çoğu iman etmiyorlar.
Muhammed Esed
O halde, (hiç dünya hayatından ötesini umursamayan biriyle) Rabbinin katından apaçık bir kanıta dayanan kimse bir tutulabilir mi? O kanıt ki, O'nun katından olan (bu) tanıklık belgesiyle ulaştırılmaktadır, hem de ondan önce (bir tanıklık belgesi), bir rehber ve rahmet olarak Musa'ya vahyedilen kitap da ortada iken. Onlar, (bu mesajı anlayan kimseler, işte yalnız onlar) o mesaja inanırlar; ama (düşmanlık için) örgütlenmiş inkarcılarınsa (ahirette) varacakları yer ateştir. Bunun içindir ki, bu (vahyin gerçekliğinden) asla bir şüphen olmasın: o elbette Rabbinden (gelen) bir gerçektir, insanların çoğu ona inanmasa da.
Mustafa İslamoğlu
Şu halde, hiç (böyleleri), Rabbinden (gelen) hakikatin apaçık belgesine dayanan kimseyle bir tutulabilir mi? Şimdilerde O'nun katından bir şahidin duyurduğu o belgeyi, daha önce de bir önder ve bir rahmet olarak Musa'nın Kitabı temsil ediyordu. İşte, ancak (hakikatin birliğini fark eden) o kimseler bu vahye inanırlar. Küfür ittifakı mensuplarından her kim bu hakikati inkar ederse, iyi bilsin ki onun son durağı ateştir. Sen (ey bu vahyin muhatabı); sakın ola onun kaynağı hakkında tereddüde düşeyim deme; iyi bil ki o, Rabbin katından gelen hakikatin ta kendisidir: ve fakat insanların çoğu (henüz bu gerceğe) inanmıyorlar.
Suat Yıldırım
Rabbi tarafından gönderilen kesin delile (Kur'ân'a) dayanan, peşinden de o delili destekleyen (diğer mûcizelerden şahitleri) bulunan, daha önce de rehber ve rahmet olarak gönderilmiş Mûsâ'nın kitabı ile tasdik edilen kimse, yalnız dünya hayatını arzu eden gibi olur mu? İşte bu kesin delile dayananlar Kur'ân'a iman ederler. Hangi zümre de onu reddederse bilsin ki varacağı yer ateştir. Bunda hiç şüphen olmasın. Çünkü o Rabbinden gelen hakikatin ta kendisidir; fakat insanların çoğu buna iman etmezler. [30, 30; 6, 19; 2, 1-2; 12, 103]*
Süleyman Ateş
Hiç böyleleri, şu kimse gibi olur mu ki, o Rabbinden bir delil üzerinde bulunur, ayrıca O'ndan bir şahid de onu takib eder. O(Hak şahidi Kur'a)n'dan önce de bir önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı var. İşte onlar O(Kur'a)n'a inanırlar. Topluluklardan kim onu inkar ederse, onun yeri ateştir! O(Kur'a)n'dan hiç kuşkun olmasın. Muhakkak o, Rabbinden gelen gerçektir. Fakat insanların çoğu inanmazlar.
Şaban Piriş
Rabbinden bir belgesi olup, onu izleyen bir şahit ve ondan önce Musanın önder ve rahmet kitabı -Ki onlar, o kitaba inanırlar.- olan kimse ile gruplardan onu inkar eden kimse bir midir? Ateş, onlara vaat edilen yerdir. Ondan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden gelen haktır. Fakat, insanların çoğu inanmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Böyleleri şu kimse gibi olur mu: Rabbinden bir beyyine üzerindedir, O'ndan bir tanık da kendisini izler. Tanıktan önce de bir kılavuz ve rahmet olarak Musa'nın kitabı var. Onlar ona inanırlar. Hiziplerden onu inkar edenin varış yeri ateştir. Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar.
Edip-Layth-Martha
As for those who are on a proof from their Lord, and are followed by a testimony from Him; and before it was the book of Moses as a guide and a mercy; they will acknowledge it. Whoever rejects it from amongst the parties, then the fire is his meeting place. So do not be in any doubt about it. It is the truth from your Lord, but most people do not acknowledge.*
Muhammad Asad
Can, then, [he who cares for no more than the life of this world be compared with* ] one who takes his stand on a clear evidence from his Sustainer, conveyed through [this] testimony from Him,* as was the revelation vouchsafed to Moses aforetime-[a divine writ ordained by Him] to be a guidance and grace [unto man]? They [who understand this message-it is they alone who truly] believe in it;* whereas for any of those who, leagued together [in common hostility],* deny its truth - the fire shall be their appointed state [in the life to come]. And so,* be not in doubt about this [revelation]: behold, it is the truth from thy Sustainer, even though* most people will not believe in it.
Rashad Khalifa
As for those who are given solid proof from their Lord, reported by a witness from Him, and before it, the book of Moses has set a precedent and a mercy, they will surely believe. As for those who disbelieve among the various groups, Hell is awaiting them. Do not harbor any doubt; this is the truth from your Lord, but most people disbelieve.,
The Monotheist Group
For those who are on a clarity from their Lord, and are followed by a testimony from Him; and before it was the Book of Moses, a beacon and a mercy; they will believe in it. And whoever rejects it from among the Confederates, then the Fire is his meeting place. So do not be in any doubt about it. It is the truth from your Lord, but most of the people do not believe.