Hud Sûresi54. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إن | — | in | Not | |
| 2 | نقول | ق و لGVL | neḳūlu | diyoruz ki | we say, |
| 3 | إلا | — | illā | sadece | except (that), |
| 4 | اعتراك | ع ر وARV | ǎ'terāke | seni çarpmış | have seized you |
| 5 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Du | bazıları | some |
| 6 | آلهتنا | ا ل هELH | ālihetinā | ilahlarımızdan | (of) our gods |
| 7 | بسوء | س و اSVE | bisū'in | fena | "with evil.""" |
| 8 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 9 | إني | — | innī | şüphesiz ben | """Indeed, I" |
| 10 | أشهد | ش ه دŞHD̃ | uşhidu | şahit tutuyorum | [I] call Allah to witness |
| 11 | الله | — | llahe | Allah'ı | [I] call Allah to witness |
| 12 | واشهدوا | ش ه دŞHD̃ | veşhedū | ve şahid olun | and (you) bear witness |
| 13 | أني | — | ennī | elbette ben | that I am |
| 14 | بريء | ب ر اBRE | berī'un | uzağım | innocent |
| 15 | مما | — | mimmā | of what | |
| 16 | تشركون | ش ر كŞRK | tuşrikūne | ortak koştuklarınızdan | you associate, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ان نقول الا اعترىك بعض ءالهتنا بسوء قال انى اشهد الله واشهدوا انى برىء مما تشركون
Arapça (Harekeli)
إِن نَّقُولُ إِلَّا اعْتَرَاكَ بَعْضُ آلِهَتِنَا بِسُوءٍ قَالَ إِنِّي أُشْهِدُ اللَّهَ وَاشْهَدُوا أَنِّي بَرِيءٌ مِّمَّا تُشْرِكُونَ
Transliterasyon
İn nekûlu illâ´terâke ba´du âlihetinâ bi sû´(sûin), kâle innî uşhidullâhe veşhedû ennî berîun mimmâ tuşrikûne(tuşrikûne).
Transliteration (Eng.)
In naqoolu ill<span class="u">a</span> iAAtar<span class="u">a</span>ka baAA<span class="u">d</span>u<span class="u">a</span>lihatin<span class="u">a</span> bisoo-in q<span class="u">a</span>la innee oshhidu All<span class="u">a</span>hawa<span class="b">i</span>shhadoo annee baree-on mimm<span class="u">a</span> tushrikoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Tanrılarımızın bir kısmı seni fena çarpmış deriz de başka bir şeycik demeyiz. O, şüphe yok ki dedi, ben Allah'ı tanık tutmadayım, siz de tanık olun, ben sizin şirk koştuğunuz şeylerden tamamıyla uzağım.
Ali Bulaç
"Biz: 'Bazı ilahlarımız seni çok kötü çarpmıştır' (demekten) başka bir şey söylemeyiz." Dedi ki: "Allah'ı şahid tutarım, siz de şahidler olun ki, gerçekten ben, sizin şirk koştuklarınızdan uzağım."
Bayraktar Bayraklı
Biz “tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış” demekten başka bir söz söyleyemeyiz! Hûd dedi ki: “Ben, Allah'ı şâhit tutuyorum; siz de şahit olunuz ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım.”
Diyanet İşleri
Biz "Tanrılarımızdan biri seni fena çarpmış!" demekten başka bir söz söylemeyiz! (Hud) dedi ki: "Ben Allah'ı şahit tutuyorum; siz de şahit olun ki ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."
Edip Yüksel
"Senin tanrılarımızdan biri tarafından çarpıldığını söyleriz," Dedi ki: "ALLAH'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki ben uzağım sizin ortak koştuğunuz..."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Ancak şu kadarını diyebiliriz ki; "tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış". O da dedi ki; "Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki ben, Allah'a koştuğunuz ortaklardan uzağım."
Erhan Aktaş
“İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok.” dediler. Hud da: “Ben Allah’ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben müşriklerden değilim.” dedi.
Hakkı Yılmaz
(53-57)Onlar dediler ki: “Ey Hûd! Bize bir açık kanıt ile gelmedin. Ve biz, senin sözünle ilâhlarımızı terk edecek değiliz. Biz, sana inananlar da değiliz. Ancak ‘Tanrılarımızdan bazısı seni fena çarpmış’ diyebiliriz.” Hûd dedi ki: “Şüphesiz ben Allah'ı şâhit tutuyorum, siz de şâhit olun ki, ben, Allah'ın astlarından O'na ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Hadi öyleyse hepiniz bana tuzak kurun, sonra beni hiç bekletmeyin. Şüphesiz ben gerçekten, benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a işin sonucunu havale ettim. Onun, perçeminden yakalayıp denetlemediği hiçbir irili-ufaklı hareket eden canlı yoktur. Şüphesiz ki benim Rabbim dosdoğru bir yol üzerinedir. Buna rağmen yine de sırt çevirirseniz, ben size ne ile gönderilmiş isem, işte onu tebliğ ettim. Ve benim Rabbim, başka bir toplumu sizin yerinize getirir. Ve siz O'na hiçbir şekil ve yolla zarar veremezsiniz. Hiç şüphesiz Rabbim, her şeyi koruyup gözetendir.”
Muhammed Esed
Seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış demekten başka sözümüz yok sana!" (Hûd:) "Allah'ı tanık tutarım, ve siz de tanık olun ki, kesinlikle uzağım ben, sizin yaptığınız gibi tanrılar edinmekten;
Mustafa İslamoğlu
'Seni ilahlarımızdan kimileri fena çarpmış' demekten başka sana söyleyecek hiçbir sözümüz yok!" (Hud) şöyle dedi: "Bakın, Allah şahidim olsun ve siz de şahit olun ki, (Allah'a) ortak koştuğunuz ilahlarınızdan beriyim;
Suat Yıldırım
54, 55, 56. “Galiba tanrılarımızdan biri seni pek fena çarpmış! ” demekten başka bir şey söyleyemeyiz. Hûd dedi ki: “Ben Allah'ı şahit tutuyorum, siz de şahid olun ki: ben sizin Allah'a şerik koştuklarınızdan hiç birini tanımıyorum. Artık hepiniz toplanın, bana istediğiniz tuzağı kurun, hiç göz açtırmayın, hiç süre tanımayın. Ben benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah'a dayanıp güvendim. Hiç bir canlı yoktur ki mukadderatı O'nun elinde olmasın. Rabbim elbette tam istikamet üzeredir. ” [10, 71]*
Süleyman Ateş
(Senin hakkında) seni tanrılarımızdan biri fena çarpmış!" demekten başka bir söz bulamıyoruz" Dedi ki: "Ben Allah'ı şahid tutuyorum, siz de şahid olun ki, ben sizin (Allah'a) ortak koştuğunuz şeylerden uzağım."
Şaban Piriş
.-Biz ancak seni ilahlarımızdan biri çarpmış demekten başka bir şey demeyiz, dediler. Hûd:-Ben, Allahı şahit tutuyorum. Siz de şahit olun ki, ben sizin Onu bırakıp koştuğunuz şirklerden uzağım.
Yaşar Nuri Öztürk
"Sadece şunu söylüyoruz: İlahlarımızdan biri seni kötü çarpmış.'" Hud dedi: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum, siz de tanık olun ki, ben sizin Allah'a ortak yaptıklarınızdan uzağım."
Edip-Layth-Martha
"All we can say is that perhaps some of our gods have possessed you with evil." He said, "I make God my witness, and all of you witness that I disown what you have set up as partners--
Muhammad Asad
We can say no more than that one of our gods may have smitten thee with something evil!"* Answered [Hud]: "Behold, I call God to witness - and you, too, be [my] witnesses - that, verily, it is not in me to ascribe divinity, as you do,* to aught
Rashad Khalifa
"We believe that some of our gods have afflicted you with a curse." He said, "I bear witness before GOD, and you bear witness as well, that I disown the idols you have set up -,
The Monotheist Group
"All we can say is that perhaps some of our gods have seized you with evil." He said: "I make God my witness, and all of you witness, that I am innocent of what you have set up."