Hud Sûresi62. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 2 | يا | يY | yā | EY/HEY/AH | """O!" |
| 3 | صالح | ص ل حṦLḪ | SāliHu | Salih | Salih |
| 4 | قد | — | ḳad | doğrusu | Verily |
| 5 | كنت | ك و نKVN | kunte | sen idin | you were |
| 6 | فينا | — | fīnā | aramızda | among us |
| 7 | مرجوا | ر ج وRCV | mercuvven | ümit beslenen biri | the one in whom hope was placed |
| 8 | قبل | ق ب لGBL | ḳable | önce | before |
| 9 | هذا | — | hāƶā | bundan | this. |
| 10 | أتنهانا | ن ه يNHY | etenhānā | bizi men mi ediyorsun? | Do you forbid us |
| 11 | أن | — | en | that | |
| 12 | نعبد | ع ب دABD̃ | neǎ'bude | tapmaktan | we worship |
| 13 | ما | — | mā | what | |
| 14 | يعبد | ع ب دABD̃ | yeǎ'budu | taptıklarına | our forefathers worshipped? |
| 15 | آباؤنا | ا ب وEBV | ābā'unā | babalarımızın | our forefathers worshipped? |
| 16 | وإننا | — | ve innenā | doğrusu biz | And indeed we |
| 17 | لفي | — | lefī | içindeyiz | surely (are) in |
| 18 | شك | ش ك كŞKK | şekkin | şüphe | doubt |
| 19 | مما | — | mimmā | şeyden | about what |
| 20 | تدعونا | د ع وD̃AV | ted'ǔnā | bizi çağırdığın | you call us |
| 21 | إليه | — | ileyhi | kendisine | to it, |
| 22 | مريب | ر ي بRYB | murībin | tereddütlü | "suspicious.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا يصلح قد كنت فينا مرجوا قبل هذا اتنهىنا ان نعبد ما يعبد ءاباونا واننا لفى شك مما تدعونا اليه مريب
Arapça (Harekeli)
قَالُوا يَا صَالِحُ قَدْ كُنتَ فِينَا مَرْجُوًّا قَبْلَ هَذَا أَتَنْهَانَا أَن نَّعْبُدَ مَا يَعْبُدُ آبَاؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِي شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَا إِلَيْهِ مُرِيبٍ
Transliterasyon
Kâlû yâ sâlihu kad kunte fînâ mercuvven kable hâzâ e tenhânâ en na´bude mâ ya´budu âbâunâ ve innenâ le fî şekkin mimmâ ted´ûnâ ileyhi murîb(murîbin).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo y<span class="u">a</span> <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>uqad kunta feen<span class="u">a</span> marjuwwan qabla h<span class="u">atha</span> atanh<span class="u">a</span>n<span class="u">a</span>an naAAbuda m<span class="u">a</span> yaAAbudu <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>on<span class="u">a</span>wa-innan<span class="u">a</span> lafee shakkin mimm<span class="u">a</span> tadAAoon<span class="u">a</span>ilayhi mureeb<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ey Sâlih dediler, bundan önce sen aramızda, hakkında iyi ümitler beslediğimiz birisiydin, şimdi atalarımızın taptıkları şeylerden bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi dâvet ettiğin şey hakkında şüphe içindeyiz, tereddüt etmekteyiz.
Ali Bulaç
Dediler ki: "Ey Salih, bundan önce sen içimizde kendisinden (iyilikler ve yararlılıklar) umulan biriydin. Atalarımızın taptığı şeylere tapmaktan sen bizi engelleyecek misin? Doğrusu biz, senin bizi davet ettiğin şeyden kuşku verici bir tereddüt içindeyiz."
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: “Ey Sâlih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen biri idin. Şimdi babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi alıkoyuyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.”
Diyanet İşleri
Dediler ki: Ey Salih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin. (Şimdi) babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine (kulluğa) çağırdığın şeyden ciddi bir şüphe içindeyiz.
Edip Yüksel
Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce, aramızda popüler bir umut kaynağıydın. Atalarımızın hizmet etmiş olduklarından sen şimdi bizi men mi ediyorsun? Biz, senin bizi çağırdığın şeylerden kuşku içindeyiz."
Elmalılı Hamdi Yazır
Dediler: "Ey Salih,! Bundan önce sen bizim içimizde ümit beslenir bir zat idin. Şimdi bizi babalarımızın taptıklarına tapmaktan mı engelliyorsun? Biz, doğrusunu istersen bizi davet ettiğin şeyden kuşkulandıran bir şüphe içindeyiz."
Erhan Aktaş
“Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi istiyorsun? Ve biz, gerçekten de senin bizi çağırdığın şey hakkında şüphe içindeyiz, kaygılanıyoruz.” dediler.
Hakkı Yılmaz
(61,62)Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i elçi gönderdik. O, dedi ki: “Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin için O'ndan başka ilâh yok. O, sizi yeryüzünden oluşturan ve size orada ömür geçirtendir. Artık O'ndan bağışlanma isteyin. Sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz Rabbim çok yakındır, yakarışlara cevap verendir.” Dediler ki: “Ey Sâlih! Sen, bundan önce, aramızda, aranan/ümit beslenen bir kişiydin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Ve hiç şüphesiz biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz.”
Muhammed Esed
"Ey Salih!" diye karşılık verdiler, "Sen bundan önce aramızda büyük umutlar beslenen biriydin! (Şimdi) bizi atalarımızın kulluk edegeldiği şeylere kulluk etmekten mi alıkoyacaksın? Doğrusu şu ki, bizi çağırdığın (dâvâ) hakkında son derece ciddî bir şüphe ve kaygı içindeyiz!"
Mustafa İslamoğlu
Onlar şöyle dediler: "Ey Salih! Doğrusu sen, bundan önce içimizde (hep) gelecek vaat eden biriydin. Şimdi kalkıp sen bizi atalarımızın kulluk ettiği şeylere tapmaktan mı alıkoyacaksın? Ama şunu iyi bil ki, biz senin davet ettiğin şeye dair şüphe içindeyiz" demişlerdi; mütereddid bir halde...
Suat Yıldırım
“Ey Salih! ” dediler, “Sen şimdiye kadar ümit bağladığımız bir kişi idin. Şimdi ne oldu sana. Ne diye bizi atalarımızın taptığı tanrılara tapmaktan vazgeçirmek istiyorsun? Doğrusu, senin çağırdığın bu fikrin doğruluğundan şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz. ”
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Ey Salih, sen bundan önce bizim aramızda ümit beslenen kişi idin. Şimdi atalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi men mi ediyorsun? Biz senin bizi çağırdığın şeyden şüphe içindeyiz, kuşkulanıyoruz!"
Şaban Piriş
-Ey Salih, bundan önce aramızda kendisinden iyilik beklenen bir kimse idin. Şimdi, atalarımızın kulluk ettiklerine bizim kulluk etmemizi mi yasaklıyorsun? Doğrusu biz, davet ettiğin şeyden iyiden iyiye şüphe ediyoruz, dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Ey Salih! Sen bundan önce, aramızda aranan / ümit beslenen bir kişi idin. Şimdi kalkmış, atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmemizi mi engelliyorsun? Gerçek şu ki biz, bizi çağırdığın şey hakkında kafaları karıştıran bir kuşku içindeyiz."
Edip-Layth-Martha
They said, "O Saleh, you were well liked amongst us before this. Do you deter us from serving what our fathers served? We are in serious doubt as to what you are inviting us."
Muhammad Asad
They answered: "O Salih! Great hopes did we place in thee ere this!* Wouldst thou forbid us to worship what our forefathers were wont to worship? Because [of this], behold, we are in grave doubt, amounting to suspicion, about [the meaning of] thy call to us!"*
Rashad Khalifa
They said, "O Saaleh, you used to be popular among us before this. Are you enjoining us from worshipping what our parents are worshipping? We are full of doubt concerning everything you have told us.",
The Monotheist Group
They said: "O Saleh, you were well liked among us before this. Do you prohibit us from serving what our fathers served? We are in serious doubt as to what you are inviting us."