Yusuf Sûresi10. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالق و لGVLḳāledediSaid
2قائلق و لGVLḳāilunbir sözcüa speaker
3منهمminhumiçlerindenamong them,
4لا"""(Do) not"
5تقتلواق ت لGTLteḳtulūöldürmeyinkill
6يوسفyūsufeYusuf'uYusuf
7وألقوهل ق يLGYveelḳūhuonu atınbut throw him
8فيin
9غيابتغ ي بĞYBğayābetidibinethe bottom
10الجبج ب بCBBl-cubbikuyunun(of) the well,
11يلتقطهل ق طLGŦyelteḳiThuonu (görüp) alsınwill pick him
12بعضب ع ضBAŽbeǎ'Dubirisome
13السيارةس ي رSYRs-seyyāratikervanlardan[the] caravan
14إنineğerif
15كنتمك و نKVNkuntumisenizyou are
16فاعلينف ع لFALfāǐlīneyapacak"doing."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قال قائل منهم لا تقتلوا يوسف والقوه فى غيبت الجب يلتقطه بعض السيارة ان كنتم فعلين

Arapça (Harekeli)

قَالَ قَائِلٌ مِّنْهُمْ لَا تَقْتُلُوا يُوسُفَ وَأَلْقُوهُ فِي غَيَابَتِ الْجُبِّ يَلْتَقِطْهُ بَعْضُ السَّيَّارَةِ إِن كُنتُمْ فَاعِلِينَ

Transliterasyon

Kâle kâilun minhum lâ taktulû yûsufe ve elkûhu fî gayâbetil cubbi yel-tekithu ba’dus seyyâreti in kuntum fâilîn|e|.

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>la q<span class="u">a</span>-ilun minhum l<span class="u">a</span>taqtuloo yoosufa waalqoohu fee ghay<span class="u">a</span>bati aljubbi yaltaqi<span class="u">t</span>hubaAA<span class="u">d</span>u a<span class="b">l</span>ssayy<span class="u">a</span>rati in kuntum f<span class="u">a</span>AAileen<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

İçlerinden biri Yûsuf'u öldürmeyin demişti, mutlaka bir şey yapacaksınız bir kuyuya atın bâri de gelip geçenlerden onu bulup alan olsun.

Ali Bulaç

İçlerinden bir sözcü dedi ki: "Eğer (mutlaka bir şey) yapacaksanız, öldürmeyin Yusuf'u, onu kuyunun derinliklerine bırakıverin de bir yolcu kafilesi alsın."

Bayraktar Bayraklı

Onlardan biri, “Yûsuf'u öldürmeyiniz; eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da, geçen kervanlardan biri onu alsın” dedi.

Diyanet İşleri

Onlardan biri: Yusufu öldürmeyin, eğer mutlaka yapacaksanız onu kuyunun dibine atın da geçen kervanlardan biri onu alsın (götürsün), dedi.*

Edip Yüksel

Onlardan birisi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın. Böyle yaparsanız kervanlardan biri onu bulup götürebilir."

Elmalılı Hamdi Yazır

İçlerinden bir söz sahibi şöyle dedi: "Yusuf'u öldürmeyin, bir kuyunun dibine bırakın da ordan geçen kafilenin biri onu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın."

Erhan Aktaş

İçlerinden, sözü geçerli olanı: “Yusuf’u öldürmeyin, eğer bir şey yapacaksanız onu bir kuyunun dibine bırakın, kervanlardan biri onu alsın.”

Hakkı Yılmaz

Onlardan bir sözcü, “Yûsuf'u öldürmeyin, o'nu o kuyunun dibine bırakın da oradan geçen kafilenin biri o'nu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın” dedi.

Muhammed Esed

Bir diğeri: "Hayır, Yusuf'u öldürmeyin!" diye söze karıştı, "Eğer mutlaka bir şey yapmanız gerekiyorsa, o'nu bir kuyunun dibine atın; (nasıl olsa) o'nu (orada) bir kervan bulup yanına alır."

Mustafa İslamoğlu

Bir diğeri ileri atılarak "Yusuf'u öldürmeyin!" dedi ve ekledi: "İlle de bir şey yapacaksanız, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın; nasıl olsa bir kervan gelip ona el koyacaktır."

Suat Yıldırım

İçlerinden biri: “Yusuf'u öldürmeyin de bir kuyu dibine bırakın. Yolcu kafilelerinden biri onu yitik olarak alıp götürsün. Eğer yapacaksanız böyle yapın! ” dedi. {KM, Tekvin 37, 22-26}

Süleyman Ateş

İçlerinden bir sözcü: "Yusuf'u öldürmeyin, onu kuyunun dibine atın, kervanlardan biri onu (görüp) alsın; eğer yapacaksanız (böyle yapın)," dedi.

Şaban Piriş

İçlerinden biri:-Yusufu öldürmeyin, onu bir kuyunun derinliklerine bırakın. Yolculardan biri alıp götürsün. Yapacaksanız böyle yapın, dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

İçlerinden söz alan biri şöyle konuştu: "Yusuf'u öldürmeyin. Onu bir kuyunun dibine bırakın; gelip geçen kafilelerden biri onu bulup alır. Yapacaksanız böyle yapın."

Edip-Layth-Martha

One amongst them said, "Do not kill Joseph, but if you are going to do anything, then cast him into the bottom of the well, so that anyone traveling by will pick him up."

Muhammad Asad

Another of them said: "Do not slay Joseph, but -rather - if you must do something - cast him into the dark depths of this well, [whence] some caravan may pick him up."*

Rashad Khalifa

One of them said, "Do not kill Joseph; let us throw him into the abyss of the well. Perhaps some caravan can pick him up, if this is what you decide to do.",

The Monotheist Group

One among them said: "Do not kill Joseph, but if you are going to do a thing, then cast him into the bottom of the well, so that anyone traveling by will pick him up."