Yusuf Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | واتبعت | ت ب عTBA | vettebeǎ'tu | ve uydum | And I follow |
| 2 | ملة | م ل لMLL | millete | dinine | (the) religion |
| 3 | آبائي | ا ب وEBV | ābāī | atalarım | (of) my forefathers, |
| 4 | إبراهيم | — | ibrāhīme | İbrahim'in | Ibrahim, |
| 5 | وإسحاق | — | ve isHāḳa | ve İshak'ın | and Isaac |
| 6 | ويعقوب | — | ve yeǎ'ḳūbe | ve Ya'kub'un | and Yaqub. |
| 7 | ما | — | mā | (hakkımız) yoktur | Not |
| 8 | كان | ك و نKVN | kāne | was | |
| 9 | لنا | — | lenā | bizim | for us |
| 10 | أن | — | en | that | |
| 11 | نشرك | ش ر كŞRK | nuşrike | ortak koşmağa | we associate |
| 12 | بالله | — | billahi | Allah'a | with Allah |
| 13 | من | — | min | herhangi bir | any |
| 14 | شيء | ش ي اŞYE | şey'in | şeyi | thing. |
| 15 | ذلك | — | ƶālike | bu | That |
| 16 | من | — | min | (is) from | |
| 17 | فضل | ف ض لFŽL | feDli | bir lutfudur | (the) Grace |
| 18 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 19 | علينا | — | ǎleynā | üzerimize | upon us, |
| 20 | وعلى | — | ve ǎlā | ve üzerine | and upon |
| 21 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | the mankind |
| 22 | ولكن | — | velākinne | ama | but |
| 23 | أكثر | ك ث رKS̃R | ekṧera | çoğu | most |
| 24 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | (of) the men |
| 25 | لا | — | lā | (are) not | |
| 26 | يشكرون | ش ك رŞKR | yeşkurūne | şükretmezler | grateful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واتبعت ملة ءاباءى ابرهيم واسحق ويعقوب ما كان لنا ان نشرك بالله من شىء ذلك من فضل الله علينا وعلى الناس ولكن اكثر الناس لا يشكرون
Arapça (Harekeli)
وَاتَّبَعْتُ مِلَّةَ آبَائِي إِبْرَاهِيمَ وَإِسْحَاقَ وَيَعْقُوبَ مَا كَانَ لَنَا أَن نُّشْرِكَ بِاللَّهِ مِن شَيْءٍ ذَلِكَ مِن فَضْلِ اللَّهِ عَلَيْنَا وَعَلَى النَّاسِ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَشْكُرُونَ
Transliterasyon
Vetteba’tu millete âbâî ibrâhîme ve ishâka ve ya’kûb|e|, mâ kâne lenâ en nuşrike billâhi min şey(şey’in), zâlike min fadlillâhi aleynâ ve alen nâsi ve lâkinne ekseren nâsi lâ yeşkurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">i</span>ttabaAAtu millata <span class="u">a</span>b<span class="u">a</span>-eeibr<span class="u">a</span>heema wa-is<span class="u">ha</span>qa wayaAAqooba m<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>nalan<span class="u">a</span> an nushrika bi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi min shay-in <span class="u">tha</span>likamin fa<span class="u">d</span>li All<span class="u">a</span>hi AAalayn<span class="u">a</span> waAAal<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>siwal<span class="u">a</span>kinna akthara a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si l<span class="u">a</span>yashkuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve atalarım İbrâhim'in, İshak'ın ve Yakup'un dinine uydum. Hiçbir şeyi Allah'a eş tutmamıza imkân yok, bu da bize ve insanlara, Allah'ın bir lütfü, fakat insanların çoğu şükretmez.
Ali Bulaç
"Atalarım İbrahim'in, İshak'ın ve Yakub'un dinine uydum. Allah'a hiçbir şeyle şirk koşmamız bizim için olacak şey değil. Bu, bize ve insanlara Allah'ın lütuf ve ihsanındandır, ancak insanların çoğu şükretmezler."
Bayraktar Bayraklı
“Atalarım İbrâhim, İshâk ve Ya‘kûb'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.”
Diyanet İşleri
Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Allah'a herhangi bir şeyi ortak koşmamız bize yaraşmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara olan lütfundandır. Fakat insanların çoğu şükretmezler.
Edip Yüksel
"Ben, atalarım İbrahim, İshak ve Yakup'un dinine uydum. ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, ALLAH'ın bize ve halka olan lütfudur. Ancak insanların çoğu şükretmez."
Elmalılı Hamdi Yazır
"Atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un dinine uydum. Bizim, Allah'a hiçbir şeyi ortak tutmamız olmaz. Bu, bize ve insanlara Allah'ın bir lutfudur. Fakat insanların çoğu şükretmezler."
Erhan Aktaş
Atalarım İbrahim, İshak ve Yakup’un inanç sistemini seçtim. Allah’a, herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz. Bu, Allah’ın bize ve insanlara olan lütfudur. Ne var ki, insanların çoğu yine de şükretmiyorlar!
Hakkı Yılmaz
(37-41)Yûsuf: “Size yiyecek olarak verilecek bir yemek gelmeden önce onun te’vîlini size bildiririm. Bu, Rabbimin bana öğrettiği şeylerdendir. Şüphesiz ben, Allah'a inanmayan bir toplumun –ki onlar âhireti bilerek reddedenlerin; inanmayanların ta kendileridir– dinini, yaşam tarzını terk ettim. Ve atalarım İbrâhîm, İshâk ve Ya‘kûb'un dinine, yaşam ilkesine uydum. Bizim, Allah'a hiçbir şeyi ortak tutmamız olmaz. Bu, Allah'ın bize ve insanlara bir armağanıdır. Velâkin insanların çoğu kendilerine verilen nimetlerin karşılığını ödemiyorlar. Ey benim zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı birçok rabbler mi daha hayırlı, yoksa her şeye hâkim ve galip olan bir tek Allah mı? Sizin, O'nun astlarından o taptıklarınız, sizin ve atalarınızın uydurduğu birtakım isimlerden başka bir şey değildir. Bunlara tapmanız konusuna Allah hiçbir delil indirmiş değildir. Hüküm ancak Allah'a aittir: O, size, Kendisinden başkasına tapmamanızı emretti. İşte bu dosdoğru/koruyan dindir. Fakat insanların çoğu bilmiyorlar. Ey benim zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine yine şarap sunacak. Diğeri de asılacak da kuşlar onu başından yiyecekler. İşte hakkında fetva istediğiniz iş gerçekleşti” dedi.
Muhammed Esed
ve atalarım İbrahim, İshâk ve Yakub'un yolunu tuttum. (Çünkü) tanrısal nitelikleri Allah'tan başka herhangi bir varlığa yakıştırmak bizlere yakışmaz: Allah'ın bize ve bütün insanlığa bahşettiği lütfun bir (sonucudur) bu, ama insanların çoğu bu (lütfun) değerini bilmez.
Mustafa İslamoğlu
ve atalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un inanç sistemine uydum. Allah'a ait herhangi bir niteliği ondan başkasına yakıştırmak bize yakışmaz. İşte bu (tevhidi iman), Allah'ın bize ve tüm insanlığa olan bir lutfudur: ne var ki insanların çoğu bunu değerlendirmez.
Suat Yıldırım
37, 38. Yusuf: “Yiyeceğiniz yemek size henüz gelmeden, her birinizin rüyasının tabirini size bildirmiş olurum. Bu, Rabbimin bana öğrettiği ilimlerdendir. Ama, önce biraz beni dinleyin: Ben Allah'a iman etmeyen, âhireti de inkâr eden bir halkın dinini bir tarafa atıp, atalarım İbrâhim, İshak ve Yâkub'un dinine tabi oldum. Allah'a herhangi bir şeyi şerik saymak bizim için asla doğru olmaz. Bu tevhid inancı, Allah'ın hem bize, hem de insanlara olan ihsanıdır. Ama ne yazık ki insanların çoğu bu nimete şükretmezler. ”
Süleyman Ateş
Atalarım İbrahim, İshak ve Ya'kub'un dinine uydum. Bizim, herhangi bir şeyi Allah'a ortak koşmağa hakkımız yoktur. Bu (tevhid), bize ve bütün insanlara Allah'ın bir lutfudur, ama insanların çoğu şükretmezler.
Şaban Piriş
Atalarım İbrahim, İshak ve Yakubun dinine uydum. Biz, Allaha şirk koşmayız. Bu, Allahın bize ve insanlara olan Allahın lütfundandır, Fakat, insanların çoğu buna şükretmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Ve atalarım İbrahim'in, İshak'ın Yakub'un milletine uydum. Bizim herhangi birşeyi Allah'a ortak tutmamız sözk konusu olamaz. İşte bu, Allah'ın bize ve diğer insanlara bir lütfudur. Ama insanların çokları şükretmiyorlar."
Edip-Layth-Martha
"I followed the creed of my fathers: Abraham, Isaac, and Jacob. It was not for us to set up partners with God at all. That is God's blessings over us and over the people, but most of the people are not thankful."
Muhammad Asad
and I follow the creed of my forefathers Abraham, Isaac and Jacob. It is not conceivable that we should [be allowed to] ascribe divinity to aught beside God: this is [an outcome] of God's bounty unto us and unto all mankind* -but most people are ungrateful.
Rashad Khalifa
"And I followed instead the religion of my ancestors, Abraham, Isaac, and Jacob. We never set up any idols beside GOD. Such is the blessing from GOD upon us and upon the people, but most people are unappreciative.,
The Monotheist Group
"And I have followed the creed of my fathers Abraham, and Isaac, and Jacob. It was not for us to set up partners with God at all. That is the blessings of God over us and over the people, but most of the people are not thankful."