Ra'd Sûresi17. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (42 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1أنزلن ز لNZLenzeleindirdiHe sends down
2منminefrom
3السماءس م وSMVs-semāigöktenthe sky
4ماءم و هMVHmāenbir suwater
5فسالتس ي لSYLfe sāletçağlayıp aktıand flows
6أوديةو د يVD̃Yevdiyetunderelerthe valleys
7بقدرهاق د رGD̃Rbiḳaderihākendi ölçüsünceaccording to their measure,
8فاحتملح م لḪMLfeHtemeleve taşıdıand carries
9السيلس ي لSYLs-seyluselthe torrent
10زبداز ب دZBD̃zebedenköpüğüa foam
11رابيار ب وRBVrābiyenüste çıkanrising.
12ومماve mimmāve vardırAnd from what
13يوقدونو ق دVGD̃yūḳidūneyak(ıp erit)tikleri madenlerden dethey heat
14عليهǎleyhionların[on] it
15فيin
16النارن و رNVRn-nāriateştethe fire
17ابتغاءب غ يBĞYbtiğā'eyapmak içinin order to make
18حليةح ل يḪLYHilyetinsüsornaments
19أوevyahutor
20متاعم ت عMTAmetāǐneşyautensils,
21زبدز ب دZBD̃zebedunbir köpüka foam
22مثلهم ث لMS̃Lmiṧluhubunun gibilike it.
23كذلكkeƶālikeböyleThus
24يضربض ر بŽRByeDribubenzetme ile anlatırsets forth
25اللهllahuAllahAllah
26الحقح ق قḪGGl-Haḳḳahakkıthe truth
27والباطلب ط لBŦLvelbāTileve batılıand the falsehood.
28فأماfeemmāne zaman kiThen as for
29الزبدز ب دZBD̃z-zebeduköpükthe foam
30فيذهبذ ه بZ̃HBfeyeƶhebugiderit passes away
31جفاءج ف اCFEcufā'enyok olup(as) scum,
32وأماve emmāveand as for
33ماşey isewhat
34ينفعن ف عNFAyenfeǔyararlı olanbenefits
35الناسن و سNVSn-nāseinsanlarathe mankind,
36فيمكثم ك ثMKS̃feyemkuṧukalırremains
37فيin
38الأرضا ر ضERŽl-erDiyeryüzündethe earth.
39كذلكkeƶālikeişte böyleThus
40يضربض ر بŽRByeDribuörnek verirAllah sets forth
41اللهllahuAllahAllah sets forth
42الأمثالم ث لMS̃Ll-emṧālemisallerthe examples.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

انزل من السماء ماء فسالت اودية بقدرها فاحتمل السيل زبدا رابيا ومما يوقدون عليه فى النار ابتغاء حلية او متع زبد مثله كذلك يضرب الله الحق والبطل فاما الزبد فيذهب جفاء واما ما ينفع الناس فيمكث فى الارض كذلك يضرب الله الامثال

Arapça (Harekeli)

أَنزَلَ مِنَ السَّمَاءِ مَاءً فَسَالَتْ أَوْدِيَةٌ بِقَدَرِهَا فَاحْتَمَلَ السَّيْلُ زَبَدًا رَّابِيًا وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِي النَّارِ ابْتِغَاءَ حِلْيَةٍ أَوْ مَتَاعٍ زَبَدٌ مِّثْلُهُ كَذَلِكَ يَضْرِبُ اللَّهُ الْحَقَّ وَالْبَاطِلَ فَأَمَّا الزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَاءً وَأَمَّا مَا يَنفَعُ النَّاسَ فَيَمْكُثُ فِي الْأَرْضِ كَذَلِكَ يَضْرِبُ اللَّهُ الْأَمْثَالَ

Transliterasyon

Enzele mines semâi mâen fe sâlet evdiyetun bi kaderihâ fahtemeles seylu zebeden râbiyâ(râbiyen), ve mimmâ yûkıdûne aleyhi fîn nâribtigâe hılyetin ev metâın zebedun misluh|u|, kezâlike yadribullâhul hakka vel bâtıl|e|, fe emmez zebedu fe yezhebu cufâ’(cufâen), ve emmâ mâ yenfaun nâse fe yemkusufîl ard|ı|, kezâlike yadrıbullâhul emsâl|e|.

Transliteration (Eng.)

Anzala mina a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>-i m<span class="u">a</span>anfas<span class="u">a</span>lat awdiyatun biqadarih<span class="u">a</span> fa<span class="b">i</span><span class="u">h</span>tamalaa<span class="b">l</span>ssaylu zabadan r<span class="u">a</span>biyan wamimm<span class="u">a</span> yooqidoonaAAalayhi fee a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ri ibtigh<span class="u">a</span>a <span class="u">h</span>ilyatinaw mat<span class="u">a</span>AAin zabadun mithluhu ka<span class="u">tha</span>lika ya<span class="u">d</span>ribuAll<span class="u">a</span>hu al<span class="u">h</span>aqqa wa<span class="b">a</span>lb<span class="u">at</span>ila faamm<span class="u">a</span>a<span class="b">l</span>zzabadu faya<span class="u">th</span>habu juf<span class="u">a</span>an waamm<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>yanfaAAu a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sa fayamkuthu fee al-ar<span class="u">d</span>i ka<span class="u">tha</span>likaya<span class="u">d</span>ribu All<span class="u">a</span>hu al-amth<span class="u">a</span>l<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Gökten yağmur yağdırır da vâdilerde alabildikleri kadar seller, ırmaklar olur, çağlayıp akar, akarken de üste çıkan köpükleri sürükler götürür. Ziynet eşyâsı, yahut faydalanmak için kullanılan araçları yaparken ateşte eritilen şeylerde de buna benzer bir köpük, bir posa meydana gelir. İşte Allah gerçekle boş şeyi bu çeşit bir örnekle anlatır. Köpük, dağılır gider, halka fayda verecek şeyse yerinde kalır. İşte Allah, böyle örnekler getirir.

Ali Bulaç

(Allah) Gökten bir su indirdi de dereler kendi miktarınca çağlayıp aktı. Sel de yüze vuran bir köpük yüklendi. Bir süs veya bir meta sağlamak için ateşte üzerine yakıp-erittikleri şeyler (madenler)de de bunun gibi bir köpük (artık) vardır. İşte Allah, hak ile batıla böyle örnekler verir. Köpüğe gelince, o atılır gider, insanlara yarar sağlayacak şey ise, yeryüzünde kalır. İşte Allah örnekleri böyle vermektedir.

Bayraktar Bayraklı

Allah gökten bir su indirdi ve vâdiler, kendi ölçülerince sel oldu; ardından sel, üste çıkan köpüğü taşır hale geldi. Bir süs eşyası veya alet yapmak isteğiyle ateşte körükledikleri şeylerde de benzeri bir köpük vardır. Allah hakla bâtılı işte böyle örneklendiriyor: Köpük, atılır gider; insanlara yararlı olansa toprakta kalır. Allah, işte bu şekilde örnekler verir.

Diyanet İşleri

O, gökten su indirdi de vadiler kendi hacimlerince sel olup aktı. Bu sel, üste çıkan bir köpüğü yüklenip götürdü. Süs veya (diğer) eşya yapmak isteyerek ateşte erittikleri şeylerden de buna benzer köpük olur. İşte Allah hak ile batıla böyle misal verir. Köpük atılıp gider. İnsanlara fayda veren şeye gelince, o yeryüzünde kalır. İşte Allah böyle misaller getirir.*

Edip Yüksel

Gökten bir su indirir, dereler onunla dolar taşar ve sel bol köpük yüklenir. Aynı şekilde, mücevherat yahut eşya yapmak için erittikleri maddelerden de benzer bir köpük elde ederler. ALLAH gerçeği ve batılı böyle bir örnekle tanıtır. Köpük, kaybolup gider; ancak insanlara yarar veren ise yerde kalır. İşte ALLAH örnekleri böyle verir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi miktarlarınca sel olup aktılar. Sel de suyun yüzüne çıkan bir köpük yüklendi. Bir zinet eşyası veya bir değerli mal yapmak için, ateşte üzerini körükledikleri madenlerden de onun gibi bir köpük meydana gelir. İşte Allah hak ile batılı böyle çarpıştırır. Fakat köpük atılır gider, insanlara faydası olan ise yerde kalır. İşte Allah böyle misaller verir.

Erhan Aktaş

Gökten su indirdi. Dereler kendi ölçüsünce çağlayıp aktı.* Akıntı, üste çıkan köpüğü taşıyıp götürür. Buna benzer bir köpük de değerli maden* elde etmek için veya faydalanmak için ateşte eritilen madenlerin üzerinde de oluşur. İşte Allah hakk ve bâtıla böyle örnek verir. Köpük yok olup gider. İnsana fayda veren şey ise kalıcı olur. İşte Allah böyle örnek verir.

Hakkı Yılmaz

Allah, gökten bir su indirdi de vadiler, kendi ölçüsünde sel olup aktılar. Sonra da sel, suyun yüzüne çıkan bir köpük yüklendi. Bir zînet eşyası veya bir yarar sağlamak için, ateşte erittiklerinin üzerinde de benzeri bir köpük vardır. –Allah, hak ve bâtılı böyle örnekler.– Sonra köpük atılır gider, insanlara yararı olan ise yerde kalır. İşte Allah, örnekleri böyle verir.

Muhammed Esed

O gökten su indirdiğinde ve (kurumuş) nehir yatakları(ndan her biri) kendi hacimlerine göre dolup taştıklarında, akıntı yüzeydeki çerçöpü, tortuyu alır götürür; tıpkı süs eşyası ya da alet yapmak için ateşte eritilen (madenlerin), yüzeyinde açığa çıkan köpüklü tortudan arındırılması gibidir bu. Hak ile bâtılı Allah işte böyle bir benzetmeyle gözönüne koyuyor: çünkü, gerçekten de, tortuysa, çerçöpse sözkonusu olan, bu, (bütün) köpüksü şeyler gibi akar gider; ama insanlara yararlı olan şeye gelince, o her (zaman olduğu) yerde, sapasağlam ayakta kalır. Allah işte böyle benzetmelerle ortaya koyuyor,

Mustafa İslamoğlu

O, gökten su indirdi. Bu sayede vadiler hacimleri kadar suyla dolup taştı. Derken akıntı, (yüzeyde biriken ne kadar) köpüklü tortu ve atık varsa alıp götürdü. Bir tür takı ya da alet yapmak amacıyla potada eritilen (metalin hasını, yüzeyine çıkan) köpüklü posadan arındırma işlemi gibi... İşte Allah hak ile batılı bu misalle açıklar. Artık bakılır: eğer köpüklü tortuysa sonuçta atılıp gider, fakat eğer insanlığın yararına bir şeyse yerli yerinde durur. İşte verdiği bu misallerle Allah'ın ortaya koyduğu gerçek,

Suat Yıldırım

O gökten yağmur indirir de vâdiler, dereler kendi ölçülerince dolup sel olur akar. Sel, suların üstünde kabaran köpüğü alıp götürür. İnsanların zinet veya bazı eşyalar yapmak için ateşte erittikleri madenlerin de buna benzer köpüğü olur. İşte Allah hak ile batılı, böyle bir temsil ile anlatır: Köpük yok olup gider, insanlara faydası olan cevher kısmı ise dipte kalır. Allah işte böylece misaller verir.

Süleyman Ateş

Gökten bir su indirdi de dereler kendi ölçüsünce (o su ile) çağlayıp aktı. Sel üste çıkan köpüğü taşıdı. Süs, yahut eşya yapmak için ateşte yak(ıp erit)tikleri madenlerden de bunun gibi bir köpük (posa) vardır. Allah, hak ve batılı böyle benzetme ile anlatır. Köpük yok olup gider. İnsanlara yararlı olan ise yeryüzünde kalır. İşte Alllah, böyle güzel meseller verir.*

Şaban Piriş

Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar taşar. Sel, üste çıkan köpüğü alır götürür. Süslenmek veya faydalanmak için ateşte erittiklerinizin üzerinde de buna benzer bir köpük vardır. Allah, hak ve batıl için şu örneği verir: Köpük uçup gider, insanlara faydalı olan ise yerde kalır. Allah bunun gibi daha nice misaller verir.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökten bir su indirdi de vadiler, kendi ölçülerince sel oldu, ardından da sel, üste çıkan köpüğü taşır hale geldi. Bir süs eşyası veya alet yapmak isteğiyle ateşte körükledikleri şeylerde de benzeri bir köpük vardır. Allah hakla batılı işte böyle örneklendiriyor: Köpük, atılır gider; insanlara yararlı olansa toprakta kalır. Allah, işte bu şekilde örnekler verir.

Edip-Layth-Martha

He sent down water from the sky, so valleys flowed according to their capacity, and the flood produces foam. From what they burn to smelt jewelry or goods similar foam is produced. It is in such a manner that God strikes the falsehood with the truth. As for the foam, it passes away; as for what benefits the people, it remains in the earth. It is such that God cites the examples.

Muhammad Asad

[Whenever] He sends down water from the sky, and [once-dry] river-beds are running high* according to their measure, the stream carries scum on its surface;* and, likewise, from that [metal] which they smelt in the fire in order to make ornaments or utensils, [there rises] scum. In this way does God set forth the parable of truth and falsehood: for, as far as the scum is concerned, it passes away as [does all] dross; but that which is of benefit to man abides on earth. In this way does God set forth the parables

Rashad Khalifa

He sends down water from the sky, causing the valleys to overflow, then the rapids produce abundant foam. Similarly, when they use fire to refine metals for their jewelry or equipment, foam is produced. GOD thus cites analogies for the truth and falsehood. As for the foam, it goes to waste, while that which benefits the people stays close to the ground. GOD thus cites the analogies.,

The Monotheist Group

He sends down water from the sky, so valleys flow according to their capacity, and the flood produces foam. And from what they burn to smelt jewelry or goods is produced a similar foam. It is in such a manner that God strikes the falsehood with the truth. As for the foam, it passes away, and as for what benefits the people, it remains in the earth. It is such that God puts forth the examples.