İbrahim Sûresi13. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | dediler ki | And said |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieved |
| 4 | لرسلهم | ر س لRSL | lirusulihim | elçilerine | to their Messengers, |
| 5 | لنخرجنكم | خ ر جḢRC | lenuḣricennekum | ya sizi mutlaka çıkarırız | """Surely we will drive you out" |
| 6 | من | — | min | -dan | of |
| 7 | أرضنا | ا ر ضERŽ | erDinā | yurdumuz- | our land |
| 8 | أو | — | ev | ya da | or |
| 9 | لتعودن | ع و دAVD̃ | leteǔdunne | dönersiniz | surely you should return |
| 10 | في | — | fī | to | |
| 11 | ملتنا | م ل لMLL | milletinā | bizim dinimize | "our religion.""" |
| 12 | فأوحى | و ح يVḪY | feevHā | şöyle vahyetti | So inspired |
| 13 | إليهم | — | ileyhim | onlara | to them |
| 14 | ربهم | ر ب بRBB | rabbuhum | Rableri | their Lord, |
| 15 | لنهلكن | ه ل كHLK | lenuhlikenne | mutlaka helak edeceğiz | """We will surely destroy" |
| 16 | الظالمين | ظ ل مƵLM | Z-Zālimīne | zalimleri | the wrongdoers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال الذين كفروا لرسلهم لنخرجنكم من ارضنا او لتعودن فى ملتنا فاوحى اليهم ربهم لنهلكن الظلمين
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَا أَوْ لَتَعُودُنَّ فِي مِلَّتِنَا فَأَوْحَى إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ الظَّالِمِينَ
Transliterasyon
Ve kâlellezîne keferû li rusulihim le nuhricennekum min ardınâ ev le teûdunne fî milletinâ, fe evhâ ileyhim rabbuhum le nuhlikennez zâlimîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena kafaroolirusulihim lanukhrijannakum min ar<span class="u">d</span>in<span class="u">a</span> awlataAAoodunna fee millatin<span class="u">a</span> faaw<span class="u">ha</span> ilayhim rabbuhumlanuhlikanna a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlar, peygamberlerine dediler ki: Ya sizi yurdumuzdan çıkarırız, yahut da bizim dinimize dönersiniz. Rableri, onlara vahyetti: Mutlaka zalimleri helak edeceğiz.
Ali Bulaç
İnkar edenler, resullerine dediler ki: "Muhakkak (ya) sizi kendi toprağımızdan süreceğiz veya dinimize geri döneceksiniz." Böylelikle Rableri kendilerine vahyetti ki: "Şüphesiz Biz, zulmedenleri helak edeceğiz.
Bayraktar Bayraklı
Kâfir olanlar peygamberlerine dediler ki: “Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka yolumuza döneceksiniz!” Rabbleri de onlara, “Zâlimleri mutlaka helâk edeceğiz!” diye vahyetti.
Diyanet İşleri
Kafir olanlar peygamberlerine dediler ki: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zalimleri mutlaka helak edeceğiz!" diye vahyetti.
Edip Yüksel
İnkârcılar elçilerine, "Ya bizim dinimize geri dönersiniz ya da sizi yurdumuzdan kovarız!" dediler. Rab'leri onlara, "Zalimleri yok edeceğiz" diye vahyetti,
Elmalılı Hamdi Yazır
İnkâr edenler peygamberlerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkaracağız, ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" Rableri de onlara: "Zâlimleri mutlaka helak edeceğiz" diye vahyetti.
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörler, rasullerine: “Sizi mutlaka topraklarımızdan süreceğiz veya kesinlikle bizim milletimize* dönmek zorundasınız!” dediler. Bunun üzerine Rabb’leri onlara: “Zalimleri mutlaka yok edeceğiz.” diye vahyetti.
Hakkı Yılmaz
(13,14)Ve kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler, elçilerine: “Ya sizi kesinlikle yurdumuzdan çıkaracağız, ya da kesinlikle bizim dinimize/ yaşam tarzımıza döneceksiniz!” dediler. Rableri de elçilerine: “Biz şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanları kesinlikle değişime/ yıkıma uğratacağız ve onlardan sonra sizi kesinlikle o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan ve tehdidimden korkan içindir” diye vahyetti.
Muhammed Esed
Ama hakkı inkar eden toplumlar, elçilerine şöyle dediler: "Ya bizim yolumuza dönersiniz, ya da kesinlikle sizi ülkemizden sürüp çıkarırız!" Bunun üzerine Rableri elçilerine: "Biz bu zalimleri mutlaka tepeleyeceğiz!" diye vahyetti,
Mustafa İslamoğlu
Sonunda inkarda direnenler peygamberlerine (iki seçeneğiniz var) dediler: "Ya sizi yurdumuzdan sürüp çıkarırız, veya bizim inanç sistemimize dönersiniz!" Bunun ardından Rableri kendilerine şöyle vahyetti: "Zalimleri kesinlikle helak edeceğiz;
Suat Yıldırım
13, 14. Kâfirler resullerine dediler ki: “Ya sizi yurdumuzdan kovarız, yahut bizim dinimize dönersiniz. ”Rab'leri de onlara vahyetti ki: “Elbette Biz o zalimleri imha edeceğiz ve onlardan sonra o ülkeye sizi yerleştireceğiz. İşte bu, huzuruma çıkmaktan ve uyardığım azaptan çekinenler içindir. ” [7, 88; 27, 56; 17, 76; 8, 30]*
Süleyman Ateş
İnkar edenler, elçilerine dediler ki: "Ya sizi mutlaka yurdumuzdan çıkarırız, ya da bizim dinimize dönersiniz!" Rableri de onlara şöyle vahyetti, "zalimleri mutlaka helak edeceğiz!"
Şaban Piriş
Kafir olanlar ise, Peygamberlerine :-Ya bizim yolumuza geri dönersiniz ya da sizi ülkemizden çıkarırız, dediler. Rableri peygamberlere şöyle vahyetti:-Zalimleri elbette helak edeceğiz,
Yaşar Nuri Öztürk
Küfre sapanlar kendi resullerine şöyle dediler: "Ya tam bir biçimde bizim dinimize dönersiniz yahut da sizi yurdumuzdan mutlaka çıkarırız." Rableri de onlara şunu vahyetti: "Zalimleri muhakkak helak edeceğiz."
Edip-Layth-Martha
Those who rejected said to their messengers: "We will drive you out of our land, or you will return to our creed." It was then that their Lord inspired to them: "We will destroy the wicked."
Muhammad Asad
But they who denied the truth spoke [thus] unto their apostles: "We shall most certainly expel you from our land, unless you return forthwith to our ways.* Whereupon their Sustainer revealed this to His apostles:* "Most certainly shall We destroy these evildoers,
Rashad Khalifa
Those who disbelieved said to their messengers, "We will banish you from our land, unless you revert to our religion." Their Lord inspired them: "We will inevitably annihilate the transgressors.,
The Monotheist Group
Andthose who rejected said to their messengers: "We will expel you from our land, or you will return to our creed." It was then that their Lord inspired to them: "We will destroy the wicked."