İbrahim Sûresi31. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (21 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قلق و لGVLḳulsöyleSay
2لعباديع ب دABD̃liǐbādiyekullarımato My slaves
3الذينelleƶīne-kimselerthose who
4آمنواا م نEMNāmenūdoğrulayan/eminbelieve
5يقيمواق و مGVMyuḳīmū-doğrulurlar(to) establish
6الصلاةص ل وṦLVS-SalāteSaLâTe/Desteğe(MESAJ)-the prayers,
7وينفقوان ف قNFGve yunfiḳūve harcarlarand (to) spend
8مماmimmā-şeydenfrom what
9رزقناهمر ز قRZGrazeḳnāhumrızıklandırıldıkları-We have provided them,
10سراس ر رSRRsirrangizlisecretly
11وعلانيةع ل نALNve ǎlāniyetenve açıkand publicly,
12منminbefore
13قبلق ب لGBLḳabliöncebefore
14أنen[that]
15يأتيا ت يETYye'tiyegelmedencomes
16يومي و مYVMyevmunbir güna Day
17لاki yokturnot
18بيعب ي عBYAbey'ǔnbir alışverişany trade
19فيهfīhiondain it
20ولاve lāne yokturand not
21خلالخ ل لḢLLḣilālunbir dostlukany friendship.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قل لعبادى الذين ءامنوا يقيموا الصلوة وينفقوا مما رزقنهم سرا وعلانية من قبل ان ياتى يوم لا بيع فيه ولا خلل

Arapça (Harekeli)

قُل لِّعِبَادِيَ الَّذِينَ آمَنُوا يُقِيمُوا الصَّلَاةَ وَيُنفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِيَ يَوْمٌ لَّا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خِلَالٌ

Transliterasyon

Kul li ibâdiyellezîne âmenû yukîmus salâte ve yunfikû mimmâ razaknâhum sirren ve alâniyeten min kabli en ye’tiye yevmun lâ bey’un fîhi ve lâ hilâl(hilâlun).

Transliteration (Eng.)

Qul liAAib<span class="u">a</span>diya alla<span class="u">th</span>eena <span class="u">a</span>manooyuqeemoo a<span class="b">l</span><span class="u">ss</span>al<span class="u">a</span>ta wayunfiqoo mimm<span class="u">a</span>razaqn<span class="u">a</span>hum sirran waAAal<span class="u">a</span>niyatan min qabli anya/tiya yawmun l<span class="u">a</span> bayAAun feehi wal<span class="u">a</span> khil<span class="u">a</span>l<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

İmân eden kullarıma söyle: Namaz kılsınlar ve onları rızıklandırdığımız şeylerin bir kısmını yoksullara harcasınlar o gün gelip çatmadan ki ne alışveriş var o günde ne karşılıklı dostluk.

Ali Bulaç

İman etmiş kullarıma söyle: "Alış-verişin ve dostluğun olmadığı o gün gelmezden evvel, dosdoğru namazı kılsınlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak etsinler."

Bayraktar Bayraklı

İnanan kullarıma söyle! “Namazı kılsınlar; kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun olmadığı gün gelmeden önce gizli ve âşikâr infak etsinler.”

Diyanet İşleri

İman eden kullarıma söyle: Namazlarını dosdoğru kılsınlar, kendisinde ne alışveriş, ne de dostluk bulunan bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıklardan (Allah için) gizli-açık harcasınlar.

Edip Yüksel

Gerçeği onaylayan kullarıma söyle, alışverişin ve dostluğun olmadığı gün gelmeden önce namazı gözetsinler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık yardım için versinler.

Elmalılı Hamdi Yazır

(Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alışveriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar."

Erhan Aktaş

İman eden kullarıma söyle: “İçinde alışverişin* ve dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, salâtı ikame etsinler*, kendilerine verdiğim iz rızıktan gizli açık infak* etsinler.”

Hakkı Yılmaz

İman eden kullarıma söyle: Salâtı ikame etsinler [mâlî yönden ve zihinsel açıdan destek olma; toplumu aydınlatma kurumları oluştursunlar-ayakta tutsunlar] ve alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden açık ve gizli olarak Allah yolunda harcamada bulunsunlar/ yakınlarının nafakalarını temin etsinler.”

Muhammed Esed

(Ve) imana erişen kullarıma da söyle, hiçbir pazarlığın, dostluğun-arkadaşlığın olmayacağı o Gün gelip çatmadan önce, salâtta devamlı ve duyarlı olsunlar; kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Bizim yolumuzda) gizli açık harcasınlar.

Mustafa İslamoğlu

İmanda sebat gösteren kimselere söyle: hiçbir pazarlığın, hiçbir dostluğun fayda vermediği gün gelip çatmazdan önce hakkını vererek namaz kılsınlar, kendilerine verdiğimiz nimetlerde -gizli ya da açık- infak etsinler.

Suat Yıldırım

Söyle o iman etmiş kullarıma: Namazı tam gerektiği şekilde kılsınlar ve ne alış verişin, ne de dostluğun olmadığı gün gelmeden önce, gizli ve açık şekilde, kendilerine ihsan ettiğimiz rızıklardan, nimetlerden bağışta bulunsunlar. [2, 254; 57, 15]

Süleyman Ateş

İnanan kullarıma söyle: Namazı kılsınlar, ne alışverişin, ne de dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık sarfetsinler.

Şaban Piriş

İman eden kullarıma söyle, namazı dosdoğru kılsınlar; alış verişin ve dostluğun olmadığı bir gün gelmeden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli olarak sarfetsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

İnanan kullarıma söyle: Namazı kılsınlar, kendilerine sunduğumuz rızıklardan, hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, gizli ve açık infak etsinler.

Edip-Layth-Martha

Say to My servants who acknowledge, that they should hold the contact prayer, and spend from provisions We granted them, secretly and publicly, before a day comes when there is no trade therein, nor will there be any friends.

Muhammad Asad

[And] tell [those of] My servants who have attained to faith that they should be constant in prayer and spend [in Our way], secretly and openly, out of what We provide for them as sustenance,* ere there come a Day when there will be no bargaining, and no mutual befriending.*

Rashad Khalifa

Exhort My servants who believed to observe the Contact Prayers (Salat), and to give (to charity) from our provisions to them, secretly and publicly, before a day comes where there is neither trade, nor nepotism.,

The Monotheist Group

Sayto My servants who believe, that they should hold the contact prayer, and spend from what provisions We granted them secretly and openly, before a Day comes when there is no trade therein, nor will there be any friends.