Nahl Sûresi26. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (21 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قد | — | ḳad | kuşkusuz | Verily, |
| 2 | مكر | م ك رMKR | mekera | tuzak kurmuşlardı | plotted |
| 3 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 4 | من | — | min | (were) before them, | |
| 5 | قبلهم | ق ب لGBL | ḳablihim | onlardan önceki | (were) before them, |
| 6 | فأتى | ا ت يETY | feetā | yıktı (söktü) | but Allah came |
| 7 | الله | — | llahu | Allah | but Allah came |
| 8 | بنيانهم | ب ن يBNY | bunyānehum | binalarını | (at) their building |
| 9 | من | — | mine | -nden | from |
| 10 | القواعد | ق ع دGAD̃ | l-ḳavāǐdi | temelleri- | the foundations, |
| 11 | فخر | خ ر رḢRR | feḣarra | çökmüştü | so fell |
| 12 | عليهم | — | ǎleyhimu | başlarına | upon them |
| 13 | السقف | س ق فSGF | s-seḳfu | tavan | the roof |
| 14 | من | — | min | from | |
| 15 | فوقهم | ف و قFVG | fevḳihim | üstlerindeki | above them, |
| 16 | وأتاهم | ا ت يETY | ve etāhumu | ve onlara gelmişti | and came to them |
| 17 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābu | azab | the punishment |
| 18 | من | — | min | from | |
| 19 | حيث | ح ي ثḪYS̃ | Hayṧu | yerden | where |
| 20 | لا | — | lā | they (did) not perceive. | |
| 21 | يشعرون | ش ع رŞAR | yeş'ǔrūne | ummadıkları | they (did) not perceive. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قد مكر الذين من قبلهم فاتى الله بنينهم من القواعد فخر عليهم السقف من فوقهم واتىهم العذاب من حيث لا يشعرون
Arapça (Harekeli)
قَدْ مَكَرَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى اللَّهُ بُنْيَانَهُم مِّنَ الْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ السَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَاهُمُ الْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ
Transliterasyon
Kad mekerellezîne min kablihim fe etallâhu bunyânehum minel kavâıdi fe harre aleyhimus sakfu min fevkıhim ve etâhumul azâbu min haysu lâ yeş’urûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Qad makara alla<span class="u">th</span>eena min qablihimfaat<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu buny<span class="u">a</span>nahum mina alqaw<span class="u">a</span>AAidifakharra AAalayhimu a<span class="b">l</span>ssaqfu min fawqihim waat<span class="u">a</span>humualAAa<span class="u">tha</span>bu min <span class="u">h</span>aythu l<span class="u">a</span> yashAAuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten, onlardan önce gelip geçenler de düzenler kurdular, Allah, yapılarını temellerinden yıktı da tavan, başlarına yıkılıverdi ve hem de bu azap, anlayamadıkları bir yerden gelip çattı onlara.
Ali Bulaç
Onlardan öncekiler, hileli-düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azap emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azap onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.
Bayraktar Bayraklı
Onlardan öncekiler de peygamberlere hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü, tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, fark edemedikleri bir yerden gelmişti.
Diyanet İşleri
Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.
Edip Yüksel
Kendilerinden öncekiler de tuzak kurmuşlardı; ancak ALLAH, binalarını temelinden yıkmış, üzerlerindeki tavan başlarına çökmüştü; azap onlara ummadıkları yerden gelmişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlardan öncekiler de tuzak kurdular. Fakat Allah onların binalarını temelinden sarstı, çatı tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.
Erhan Aktaş
Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi.*
Hakkı Yılmaz
Şüphesiz onlardan önceki kimseler tuzak kurdular da Allah, onların duvarlarına temellerinden vurdu. Sonra da çatı tepelerinden üzerlerine çöktü. Ve onlara azap akledemedikleri bir yönden geldi.
Muhammed Esed
Onlardan önce gelip geçenler de birtakım zındıkça düzenler kurmuşlardı; ama işte, Allah onların kurduğu yapıları temellerinden çökertti; öyle ki, tavanları başlarına yıkıldı ve nereden geldiğini daha anlamadan azap apansız yakalayıverdi onları.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, onlardan öncekiler de zaafı ustaca gizlenmiş düzenler kurmuşlardı; fakat Allah onların kurdukları yapıları temellerinden sarstı ve sonunda üstlerindeki tavan başlarına çöktü: zira daha nereden geldiğini anlayamadan azap onlara ulaşıvermişti.
Suat Yıldırım
Kendilerinden önceki kâfirler de peygamberler için hileler, tuzaklar kurmuşlardı. Ama neticede Allah onların binalarını ta temellerinden yıktı da üstlerindeki tavan tepelerine çöktü. Hem de bu azap onlara hiç fark edemedikleri bir yerden geldi. [5, 64; 59, 2]
Süleyman Ateş
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, binalarına temellerinden gelmiş, üstlerindeki tavan, başlarına çökmüştü! Ve azab onlara ummadıkları yerden gelmişti.
Şaban Piriş
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, bir anda binalarını temellerinden çökertmiş ve çatıları başlarına devrilmişti. Azap, onlara hissetmedikleri bir yönden gelmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlardan öncekiler tuzak kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah, binalarına temellerinden çarpmış da üstlerindeki tavan tepelerine çökmüştü. Azap onlara hiç fark edemedikleri yerden gelmişti.
Edip-Layth-Martha
Those before them have schemed, but God came to their buildings from the foundation, thus the roof fell on top of them, and the retribution came to them from where they did not know.
Muhammad Asad
Those who lived before them did, too, devise many a blasphemy* -whereupon God visited with destruction all that they had ever built,* [striking] at its very foundations, so that the roof fell in upon them from above* and suffering befell them without their having perceived whence it came.
Rashad Khalifa
Others like them have schemed in the past, and consequently, GOD destroyed their building at the foundation, causing the roof to fall on them. The retribution struck them when they least expected.,
The Monotheist Group
Those before them had schemed, so God came to their buildings from the foundation, thus the roof fell on top of them; and the retribution came to them from where they did not know.