Nahl Sûresi44. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (12 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | بالبينات | ب ي نBYN | bil-beyyināti | açık kanıtları | With the clear proofs |
| 2 | والزبر | ز ب رZBR | ve zzuburi | ve Kitapları | and the Books. |
| 3 | وأنزلنا | ن ز لNZL | ve enzelnā | ve indirdik | And We sent down |
| 4 | إليك | — | ileyke | sana | to you |
| 5 | الذكر | ذ ك رZ̃KR | ƶ-ƶikra | Zikr'i | the Remembrance, |
| 6 | لتبين | ب ي نBYN | litubeyyine | açıklayasın diye | that you may make clear |
| 7 | للناس | ن و سNVS | linnāsi | insanlara | to the mankind, |
| 8 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 9 | نزل | ن ز لNZL | nuzzile | indirilen | has been sent down |
| 10 | إليهم | — | ileyhim | kendilerine | to them |
| 11 | ولعلهم | — | veleǎllehum | ta ki | and that they may |
| 12 | يتفكرون | ف ك رFKR | yetefekkerūne | düşünüp öğüt alsınlar | reflect. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
بالبينت والزبر وانزلنا اليك الذكر لتبين للناس ما نزل اليهم ولعلهم يتفكرون
Arapça (Harekeli)
بِالْبَيِّنَاتِ وَالزُّبُرِ وَأَنزَلْنَا إِلَيْكَ الذِّكْرَ لِتُبَيِّنَ لِلنَّاسِ مَا نُزِّلَ إِلَيْهِمْ وَلَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ
Transliterasyon
Bil beyyinâti vez zubur|i|, ve enzelnâ ileykez zikre li tubeyyine lin nâsi mâ nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Bi<span class="b">a</span>lbayyin<span class="u">a</span>ti wa<span class="b">al</span>zzuburiwaanzaln<span class="u">a</span> ilayka a<span class="b">l</span><span class="u">thth</span>ikra litubayyina li<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sim<span class="u">a</span> nuzzila ilayhim walaAAallahum yatafakkaroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları, delillerle, kitaplarla gönderdik ve sana da, onlara ne indirildiğini açıkça anlatman, düşünmelerini sağlaman için Kur'ân'ı indirdik.
Ali Bulaç
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik). Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye.
Bayraktar Bayraklı
Apaçık mucizelerle ve kitaplarla gönderildiler. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için ve düşünsünler diye, sana da bu Kur'ân'ı indirdik.
Diyanet İşleri
Apaçık mucizeler ve kitaplarla (gönderildiler). İnsanlara, kendilerine indirileni açıklaman için ve düşünüp anlasınlar diye sana da bu Kur'an'ı indirdik.
Edip Yüksel
Belgeler ve kitaplarla… Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni halka açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Peygamberim! Sana da Kur'ân'ı indirdik ki, insanlara vahyedileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.
Erhan Aktaş
Onları* beyyinelerle* kitaplarla gönderdik. Sana da zikri* indirdik. İnsanlara, kendilerine indirileni beyan edesin.* Ki böylece düşünüp öğüt alırlar.
Hakkı Yılmaz
(43,44)Ve Biz, senden önce de, sadece kendilerine vahyettiğimiz olgun insanları açık kanıtlarla ve yazılı belgelerle elçi olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız, haydiyin Tevrât ve İncîl'i bilen bilginlere sorun. Biz sana da o öğüdü/Kur’ân'ı, kendilerine indirilmiş olanı ortaya koyman için, onların da iyiden iyiye düşünmeleri için indirdik.
Muhammed Esed
(Onlar size, kendilerini) apaçık delillerle ve hikmet dolu ilahî kitaplarla (desteklediğimiz peygamberlerin ölümlü adamlardan başka kimseler olmadığını söyleyeceklerdir). Ve biz sana da bu uyarıcı kitabı indirdik ki, insanlara, başından beri indirilegelen mesajın aslını olanca açıklığıyla ulaştırasın ve onlar da böylece belki düşünürler.
Mustafa İslamoğlu
(Biz onları) hakikatin açık belgeleri ve hikmet yüklü sayfalarla (göndermiştik). İşte sana da bu uyarıcı vahyi indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın ve belki onlar da bu sayede düşünürler.
Suat Yıldırım
Evet, belgeler, mûcizeler ve kitaplarla gönderdik onları. Sana da ey Resulüm bu zikri indirdik ki kendilerine indirileni insanlara açıklayasın. Umulur ki düşünüp anlarlar. [17, 93-94; 25, 20; 21, 8; 18, 110]
Süleyman Ateş
Açık kanıtları ve Kitapları. Sana da o Zikr'i indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar.*
Şaban Piriş
Onları açıklanmış belgeler ve kitaplarla (gönderdik.) Sana da “zikri” indirdik. Kendilerine indirileni insanlara açıklaman için. Umulur ki onlar da düşünürler.
Yaşar Nuri Öztürk
Açık delillerle, kitaplarla gönderdik. Sana da bu Zikir'i / Kur'an'ı vahyettik ki, kendilerine indirileni insanlara açık-seçik bildiresin de derin derin düşünebilsinler.
Edip-Layth-Martha
With proof and the scriptures. We sent down to you the Reminder to proclaim to the people what was sent to them, and perhaps they would think.*
Muhammad Asad
[and they will tell you that their prophets, too, were but mortal men whom We had endowed] with all evidence of the truth and with books of divine wisdom.* And upon thee [too] have We bestowed from on high this reminder, so that thou might make clear unto mankind all that has ever been thus bestowed upon them,* and that they might take thought.
Rashad Khalifa
We provided them with the proofs and the scriptures. And we sent down to you this message, to proclaim for the people everything that is sent down to them, perhaps they will reflect.,
The Monotheist Group
With proofs and the scriptures. And We sent down to you the Reminder to reveal to the people what was sent to them, and perhaps they will think.