Nahl Sûresi71. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (22 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 2 | فضل | ف ض لFŽL | feDDele | üstün kıldı | has favored |
| 3 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dekum | kiminizi | some of you |
| 4 | على | — | ǎlā | üzerine | over |
| 5 | بعض | ب ع ضBAŽ | beǎ'Din | kiminiz | others |
| 6 | في | — | fī | in | |
| 7 | الرزق | ر ز قRZG | r-rizḳi | rızıkta | [the] provision. |
| 8 | فما | — | femā | değildir | But not |
| 9 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 10 | فضلوا | ف ض لFŽL | fuDDilū | üstün kılınanlar | were favored |
| 11 | برادي | ر د دRD̃D̃ | birāddī | verip de | would hand over |
| 12 | رزقهم | ر ز قRZG | rizḳihim | kendi rızıklarını | their provision |
| 13 | على | — | ǎlā | to | |
| 14 | ما | — | mā | whom | |
| 15 | ملكت | م ل كMLK | meleket | altında bulunanlara | possess |
| 16 | أيمانهم | ي م نYMN | eymānuhum | ellerinin | their right hands, |
| 17 | فهم | — | fehum | onlar | so (that) they |
| 18 | فيه | — | fīhi | onda | (are) in it |
| 19 | سواء | س و يSVY | sevā'un | eşit olacak şekilde | equal. |
| 20 | أفبنعمة | ن ع مNAM | efebiniǎ'meti | ni'metini mi? | Then is it the Favor |
| 21 | الله | — | llahi | Allah'ın | of Allah |
| 22 | يجحدون | ج ح دCḪD̃ | yecHadūne | inkar ediyorlar | they reject? |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والله فضل بعضكم على بعض فى الرزق فما الذين فضلوا برادى رزقهم على ما ملكت ايمنهم فهم فيه سواء افبنعمة الله يجحدون
Arapça (Harekeli)
وَاللَّهُ فَضَّلَ بَعْضَكُمْ عَلَى بَعْضٍ فِي الرِّزْقِ فَمَا الَّذِينَ فُضِّلُوا بِرَادِّي رِزْقِهِمْ عَلَى مَا مَلَكَتْ أَيْمَانُهُمْ فَهُمْ فِيهِ سَوَاءٌ أَفَبِنِعْمَةِ اللَّهِ يَجْحَدُونَ
Transliterasyon
Vallâhu faddale ba’dakum alâ ba’dın fîr rızk|ı|, femellezîne fuddılû bi râddî rızkıhim alâ mâ meleket eymânehum fe hum fîhi sevâ’(sevâun), e fe bi ni’metillâhi yechadûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu fa<span class="u">dd</span>ala baAA<span class="u">d</span>akumAAal<span class="u">a</span> baAA<span class="u">d</span>in fee a<span class="b">l</span>rrizqi fam<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eenafu<span class="u">dd</span>iloo bir<span class="u">a</span>ddee rizqihim AAal<span class="u">a</span> m<span class="u">a</span>malakat aym<span class="u">a</span>nuhum fahum feehi saw<span class="u">a</span>on afabiniAAmatiAll<span class="u">a</span>hi yaj<span class="u">h</span>adoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Allah, rızık bakımından bir kısmınızı, bir kısmınızdan üstün etmiştir. Geçimi üstün olanlar, rızıklarını, elleri altında bulunanlara verip onları da geçim bakımından kendilerine eşit etmezler, Allah'ın nîmetini bile bile inkâr mı ederler?
Ali Bulaç
Allah rızıkta kiminizi kiminize üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
Bayraktar Bayraklı
Allah, kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerine onları eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Diyanet İşleri
Allah kiminize kiminizden daha bol rızık verdi. Bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere verip de bu hususta kendilerini onlara eşit kılmazlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Edip Yüksel
ALLAH rızık açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, emirleri altındakilerle varlıklarını eşit paylaşmazlar. ALLAH'ın nimetini mi reddediyorlar?*
Elmalılı Hamdi Yazır
Allah, rızık yönünden bir kısmınızı diğerlerinden üstün kıldı. Kendilerine bol rızık verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere vermiyorlar ki, onda eşit olsunlar. Durum böyle iken Allah'ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Erhan Aktaş
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Üstün kılınanlar; rızıklarını, yeminlerinin mülkü* olan kimselere aktarıyorlar da, onlar, onda eşit oluyorlar mı? O halde, Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?*
Hakkı Yılmaz
Ve Allah rızık konusunda kiminizi kiminize fazlalıklı kılmıştır. Kendilerine fazlalık verilenler, kendi rızıklarını; yiyip içeceklerini, servetlerini, sözleşmeler gereği himayelerinde bulundurdukları kimselere,* hepsi rızıkta eşit olmak üzere vermezler. O hâlde bunlar Allah'ın nimetini bilerek örtbas mı ediyorlar?
Muhammed Esed
Rızık konusunda, kiminize kiminizden fazla veren Allah'tır: hal böyleyken, kendisine fazla verilmiş olanlar, rızıklarını -bu bakımdan aralarında eşitlik olsun diye- sağ ellerinin malik olduğu kimselerle paylaşmakta isteksiz davranıyorlar. Peki, (böyle yapmakla) Allah'ın nimetini (bile bile) inkara mı kalkışıyorlar?
Mustafa İslamoğlu
Allah rızkı kiminize diğerinden daha fazla vermiştir. Peki, kendisine fazla verilenler emirleri altında çalışan kesimleri servetlerine ortak etseler de, onlar da bu konuda (kendileriyle) eşit hale gelseler ya! Buna (dahi razı olmayacaklarına) göre, hala (ortak koşmakla), Allah'ın nimetlerini bile bile inkara yeltenmiş olmuyorlar mı?
Suat Yıldırım
Allah sizi, maişet ve rızık hususunda kiminizi kiminize üstün kıldı. Nasipleri bol olanlar kendi nasiplerini, kendileriyle eşit seviyeye gelecek derecede, yanlarında çalıştırdıkları köle ve hizmetçilere vermezler. O halde nasıl olur da Allah'ın nimetini, Allah'ın kendilerinin üzerindeki hakkını bile bile inkâr ederler? [30, 28] {KM, Çıkış 21, 2; I Korintos. 12, 13}
Süleyman Ateş
Allah, rızıkta kiminizi kiminizden üstün kıldı. (Rızıkça) üstün kılınanlar, ellerinin altında bulunanlara kendi rızıklarını verip de hepsi rızıkta eşit olmuyorlar. Allah'ın ni'metini mi inkar ediyorlar?
Şaban Piriş
Allah, rızık konusunda kiminizi, kiminizden üstün kılmıştır. Fakat, üstün kılınanlar, gözetimleri altında bulunanlara, kendileriyle eşit olurlar diye rızıklarını vermezler. Bile bile Allahın nimetini inkar mı ediyorlar?
Yaşar Nuri Öztürk
Allah, rızıkta kiminizi kiminize üstün kılmıştır. Fazla verilenler, rızıklarını ellerinin altındakilere aktarıp da hepsi onda eşit hale gelmiyor. Allah'ın nimetini mi inkar ediyor bunlar?
Edip-Layth-Martha
God has endowed some of you over others in provision. Yet, those who have been endowed are unwilling to share their provision with those whom they have contractual rights so that they may become equal in it. Are they denying the favor of God?*
Muhammad Asad
And on some of you God has bestowed more abundant means of sustenance than on others: and yet, they who are more abundantly favoured are [often] unwilling to share their sustenance with those whom their right hands possess, so that they [all] might be equal in this respect.* Will they, then, God's blessings [thus] deny?
Rashad Khalifa
GOD has provided for some of you more than others. Those who are given plenty would never give their properties to their subordinates to the extent of making them partners. Would they give up GOD's blessings?,
The Monotheist Group
And God has preferred some of you over others in provision. Yet, those who have been preferred will not relinquish their provision to those who are maintained by their oaths, that they may become equal in it. Is it the favor of God that they deny?