Nahl Sûresi92. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | ve asla | And (do) not |
| 2 | تكونوا | ك و نKVN | tekūnū | olmayın | be |
| 3 | كالتي | — | kālletī | gibi | like her who |
| 4 | نقضت | ن ق ضNGŽ | neḳaDet | çözen kadın | untwists |
| 5 | غزلها | غ ز لĞZL | ğazlehā | ipliğini | her spun yarn |
| 6 | من | — | min | after | |
| 7 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 8 | قوة | ق و يGVY | ḳuvvetin | kuvvetli | strength |
| 9 | أنكاثا | ن ك ثNKS̃ | enkāṧen | büktükten | "(into) untwisted strands;" |
| 10 | تتخذون | ا خ ذ EḢZ̃ | tetteḣiƶūne | bir vasıta yaparak | you take |
| 11 | أيمانكم | ي م نYMN | eymānekum | yeminlerinizi | your oaths |
| 12 | دخلا | د خ لD̃ḢL | deḣalen | bozucu | (as) a deception |
| 13 | بينكم | ب ي نBYN | beynekum | aranızda | between you, |
| 14 | أن | — | en | because | |
| 15 | تكون | ك و نKVN | tekūne | olduğu için | is |
| 16 | أمة | ا م مEMM | ummetun | bir topluluk | a community |
| 17 | هي | — | hiye | [it] | |
| 18 | أربى | ر ب وRBV | erbā | daha çok | more numerous |
| 19 | من | — | min | than | |
| 20 | أمة | ا م مEMM | ummetin | diğer bir topluluktan | (another) community. |
| 21 | إنما | — | innemā | çünkü | Only, |
| 22 | يبلوكم | ب ل وBLV | yeblūkumu | sizi dener | Allah tests you |
| 23 | الله | — | llahu | Allah | Allah tests you |
| 24 | به | — | bihi | bununla | by it. |
| 25 | وليبينن | ب ي نBYN | veleyubeyyinenne | ve açıklayacaktır | And He will make clear |
| 26 | لكم | — | lekum | size | to you |
| 27 | يوم | ي و مYVM | yevme | günü | (on) the Day |
| 28 | القيامة | ق و مGVM | l-ḳiyāmeti | kıyamet | (of) the Resurrection, |
| 29 | ما | — | mā | şeyleri | what |
| 30 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olduğunuz | you used (to) |
| 31 | فيه | — | fīhi | hakkında | in it |
| 32 | تختلفون | خ ل فḢLF | teḣtelifūne | ayrılığa düştüğünüz | differ. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا تكونوا كالتى نقضت غزلها من بعد قوة انكثا تتخذون ايمنكم دخلا بينكم ان تكون امة هى اربى من امة انما يبلوكم الله به وليبينن لكم يوم القيمة ما كنتم فيه تختلفون
Arapça (Harekeli)
وَلَا تَكُونُوا كَالَّتِي نَقَضَتْ غَزْلَهَا مِن بَعْدِ قُوَّةٍ أَنكَاثًا تَتَّخِذُونَ أَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ أَن تَكُونَ أُمَّةٌ هِيَ أَرْبَى مِنْ أُمَّةٍ إِنَّمَا يَبْلُوكُمُ اللَّهُ بِهِ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ مَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
Transliterasyon
Ve lâ tekûnû kelletî nekadat gazlehâ min ba’di kuvvetin enkâsâ(enkâsen), tettehızûne eymânekum dehalen beynekum en tekûne ummetun hiye erbâ min ummeh(ummetin), innemâ yeblûkumullâhu bih|î|, ve le yubeyyinenne lekum yevmel kıyâmeti mâ kuntum fîhi tahtelifûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> takoonoo ka<span class="b">a</span>llatee naqa<span class="u">d</span>atghazlah<span class="u">a</span> min baAAdi quwwatin ank<span class="u">a</span>than tattakhi<span class="u">th</span>oonaaym<span class="u">a</span>nakum dakhalan baynakum an takoona ommatun hiya arb<span class="u">a</span>min ommatin innam<span class="u">a</span> yablookumu All<span class="u">a</span>hu bihiwalayubayyinanna lakum yawma alqiy<span class="u">a</span>mati m<span class="u">a</span> kuntumfeehi takhtalifoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
İpliğini iyice büktükten sonra onu söken kadına benzemeyin. Bir topluluk diğer bir topluluktan daha çok ve üstün diye yeminlerinizi bir düzen haline koymayın; Allah sizi bununla sınar ancak ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyi de kıyâmet günü, size açıklar, bildirir.
Ali Bulaç
Bir ümmet diğer bir ümmetten (sayıca ve malca) daha gelişkindir diye, yeminlerinizi kendi aranızda bir bozuculuk unsuru yaparak, ipini kuvvetle eğirdikten sonra bozup-çözen (kadın) gibi olmayın. Şüphesiz Allah, sizi bununla imtihan etmektedir. Kıyamet günü hakkında ihtilafa düştüğünüz şeyi size muhakkak açıklayacaktır.
Bayraktar Bayraklı
Bir milletin diğer bir milletten daha çok olmasından dolayı, ipliğini iyice eğirip katladıktan sonra örgüsünü bozan kadın gibi, aranızdaki yeminlerinize hile sokarak bozmayınız! Şüphesiz, Allah onunla sizi deniyor ve aranızda anlaşmazlığa düştüğünüz şeyi kıyamet günü elbette size açıklayacaktır.
Diyanet İşleri
Bir toplum diğer bir toplumdan (sayıca ve malca) daha çok olduğu için yeminlerinizi, aranızda bir fesat aracı edinerek ipliğini sağlamca büktükten sonra, çözüp bozan (kadın) gibi olmayın. Allah, bununla sizi imtihan etmektedir. Hakkında ihtilafa düşmekte olduğunuz şeyi kıyamet gününde mutlaka size açıklayacaktır.
Edip Yüksel
İpliğini sağlamca eğirdikten sonra çözen kadın gibi olmayın. Bir topluluğun diğer bir topluluktan güçlü olmasından yararlanarak yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın. ALLAH sizi böylece dener. Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları diriliş günü size açıklayacak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir ümmet, diğer bir ümmetten (sayıca ve malca) daha çok olduğu için, yeminlerinizi aranızda aldatma vasıtası yaparak, ipliğini sağlamca eğirdikten sonra onu söküp bozmaya çalışan kadın gibi olmayın. Allah sizi bununla imtihan eder ve şüphesiz hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyleri kıyamet günü size mutlaka açıklayacaktır.
Erhan Aktaş
İçinizden bir topluluğun başka bir topluluktan daha güçlü olmasından etkilenerek, yeminlerinizi aldatma amacıyla; ipliğini sağlamca eğirdikten sonra, onu geri çözüp bozan kadın gibi olmayın. Allah, sizi bununla* sınıyor. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyler, kıyamet günü size açıklanacaktır.
Hakkı Yılmaz
Bir ümmet, diğer bir ümmetten daha çoktur diye, yeminlerinizi aranızda aldatma aracı edinerek, ipliğini sağlamca eğirdikten sonra, onu söküp bozan kadın* gibi de olmayın. Şüphesiz Allah, sizi bununla sınıyor. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri kıyâmet günü size kesinlikle açıklayacaktır.
Muhammed Esed
Ve sakın yeminlerinizi, sırf içinizden bir grubun diğerinden daha güçlü olmasına dayanarak aranızda bir aldatma aracı olarak ele alıp da ipliğini iyice büküp berkittikten sonra onu çözüp koparan kadın gibi olmayın. Allah bütün bunlarla sizi sadece sınavdan geçiriyor ki, üzerinde çekişip durduğunuz her şeyi Kıyamet Günü'nde bütün açıklığıyla karşınıza koysun.
Mustafa İslamoğlu
Ve asla bir topluluk (diğerinden) daha karlı gerekçesiyle, yeminlerinizi kendi aranızda bir kandırmacaya dönüştürerek, ipliğini iyice eğirdikten sonra onu tersine çevirip çözen kadının durumuna düşmeyin! Şüphesiz Allah sizi bununla sınamaktadır; ve elbette Kıyamet Günü üzerinde sürekli tartışıp farklı sonuçlara ulaştığınız şeyleri açık seçik önünüze serecektir.
Suat Yıldırım
Bir topluluk, diğer bir topluluktan sayıca, nüfuzca veya malca daha çok olduğu için, yeminlerinizi aranızda bir aldatma ve işi bozma sebebi kılıp da ipliğini sağlamca büküp eğirdikten sonra çözen, böylece bütün emeğini boşa çıkaran ahmak kadının durumuna düşmeyin. Gerçekten Allah sizi bununla (sözünüzü yerine getirmekle veya nüfuz ve servet çokluğu ile) imtihan eder. Kıyamet günü de hakkında ihtilafa düşmüş olduğunuz şeyleri size açıklayacaktır.
Süleyman Ateş
Bir topluluk, diğer bir topluluktan (sayıca ve malca) daha çok olduğu için, yeminlerinizi aranızda bozucu bir vasıta yaparak, ipliğini kuvvetli büktükten sonra çözen kadın gibi olmayın! Çünkü Allah, sizi bununla dener. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size açıklayacaktır.*
Şaban Piriş
İpliğini iyice eğirip sağlamlaştırdıktan sonra bozan kadın gibi olmayın. Bir toplum, diğer bir toplumdan daha çok diye yeminlerinizi bozuyorsunuz. Ancak, Allah sizi onunla imtihan ediyor, kıyamet günü hakkında ihtilaf ettiğiniz şeyi açıklayacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminleri bozmada, ipliğini kuvvetle büktükten sonra bozup parçalayan karı gibi olmayın. Bir topluluk ötekinden daha zengin ve kalabalık çıktığı için yeminlerinizi aranızda bir hile aracı yapıyorsunuz. Allah sizi bununla imtihan ediyor; ihtilafa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size açık bir biçimde elbette gösterecektir.
Edip-Layth-Martha
Do not be like the one who unraveled her knitting after it had become strong, by breaking your oaths as a means of deception between you, because a nation is more numerous than another nation. God only puts you to the test by it. He will show you on the day of Resurrection what you were disputing in.
Muhammad Asad
Hence, be not like her who breaks and completely untwists the yarn which she [herself] has spun and made strong-[be not like this by] using your oaths as a means of deceiving one another,* simply because some of you may be more powerful than others."* By all this, God but puts you to a test-and [He does it] so that on Resurrection Day He might make clear unto you all that on which you were wont to differ.*
Rashad Khalifa
Do not be like the knitter who unravels her strong knitting into piles of flimsy yarn. This is your example if you abuse the oaths to take advantage of one another. Whether one group is larger than the other, GOD thus puts you to the test. He will surely show you on the Day of Resurrection everything you had disputed.,
The Monotheist Group
And do not be like she who unraveled her knitting after it had become strong, by breaking your oaths as a means of deception between you. That a nation shall be more numerous than another nation, for God puts you to the test by it. And He will show you on the Day of Resurrection that which you were disputing in.