Nahl Sûresi94. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (19 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ولاve lāAnd (do) not
2تتخذواا خ ذ EḢZ̃tetteḣiƶūyapmayıntake
3أيمانكمي م نYMNeymānekumyeminleriniziyour oaths
4دخلاد خ لD̃ḢLdeḣalenbozan bir şey(as) a deception
5بينكمب ي نBYNbeynekumaranızıbetween you,
6فتزلز ل لZLLfetezillekayarlest, should slip
7قدمق د مGD̃Mḳademunayaka foot
8بعدب ع دBAD̃beǎ'desonraafter
9ثبوتهاث ب تS̃BTṧubūtihāsağlam bastıktanit is firmly planted,
10وتذوقواذ و قZ̃VGve teƶūḳūve tadarsınızand you would taste
11السوءس و اSVEs-sū'ekötülüğüthe evil
12بماbimādolayıfor what
13صددتمص د دṦD̃D̃Sadedtumengel olduğunuzdanyou hindered
14عنǎn-danfrom
15سبيلس ب لSBLsebīliyolu-(the) way
16اللهllahiAllah'ın(of) Allah
17ولكمvelekumve sizin için vardırand for you
18عذابع ذ بAZ̃Bǎƶābunbir azab(is) a punishment
19عظيمع ظ مAƵMǎZīmunbüyükgreat.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ولا تتخذوا ايمنكم دخلا بينكم فتزل قدم بعد ثبوتها وتذوقوا السوء بما صددتم عن سبيل الله ولكم عذاب عظيم

Arapça (Harekeli)

وَلَا تَتَّخِذُوا أَيْمَانَكُمْ دَخَلًا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا السُّوءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ اللَّهِ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

Transliterasyon

Ve lâ tettehızû eymânekum dehalen beynekum fe tezille kademun ba’de subûtihâ ve tezûkus sûe bimâ sadedtum an sebîlillâh|i|, ve lekum azâbun azîm(azîmun).

Transliteration (Eng.)

Wal<span class="u">a</span> tattakhi<span class="u">th</span>oo aym<span class="u">a</span>nakumdakhalan baynakum fatazilla qadamun baAAda thubootih<span class="u">a</span> wata<span class="u">th</span>ooqooa<span class="b">l</span>ssoo-a bim<span class="u">a</span> <span class="u">s</span>adadtum AAan sabeeli All<span class="u">a</span>hiwalakum AAa<span class="u">tha</span>bun AAa<span class="i"><span class="u">th</span></span>eem<span class="b">un</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Yeminlerinizi, birbirinizi aldatmaya vâsıta edinmeyin, sonra ayağınız adamakıllı pekişip yerleştikten sonra kayıverir ve halkı, Allah yolundan menetmenize karşılık kötülüğe uğrarsınız ve hakkınız olur pek büyük azap.

Ali Bulaç

Yeminlerinizi kendi aranızda, bir bozuculuk unsuru edinmeyin; sonra sapasağlam basan ayak kayar ve Allah'ın yolundan alıkoyduğunuz için kötülüğü tadarsınız. (Ayrıca) Büyük azap da sizin içindir.

Bayraktar Bayraklı

Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyiniz; yoksa sağlam basmış olan ayak sürçebilir ve Allah'ın yolundan alıkoymuş olacağınızdan dolayı da acı azabı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.

Diyanet İşleri

Yeminlerinizi aranızda fesada araç edinmeyin, aksi halde (İslam'da) sebat etmişken ayağınız kayar da (insanları) Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle (dünyada) kötülüğü tadarsınız. Sizin için (ahirette de) büyük bir azap vardır.

Edip Yüksel

Yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın ki sağlam basmış ayağınız kaymasın. ALLAH'ın yolundan saptığınız için perişanlığı tadar ve acı bir azabı hakedersiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yeminlerinizi aranızda aldatma ve fesada vasıta edinmeyin, sonra sağlam basmışken bir ayak kayar da Allah yolundan saptığınız için, dünyada kötü azabı tadarsınız. Ahirette de size büyük bir azab olur.

Erhan Aktaş

Yeminlerinizi, aranızda aldatma ve bozgunculuğa araç yapmayın. Yoksa yere sağlam bastıktan sonra* ayak kayar. Allah’ın yolundan saptığınız için kötülükle karşı karşıya kalırsınız. Ve ahirette de büyük bir azaba uğrarsınız.

Hakkı Yılmaz

Ve yeminlerinizi aranızda aldatma ve bozgunculuğa/ kargaşaya araç edinmeyin. Sonra ayak sağlam bastıktan sonra kayıverir ve Allah yolundan saptığınız için, kötülüğü tadarsınız. Büyük azap da sizin içindir.

Muhammed Esed

(Bunun içindir ki,) yeminlerinizi aranızda bir aldatma aracı olarak kullanmayın; yoksa ayağ(ınız), sağlamca basmış olduğunuz halde, kayar ve böylece Allah yolundan dönüp uzaklaşmanızın kötü (sonuçlarını) tatmak zorunda kalırsınız; ayrıca bu takdirde sizi (öte dünyada da) çok büyük bir azap bekliyecektir.

Mustafa İslamoğlu

Asla yeminlerinizi bir kandırma aracına dönüştürmeyin; yoksa ayağınızı sağlam basmışken (zemin alttan) kayıp gider ve Allah yolundan uzaklaşmanızın kötü sonuçlarını (yudum yudum) tadarsınız; üstelik (ötede) sizi bekleyen daha korkunç bir azap bulursunuz.

Suat Yıldırım

Yeminlerinizi aranızda bir aldatma ve fesat aleti yapmayın ki sonra ayağınız sapasağlam bastıktan sonra kayabilir, insanları Allah yolundan alıkoymanız sebebiyle kötülüğün cezasını tadarsınız, âhirette de size pek büyük bir azap olur.

Süleyman Ateş

Yeminlerinizi aranızı bozan bir şey yapmayın, sonra sağlam basmış olan ayak, kayar ve Allah'ın yoluna engel olduğunuzdan dolayı kötülüğü(n cezasını) tadarsınız ve büyük bir azaba uğrarsınız.

Şaban Piriş

Birbirinizi aldatmak için yemin etmeyin. Eğer böyle yaparsanız, ayak sağlamca yere bastıktan sonra kaymış olur. Allah yolundan saptığınız için azabı tadarsınız. Ve size büyük bir azap dokunur.

Yaşar Nuri Öztürk

Yeminlerinizi aranızda hile ve aldatma aracı yapmayın; aksi halde, ayak sağlam bastıktan sonra kayar ve Allah yolundan alıkoyduğunuz için acıyı tadarsınız. Üstelik büyük bir azaba da uğrarsınız.

Edip-Layth-Martha

Do not use your oaths as a means of deception between you, that a foot will falter after it had been firm, and you will taste the evil of turning away from the path of God, and you will have a great retribution.

Muhammad Asad

And do not use your oaths as a means of deceiving one another-or else [your] foot will slip after having been firm,* and then you will have to taste the evil [consequences]* of your having turned away from the path of God, with tremendous suffering awaiting you [in the life to come].

Rashad Khalifa

Do not abuse the oaths among you, lest you slide back after having a strong foothold, then you incur misery. Such is the consequence of repelling from the path of GOD (by setting a bad example); you incur a terrible retribution.,

The Monotheist Group

And do not use your oaths as a means of deception between you, that a foot will slip after it has been made firm, and you will taste the evil of turning away from the path of God, and you will have a great retribution.