Beni İsrail Sûresi29. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | ve asla | And (do) not |
| 2 | تجعل | ج ع لCAL | tec'ǎl | yapma | make |
| 3 | يدك | ي د يYD̃Y | yedeke | el(ler)ini | your hand |
| 4 | مغلولة | غ ل لĞLL | meğlūleten | bağlanmış | chained |
| 5 | إلى | — | ilā | to | |
| 6 | عنقك | ع ن قANG | ǔnuḳike | boynuna | your neck, |
| 7 | ولا | — | ve lā | ve | and not |
| 8 | تبسطها | ب س طBSŦ | tebsuThā | açma | extend it |
| 9 | كل | ك ل لKLL | kulle | tamamen | (to its) utmost |
| 10 | البسط | ب س طBSŦ | l-besTi | açarak | reach, |
| 11 | فتقعد | ق ع دGAD̃ | feteḳ'ǔde | sonra kalırsın | so that you sit |
| 12 | ملوما | ل و مLVM | melūmen | kınanmış | blameworthy, |
| 13 | محسورا | ح س رḪSR | meHsūran | hasret içinde | insolvent. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا تجعل يدك مغلولة الى عنقك ولا تبسطها كل البسط فتقعد ملوما محسورا
Arapça (Harekeli)
وَلَا تَجْعَلْ يَدَكَ مَغْلُولَةً إِلَى عُنُقِكَ وَلَا تَبْسُطْهَا كُلَّ الْبَسْطِ فَتَقْعُدَ مَلُومًا مَّحْسُورًا
Transliterasyon
Ve lâ tec’al yedeke maglûleten ilâ unukıke ve lâ tebsuthâ kullel bastı fe tak’ude melûmen mahsûrâ(mahsûren).
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> tajAAal yadaka maghloolatan il<span class="u">a</span>AAunuqika wal<span class="u">a</span> tabsu<span class="u">t</span>h<span class="u">a</span> kulla albas<span class="u">t</span>ifataqAAuda malooman ma<span class="u">h</span>soor<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Elini boynuna bağlama, tamâmıyla da açma, sonra kendini kınar ve birşeye gücün yetmeyerek pişman bir halde oturur kalırsın.
Ali Bulaç
Elini boynunda bağlanmış olarak kılma, büsbütün de açık tutma. Sonra kınanır, hasret (pişmanlık) içinde kalakalırsın.
Bayraktar Bayraklı
Elini boynuna bağlayıp cimri kesilme ve büsbütün de açıp tutumsuz olma! Yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.
Diyanet İşleri
Eli sıkı olma; büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır, (kaybettiklerinin) hasretini çeker durursun.
Edip Yüksel
Elini boynuna bağlama ve tümüyle de açma yoksa pişman olur, üzülürsün.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elini boynuna asıp bağlama (cimri olma), hem de onu büsbütün açıp saçma (israf etme); aksi halde kınanmış olursun ve eli boş açıkta kalırsın.
Erhan Aktaş
Elini bağlayıp boynuna asma. Onu büsbütün de açma.* Aksi halde kınanırsın ve yaptığına pişman olur kalırsın.*
Hakkı Yılmaz
Ve elini boynuna bağlanmış yapma/cimri olma, onu büsbütün de saçma/savurganlık yapma. Aksi hâlde kınanmış ve yaptığına pişman olur kalırsın.
Muhammed Esed
Ve ne ellerini boynuna bağlayıp kilitli tut, ne de sonuna kadar aç(ıp varını yoğunu ortaya dök); böyle yaparsan, (yükümlü olduğun kimselerce) kınanan, yapayalnız ve yoksul biri olup çıkarsın.
Mustafa İslamoğlu
Yine sen (ey insan), ne ellerini boynuna bağlayıp (cimrilik yap), ne de onları büsbütün açarak (saçıp savur); eğer böyle yaparsan, kınanmış olarak bir köşeye atılıp pişmanlık içinde kıvranırsın.
Suat Yıldırım
Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma ki herkes tarafından ayıplanan, kaybettiklerine hasret çeken bir hale düşmeyesin.
Süleyman Ateş
El(ler)ini boynuna bağlanmış yapma, tamamen de açma, sonra kınanır, hasret içinde kalırsın.*
Şaban Piriş
Elini boynuna asıp bağlama, büsbütün de açıp, tutumsuz olma; yoksa pişman olur, açıkta kalırsın.
Yaşar Nuri Öztürk
Elini bağlayıp boynuna asma. Ama onu büsbütün de açma. Sonra kınanır, hasret içinde bir köşede büzülür kalırsın.
Edip-Layth-Martha
Do not make your hand stingy by holding it to your neck, nor shall you make it fully open so you become in despair and regret.
Muhammad Asad
And neither allow thy hand to remain shackled to thy neck,* nor stretch it forth to the utmost limit [of thy capacity], lest thou find thyself blamed [by thy dependants], or even destitute.
Rashad Khalifa
You shall not keep your hand stingily tied to your neck, nor shall you foolishly open it up, lest you end up blamed and sorry.,
The Monotheist Group
And do not make your hand stingy by holding it to your neck, nor shall you lay it fully open so you become in despair and regret.