Beni İsrail Sûresi5. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (17 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1فإذاfeiƶāne zaman kiSo when
2جاءج ي اCYEcā'egelincecame
3وعدو ع دVAD̃veǎ'duzamanı(the) promise
4أولاهماا و لEVLūlāhumābirincisinin(for) the first of the two,
5بعثناب ع ثBAS̃beǎṧnāgönderdikWe raised
6عليكمǎleykumüzerinizeagainst you
7عباداع ب دABD̃ǐbādenkullarımızıservants
8لناlenābizimof Ours
9أوليا و لEVLūlīçok güçlüthose of great military might
10بأسب ا سBESbe'sinçok güçlüthose of great military might
11شديدش د دŞD̃D̃şedīdinçok güçlüthose of great military might
12فجاسواج و سCVSfe cāsū(sizi) araştırdılarand they entered
13خلالخ ل لḢLLḣilālearalarına giripthe inner most part
14الديارد و رD̃VRd-diyārievlerin(of) the homes,
15وكانك و نKVNve kāneidiand (it) was
16وعداو ع دVAD̃veǎ'denbir va'da promise
17مفعولاف ع لFALmef'ǔlenyapılması gerekenfulfilled.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

فاذا جاء وعد اولىهما بعثنا عليكم عبادا لنا اولى باس شديد فجاسوا خلل الديار وكان وعدا مفعولا

Arapça (Harekeli)

فَإِذَا جَاءَ وَعْدُ أُولَاهُمَا بَعَثْنَا عَلَيْكُمْ عِبَادًا لَّنَا أُولِي بَأْسٍ شَدِيدٍ فَجَاسُوا خِلَالَ الدِّيَارِ وَكَانَ وَعْدًا مَّفْعُولًا

Transliterasyon

Fe izâ câe va’du ûlâhumâ beasnâ aleykum ibâden lenâ ulîbe’sin şedîdin fe câsû hılâled diyâr|i|, ve kâne va’den mef’ûlâ(mef’ûlen).

Transliteration (Eng.)

Fa-i<span class="u">tha</span> j<span class="u">a</span>a waAAdu ool<span class="u">a</span>hum<span class="u">a</span>baAAathn<span class="u">a</span> AAalaykum AAib<span class="u">a</span>dan lan<span class="u">a</span> oleeba/sin shadeedin faj<span class="u">a</span>soo khil<span class="u">a</span>la a<span class="b">l</span>ddiy<span class="u">a</span>riwak<span class="u">a</span>na waAAdan mafAAool<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

O iki taşkınlıktan birincisinin mukadder zamânı gelince size, azâp etmede çetin, kuvvetli kullarımızı gönderdik de yurdunuzun tâ içine girip sizi araştırdılar ve bu, yerine getirilen bir vaatti.

Ali Bulaç

Nitekim o ikiden ilk-vaid geldiği zaman, oldukça zorlu olan kullarımızı üzerinize gönderdik de (sizi) evlerin aralarına kadar girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdü.

Bayraktar Bayraklı

Birincisinin vakti geldiği zaman, pek güçlü olan kullarımızı üzerinize saldık ve evlerin arasında dolaştılar. Bu yerine gelmiş bir vaad idi.

Diyanet İşleri

Bunlardan ilkinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Bunlar, evlerin arasında dolaşarak (sizi) aradılar. Bu, yerine getirilmiş bir vaad idi.*

Edip Yüksel

"Birincisinin zamanı gelince, büyük güce sahip kullarımızı üstünüze göndeririz. Evlerinize kadar girerek araştırırlar. Gerçekleşmesi gereken bir sözdü bu."

Elmalılı Hamdi Yazır

Birincisinin zamanı gelince,üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.

Erhan Aktaş

Birincisinin zamanı gelince çok güçlü kullarımızı üzerinize gönderdik. Yurtlarının içlerine kadar girdiler işgal ettiler. Böylece yapılan uyarı gerçekleşmiş oldu.

Hakkı Yılmaz

İşte o ikisinden birincisinin zamanı gelince, üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik de onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Ve o, yerine getirilmesi gereken bir vaat idi.

Muhammed Esed

Bu yüzden bunlardan ilki hakkında yapılan ön-uyarı(nın günü) gelip çattığında kavgada çok çetin kullarımızdan saldık üzerinize, öyle ki bunlar ülkede kıyı-bucak girmedik yer bırakmadılar; ve ön-uyarının gereği böylece bütünüyle yerine gelmiş oldu.

Mustafa İslamoğlu

İşte bu iki uyarıdan birincisinin vakti geldiğinde, sizin üzerinize şu Bizim (belalı) kullardan saldırı gücü çok yüksek olanları musallat ettik; öyle ki, bunlar köşe bucak her yeri arayıp taradılar: zira bu, sadece (böyle yapanlar için) konulmuş bir yasanın uygulanmasıydı.

Suat Yıldırım

Onlardan birincisinin vâdesi gelince, kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı sizin üzerinize musallat ettik de onlar sizi yakalayabilmek için evlerin aralarına bile girerek her tarafı didik didik edip araştırdılar. Bu, yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.

Süleyman Ateş

Birincisinin zamanı gelince üzerinize çok güçlü kullarımızı gönderdik, evlerin aralarına girip (sizi) araştırdılar. Bu, yapılması gereken bir va'd idi.

Şaban Piriş

Birincisinin zamanı gelince, üzerinize çok şiddetli savaşçı kullarımızı gönderdik de ülkeyi baştan başa ele geçirdiler. Bu, gerçekleşmiş bir hüküm idi.

Yaşar Nuri Öztürk

Nihayet o ikiden birincinin vadesi geldiğinde, üzerinize, aşılmaz bir güce sahip kullarımızı gönderdik de onlar, barınakların aralarına girip araştırdılar. Ve bu, yerine getirilmiş bir vaat idi.

Edip-Layth-Martha

So, when the promise of the first one comes to pass, We would send against you servants of Ours who are very powerful, thus they managed to breach your very homes, and this was a promise which has come to pass.

Muhammad Asad

Hence, when the prediction of the first of those two [periods of iniquity] came true, We sent against you some of Our bondmen of terrible prowess in war, and they wrought havoc throughout the land: and so the prediction was fulfilled.*

Rashad Khalifa

"When the first time comes to pass, we will send against you servants of ours who possess great might, and they will invade your homes. This is a prophecy that must come to pass.,

The Monotheist Group

So, when the promise of the first one comes to pass, We would send against you servants of Ours who are very powerful, thus they managed to breach your very homes, and this was a promise which has come to pass.