Beni İsrail Sûresi54. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ربكم | ر ب بRBB | rabbukum | Rabbiniz | Your Lord |
| 2 | أعلم | ع ل مALM | eǎ'lemu | daha iyi bilir | (is) most knowing |
| 3 | بكم | — | bikum | sizi | of you. |
| 4 | إن | — | in | eğer | If |
| 5 | يشأ | ش ي اŞYE | yeşe' | dilerse | He wills, |
| 6 | يرحمكم | ر ح مRḪM | yerHamkum | size acır | "He will have mercy on you;" |
| 7 | أو | — | ev | veya | or |
| 8 | إن | — | in | eğer | if |
| 9 | يشأ | ش ي اŞYE | yeşe' | dilerse | He wills |
| 10 | يعذبكم | ع ذ بAZ̃B | yuǎƶƶibkum | size azabeder | He will punish you. |
| 11 | وما | — | ve mā | And not | |
| 12 | أرسلناك | ر س لRSL | erselnāke | biz seni göndermedik | We have sent you |
| 13 | عليهم | — | ǎleyhim | onların üzerine | over them |
| 14 | وكيلا | و ك لVKL | vekīlen | bir vekil | (as) a guardian. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ربكم اعلم بكم ان يشا يرحمكم او ان يشا يعذبكم وما ارسلنك عليهم وكيلا
Arapça (Harekeli)
رَّبُّكُمْ أَعْلَمُ بِكُمْ إِن يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ أَوْ إِن يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ وَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا
Transliterasyon
Rabbukum a’lemu bikum, in yeşa’ yerhamkum ev in yeşa’ yuazzibkum, ve mâ erselnâke aleyhim vekîlâ(vekîlen).
Transliteration (Eng.)
Rabbukum aAAlamu bikum in yasha/ yar<span class="u">h</span>amkumaw in yasha/ yuAAa<span class="u">thth</span>ibkum wam<span class="u">a</span> arsaln<span class="u">a</span>kaAAalayhim wakeel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbiniz, sizi daha iyi bilir; dilerse acır size, yahut dilerse azâp eder size ve seni, onların amellerini gözetmek, onları korumak için göndermedik.
Ali Bulaç
Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azaplandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Bayraktar Bayraklı
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Diyanet İşleri
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.*
Edip Yüksel
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse sizi cezalandırır. Seni onlara avukatlık yapasın diye göndermedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbiniz sizi çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, dilerse azab eder. Seni de onların üzerine vekil göndermedik.
Erhan Aktaş
Rabb’iniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azap eder.* Seni onlara vekil* olarak göndermedik.
Hakkı Yılmaz
Sizin Rabbiniz sizi daha iyi bilendir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder veyahut dilerse azap eder. Seni de onların üzerine, vekil [bir programa göre ayarlayan ve bu programı koruyarak, destekleyerek uygulayan biri] olarak göndermedik.
Muhammed Esed
Rabbiniz ne olduğunuzu, (neye layık olduğunuzu) tam olarak bilmektedir: dilerse size acıyıp esirgeme gösterir, dilerse cezalandırır sizi. Bunun içindir ki (ey Peygamber,) seni (insanların) yazgılarına karar verme yetkisiyle göndermedik;
Mustafa İslamoğlu
Rabbiniz kim ve ne olduğunuzu çok iyi bilmektedir; dilerse size rahmetiyle muamele eder, dilerse cezalandırır. Bunun içindir ki, Biz seni onlara inanç dayatan bir otorite olarak göndermedik.
Suat Yıldırım
Rabbiniz sizi pek iyi bilir. Dilerse size merhamet eder yahut dilerse sizi cezalandırır. Bunun içindir ki, ey Resulüm, seni onlar üzerine yönetici, onlardan sorumlu olarak göndermedik.
Süleyman Ateş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azabeder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik.
Şaban Piriş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size rahmet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onlar üzerine vekil göndermedik.
Edip-Layth-Martha
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. We have not sent you as a guardian over them.
Muhammad Asad
Your Sustainer is fully aware of what you are [and what you deserve]: if He so wills, he will bestow [His] grace upon you; and if He so wills, He will chastise you. Hence, We have not sent thee [unto men, O Prophet,] with the power to determine their fate,*
Rashad Khalifa
Your Lord knows you best. According to His knowledge, He may shower you with mercy, or He may requite you. We did not send you to be their advocate.,
The Monotheist Group
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. And We have not sent you as a guardian over them.