Beni İsrail Sûresi76. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإن | — | ve in | ve | And indeed, |
| 2 | كادوا | ك و دKVD̃ | kādū | neredeyse | they were about |
| 3 | ليستفزونك | ف ز زFZZ | leyestefizzūneke | seni tedirgin edeceklerdi | (to) scare you |
| 4 | من | — | mine | from | |
| 5 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yurdundan | the land, |
| 6 | ليخرجوك | خ ر جḢRC | liyuḣricūke | çıkarmak için | that they evict you |
| 7 | منها | — | minhā | oradan | from it. |
| 8 | وإذا | — | veiƶen | o takdirde | But then |
| 9 | لا | — | lā | not | |
| 10 | يلبثون | ل ب ثLBS̃ | yelbeṧūne | kalamazlar | they (would) have stayed |
| 11 | خلافك | خ ل فḢLF | ḣilāfeke | senin ardından | after you |
| 12 | إلا | — | illā | ancak | except |
| 13 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | pek az | a little. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وان كادوا ليستفزونك من الارض ليخرجوك منها واذا لا يلبثون خلفك الا قليلا
Arapça (Harekeli)
وَإِن كَادُوا لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا وَإِذًا لَّا يَلْبَثُونَ خِلَافَكَ إِلَّا قَلِيلًا
Transliterasyon
Ve in kâdû le yestefizzûneke minel ardı li yuhricûke minhâ ve izen lâ yelbesûne hilâfeke illâ kalîlâ(kalîlen).
Transliteration (Eng.)
Wa-in k<span class="u">a</span>doo layastafizzoonaka minaal-ar<span class="u">d</span>i liyukhrijooka minh<span class="u">a</span> wa-i<span class="u">th</span>an l<span class="u">a</span>yalbathoona khil<span class="u">a</span>faka ill<span class="u">a</span> qaleel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, nerdeyse seni yurdundan çıkarmak için tacîz edip duracaklar, fakat sen çıktıktan sonra arkandan onlar da pek az bir müddet kalacaklar.
Ali Bulaç
Neredeyse seni (bu) yerden (yurdundan) çıkarmak için tedirgin edeceklerdi; bu durumda kendileri de senden sonra az bir süreden başka kalamazlar.
Bayraktar Bayraklı
Yine onlar seni yurdundan çıkarmak için neredeyse dünyayı başına dar edecekler. O takdirde senin ardından kendileri de fazla kalamazlar.
Diyanet İşleri
Yine onlar, seni yurdundan çıkarmak için nerdeyse dünyayı başına dar getirecekler. O takdirde, senin ardından kendileri de fazla kalamazlar.*
Edip Yüksel
Seni ülkeden çıkarmak için neredeyse seni zorla sürecekler. Bu taktirde senden sonra onlar da fazla kalmayacaklar.*
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) Yakında seni yurdundan çıkarmak için, muhakkak ki rahatsız edecekler ve o takdirde onlar da senin ardından pek az kalacaklardır.
Erhan Aktaş
Neredeyse seni bulunduğun yerden çıkman için tedirgin etmeyi başaracaklardı. Eğer öyle olsaydı, onlar da senin ardından ancak az bir süre kalabilirlerdi.
Hakkı Yılmaz
(76,77)Ve yakında seni bu yerden/ yurdundan çıkarmak için kesinlikle rahatsız edecekler. O takdirde senden önce elçilerimizden gönderdiğimiz kişiler hakkındaki yasamıza/uygulamamıza göre onlar da senin ardından pek az kalacaklardır. –Bizim uygulamamızda herhangi bir değişme göremezsin.–
Muhammed Esed
Ve (seni ikna edemediklerini görünce, bu sefer) aralarından büsbütün çıkarıp atmak için (doğduğun) toprakta seni tedirgin etmeye çalışıyorlar. Ama, sen ayrıldıktan sonra, onların kendileri de pek fazla kalamayacaklar.
Mustafa İslamoğlu
Fakat (bunun imkansız olduğunu gören) berikiler, bu kez oradan çıkarmak için (senin) toprağında ısrarla seni taciz ve tedirgin etmeye çalışıyorlar. Ama (seni çıkardıkları) zaman, senin ardından onlar da pek fazla kalamayacaklar.
Suat Yıldırım
Onlar yurdundan çıkarmak için seni tedirgin edip dururlar. O takdirde kendileri de senden sonra pek az kalır, sonra da yok olur giderler.
Süleyman Ateş
Neredeyse seni yurdundan çıkarmak için tedirgin edeceklerdi. O takdirde kendileri de senin ardından pek az kalabilirler.*
Şaban Piriş
Neredeyse seni yurdundan çıkarmak için zorlayacaklar. O zaman, onlar da senin ardından çok az bir zaman kalabilirler.
Yaşar Nuri Öztürk
Az kalsın bu topraktan çıkarmak için seni sıkıştıracaklardı. Böyle bir durumda onlar orada senin arkandan çok az bir süre kalacaklardı.
Edip-Layth-Martha
They nearly enticed you to drive you out of the land. But in that case, they would have shortly been destroyed after you were gone.*
Muhammad Asad
And [since they see that they cannot persuade thee,] they endeavour to estrange thee from the land [of thy birth]* with a view to driving thee away from ,it-but, then, after thou wilt have left,* they themselves will not remain [in it] for more than a little while:*
Rashad Khalifa
They almost banished you from the land to get rid of you, so they could revert as soon as you left.,
The Monotheist Group
And they nearly intimidated you so they could drive you out of the land. But then they would have been destroyed shortly after you were gone.