Beni İsrail Sûresi98. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (14 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ذلكƶālikeişte budurThat
2جزاؤهمج ز يCZYcezā'uhumcezaları(is) their recompense
3بأنهمbiennehumçünkü onlarbecause they
4كفرواك ف رKFRkeferūinkar ettilerdisbelieved
5بآياتناا ي يEYYbiāyātināayetlerimiziin Our Verses
6وقالواق و لGVLve ḳālūve dedilerand said,
7أإذاeiƶāsonra mı?"""When"
8كناك و نKVNkunnābiz olduktanwe are
9عظاماع ظ مAƵMǐZāmenkemiklerbones
10ورفاتار ف تRFTve rufātenve ufalanmış toprakand crumbled particles,
11أإناeinnābiz mi?will we
12لمبعوثونب ع ثBAS̃lemeb'ǔṧūnediriltileceğizsurely (be) resurrected
13خلقاخ ل قḢLGḣalḳanbir yaratılışla(as) a creation
14جديداج د دCD̃D̃cedīdenyeni"new."""

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ذلك جزاوهم بانهم كفروا بايتنا وقالوا اءذا كنا عظما ورفتا اءنا لمبعوثون خلقا جديدا

Arapça (Harekeli)

ذَلِكَ جَزَاؤُهُم بِأَنَّهُمْ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا وَقَالُوا أَإِذَا كُنَّا عِظَامًا وَرُفَاتًا أَإِنَّا لَمَبْعُوثُونَ خَلْقًا جَدِيدًا

Transliterasyon

Zâlike cezâuhum bi ennehum keferû bi âyâtinâ ve kâlû e izâ kunnâ izâmen ve rufâten e innâ le meb’ûsûne halkan cedîdâ(cedîden).

Transliteration (Eng.)

<span class="u">Tha</span>lika jaz<span class="u">a</span>ohum bi-annahumkafaroo bi-<span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> waq<span class="u">a</span>loo a-i<span class="u">tha</span>kunn<span class="u">a</span> AAi<span class="i"><span class="u">th</span></span><span class="u">a</span>man waruf<span class="u">a</span>tana-inn<span class="u">a</span> lamabAAoothoona khalqan jadeed<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu da, delillerimizi inkâr edip kemik haline geldikten, toz olup gittikten sonra mı yeniden yaratılacağız da dirileceğiz demelerinin karşılığı.

Ali Bulaç

Bu, şüphesiz, onların ayetlerimizi inkar etmelerine ve: "Biz kemikler haline geldikten, toprak olup ufalandıktan sonra mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" demelerine karşılık cezalarıdır.

Bayraktar Bayraklı

İşte onların bu cezası, âyetlerimizi inkâr etmiş olmalarından ve “Biz kemik ve ufalanmış toprak olduğumuz zaman da mı, yeniden yaratılarak dirileceğiz?” demelerindendir.

Diyanet İşleri

Cezaları işte budur! Çünkü onlar, ayetlerimizi inkâr etmişler ve: "Sahi bizler, bir kemik yığını ve kokuşmuş toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla diriltilmiş mi olacağız?" demişlerdir.

Edip Yüksel

Ayetlerimizi yalanladıkları, "Kemik ve ufalanmış toprak olduktan sonra biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz!" dedikleri için cezaları budur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu onların cezasıdır! Çünkü onlar, âyetlerimizi inkâr etmişler ve: "Sahi bizler, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, yeni bir yaratılışla diriltilmiş olacağız?" demişlerdir.

Erhan Aktaş

Onların, cezalandırılmalarının nedeni, ayetlerimizi inkâr etmelerinden ve “Biz bir yığın kemik ve ufalanmış toz haline geldikten sonra mı yeni bir yaratılışla diriltilecekmişiz?” diye alay etmeleridir.

Hakkı Yılmaz

(97,98)Ve Allah kime kılavuz olursa, işte o doğru yolu bulmuş olandır. Kimi de saptırırsa, artık bunlar için Allah'ın astlarından hiçbir yardımcı, koruyucu, yol gösterici yakın kimse bulamazsın. Ve Biz, onları kıyâmet günü kör, dilsiz ve sağır oldukları hâlde, yüzleri üstü toplayacağız. Onların varacakları yer cehennemdir. Ne zaman ki cehennem dindi, onlara ateşi arttırırız. İşte bu, onların, âyetlerimizi/ alâmetlerimizi/ göstergelerimizi örtbas etmiş olmaları ve “Bizler, bir yığın kemik ve ufalanmış toz olduğumuz zaman mı, biz yeni bir oluşturuluşla kesinlikle diriltilmiş mi olacağız?” demiş olmaları nedeniyle onların cezasıdır.

Muhammed Esed

Bu, onların mesajlarımızı inkar ederek ve "Demek, biz kemiğe, toza-toprağa dönüştükten sonra gerçekten yepyeni bir yaratma eylemiyle diriltileceğiz, öyle mi?" diyerek hak ettikleri bir karşılık olacak.

Mustafa İslamoğlu

Bu onların, Bizim ayetlerimizi inkarda ısrar etmelerinin ve "Ne yani, şimdi biz kemiğe, toza-toprağa karıştıktan sonra yepyeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?" demelerinin bir karşılığı olacak.

Suat Yıldırım

İşte onların cezaları budur! Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr ediyorlar ve: “Bir kemik yığını ve ufalanan kırıntı haline geldikten sonra mı biz diriltilip yeniden yaratılacağız! ” diye dinle alay ediyorlardı.

Süleyman Ateş

İşte cezaları budur. Çünkü onlar, ayetlerimizi inkar ettiler ve: "Biz kemikler ve ufalanmış toprak haline geldikten sonra mı, biz mi yeni bir yaratılışla diriltileceğiz?" dediler.

Şaban Piriş

Bu, ayetlerimizi inkar etmeleri ve “Kemik haline gelip, ufalanıp toprak olduktan sonra yeni bir yaratılışla tekrar mı diriltileceğiz?” demeleri sebebiyle onların cezasıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Cezaları işte budur. Çünkü ayetlerimizi inkar ettiler ve şöyle dediler: "Biz, bir kemik yığını olduktan, un-ufak hale geldikten sonra mı, sahi bundan sonra mı, yeni bir yaradılışla diriltileceğiz?"

Edip-Layth-Martha

Such is their recompense that they rejected Our signs, and they said, "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation?"

Muhammad Asad

Such will be their requital for having rejected Our messages and having said, "After we will have become bones and dust, shall we, forsooth, be raised from the dead in a new act of creation?"*

Rashad Khalifa

Such is their just retribution, since they rejected our revelations. They said, "After we turn into bones and fragments, do we get resurrected into a new creation?",

The Monotheist Group

Such is their recompense that they rejected Our revelations, and they said: "If we are bones and fragments, will we be sent into a new creation?"