Kehf Sûresi13. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1نحنneHnubizWe
2نقصق ص صGṦṦneḳuSSuanlatıyoruznarrate
3عليكǎleykesanato you
4نبأهمن ب اNBEnebeehumonların haberlerinitheir story
5بالحقح ق قḪGGbil-Haḳḳigerçek olarakin truth.
6إنهمinnehummuhakkak onlarIndeed, they (were)
7فتيةف ت يFTYfityetungençlerdiyouths
8آمنواا م نEMNāmenūinanmışwho believed
9بربهمر ب بRBBbirabbihimRablerinein their Lord,
10وزدناهمز ي دZYD̃ve zidnāhumbiz de onların artırmıştıkand We increased them
11هدىه د يHD̃Yhudenhidayetlerini(in) guidance.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

نحن نقص عليك نباهم بالحق انهم فتية ءامنوا بربهم وزدنهم هدى

Arapça (Harekeli)

نَّحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ نَبَأَهُم بِالْحَقِّ إِنَّهُمْ فِتْيَةٌ آمَنُوا بِرَبِّهِمْ وَزِدْنَاهُمْ هُدًى

Transliterasyon

Nahnu nakussu aleyke nebeehum bil hakk|ı|, innehum fityetun âmenû bi rabbihim ve zidnâhum hudâ(huden).

Transliteration (Eng.)

Na<span class="u">h</span>nu naqu<span class="u">ss</span>u AAalaykanabaahum bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi innahum fityatun <span class="u">a</span>manoobirabbihim wazidn<span class="u">a</span>hum hud<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların ahvâlini gerçek olarak sana haber veriyor, hikâye ediyoruz. Şüphe yok ki onlar, Rablerine inanmışlardı ve biz de hidâyetlerini arttırmıştık onların.

Ali Bulaç

Biz sana onların haberlerini bir gerçek (olay) olarak aktarıyoruz. Gerçekten onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi ve Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.

Bayraktar Bayraklı

Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Gerçekten onlar, Rabblerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.

Diyanet İşleri

Biz sana onların başından geçenleri gerçek olarak anlatıyoruz. Hakikaten onlar, Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetini arttırdık.

Edip Yüksel

Onların haberini sana gerçek olarak anlatıyoruz. Onlar Rab'lerini onaylamış gençlerdi. Onların hidayetini arttırmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz sana onların kıssalarını gerçek olarak anlatacağız. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birkaç genç idi. Biz de onların hidayetlerini artırdık.

Erhan Aktaş

Biz, sana onların hikâyesini bütün gerçekliği ile anlatıyoruz. Kuşkusuz onlar, Rabb’lerine iman eden gençlerdi. Biz de onlara hidayeti* arttı rdık.

Hakkı Yılmaz

(13,16)Biz sana Kehf ve Rakim Ashâblarının önemli haberlerini gerçek olarak kıssalaştıracağız. Şüphesiz onlar, Rablerine iman etmiş birkaç genç yiğitler idi. Biz de onlara kılavuzluğu arttırdık: “Mademki siz, onlardan ve Allah'tan başka taptıkları şeylerden ayrıldınız, o hâlde o büyük mağaraya sığının ki, Rabbiniz size rahmetinden yayıversin ve işinizden size rast getirip yararlı olanı hazırlasın.”(Sonraki 18:14)

Muhammed Esed

(Şimdi) onların kıssasını bütün gerçeğiyle sana anlatacağız. Onlar gerçekten de Rablerine yürekten inanan gençlerdi; ve biz de kendilerini doğru yolda derin bir bilinç ve duyarlıkla güçlendirmiş,

Mustafa İslamoğlu

Sana onların haberini, sahih bir amaca uygun olarak Biz aktaracağız: Şu bir gerçek ki, onlar Rablerine iman etmiş gençlerdi; ve Biz de onların doğru yolda olma bilincini artırmış

Suat Yıldırım

Başlarından geçen olayı Biz sana doğru olarak anlatıyoruz. Gerçekten onlar Rab'lerine tam iman etmiş gençlerdi. Biz de onların hidâyetlerini ve yakinlerini artırdık. [9, 124; 48, 4]

Süleyman Ateş

Biz sana onların haberlerini gerçek olarak anlatıyoruz: Onlar Rablerine inanmış gençlerdi. Biz de onların hidayetlerini artırmıştık.

Şaban Piriş

Biz sana onların haberlerini doğru olarak anlatıyoruz. Onlar, Rablerine iman etmiş gençlerdi. Biz onların hidayetini artırmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz onların haberlerini sana doğru bir şekilde anlatacağız. Şu bir gerçek ki onlar, Rablerine iman etmiş bir yiğitler grubuydu. Ve biz de onların hidayetini artırdık.

Edip-Layth-Martha

We narrate to you their news with truth. They were youths who acknowledged their Lord, and We increased them in guidance.

Muhammad Asad

[And now] We shall truly relate to thee their story:* Behold, they were young men who had attained to faith in their Sustainer: and [so] We deepened their consciousness of the right way*

Rashad Khalifa

We narrate to you their history, truthfully. They were youths who believed in their Lord, and we increased their guidance.,

The Monotheist Group

We tell to you their news with the truth. They were youths who believed in their Lord, and We increased them in guidance.