Kehf Sûresi31. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (28 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أولئك | — | ulāike | onlar öyle kimselerdir ki | Those, |
| 2 | لهم | — | lehum | kendileri için vardır | for them |
| 3 | جنات | ج ن نCNN | cennātu | cennetleri | (are) Gardens |
| 4 | عدن | — | ǎdnin | Adn | of Eden, |
| 5 | تجري | ج ر يCRY | tecrī | akar | flows |
| 6 | من | — | min | from | |
| 7 | تحتهم | ت ح تTḪT | teHtihimu | altlarından | underneath them |
| 8 | الأنهار | ن ه رNHR | l-enhāru | ırmaklar | the rivers. |
| 9 | يحلون | ح ل يḪLY | yuHallevne | bezenirler | They will be adorned |
| 10 | فيها | — | fīhā | orada | therein |
| 11 | من | — | min | [of] (with) | |
| 12 | أساور | س و رSVR | esāvira | bileziklerle | bracelets |
| 13 | من | — | min | -dan | of |
| 14 | ذهب | ذ ه بZ̃HB | ƶehebin | altın- | gold |
| 15 | ويلبسون | ل ب سLBS | ve yelbesūne | ve giyerler | and will wear |
| 16 | ثيابا | ث و بS̃VB | ṧiyāben | giysiler | garments, |
| 17 | خضرا | خ ض رḢŽR | ḣuDran | yeşil | green, |
| 18 | من | — | min | of | |
| 19 | سندس | — | sundusin | ince ipekten | fine silk |
| 20 | وإستبرق | — | ve istebraḳin | ve kalın ipekten | and heavy brocade, |
| 21 | متكئين | و ك اVKE | muttekiīne | yaslanırlar | reclining |
| 22 | فيها | — | fīhā | orada | therein |
| 23 | على | — | ǎlā | üzerine | on |
| 24 | الأرائك | ا ر كERK | l-erāiki | koltuklar | adorned couches. |
| 25 | نعم | ن ع مNAM | niǎ'me | ne güzel | Excellent |
| 26 | الثواب | ث و بS̃VB | ṧ-ṧevābu | sevap | (is) the reward, |
| 27 | وحسنت | ح س نḪSN | ve Hasunet | ve ne güzel | and good |
| 28 | مرتفقا | ر ف قRFG | murtefeḳan | ağırlanma | (is) the resting place. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
اولئك لهم جنت عدن تجرى من تحتهم الانهر يحلون فيها من اساور من ذهب ويلبسون ثيابا خضرا من سندس واستبرق متكين فيها على الارائك نعم الثواب وحسنت مرتفقا
Arapça (Harekeli)
أُولَئِكَ لَهُمْ جَنَّاتُ عَدْنٍ تَجْرِي مِن تَحْتِهِمُ الْأَنْهَارُ يُحَلَّوْنَ فِيهَا مِنْ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٍ وَيَلْبَسُونَ ثِيَابًا خُضْرًا مِّن سُندُسٍ وَإِسْتَبْرَقٍ مُّتَّكِئِينَ فِيهَا عَلَى الْأَرَائِكِ نِعْمَ الثَّوَابُ وَحَسُنَتْ مُرْتَفَقًا
Transliterasyon
Ulâike lehum cennâtu adnin tecrî min tahtihimul enharu yuhallevne fîhâ min esâvire min zehebin ve yelbesûne siyâben hudren min sundusin ve istebrekın muttekiîne fîhâ alel erâik|i|, ni´mes sevâb|u|, ve hasunet murtefekâ(murtefekan).
Transliteration (Eng.)
Ol<span class="u">a</span>-ika lahum jann<span class="u">a</span>tu AAadnintajree min ta<span class="u">h</span>tihimu al-anh<span class="u">a</span>ru yu<span class="u">h</span>allawnafeeh<span class="u">a</span> min as<span class="u">a</span>wira min <span class="u">th</span>ahabin way<span class="b">a</span>lbasoonathiy<span class="u">a</span>ban khu<span class="u">d</span>ran min sundusin wa-istabraqinmuttaki-eena feeh<span class="u">a</span> AAal<span class="u">a</span> al-ar<span class="u">a</span>-iki niAAma a<span class="b">l</span>ththaw<span class="u">a</span>buwa<span class="u">h</span>asunat murtafaq<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Öyle kişilerdir onlar ki onlarındır ebedî Adn cennetleri, kıyılarından ırmaklar akar, orada altın bilezikler takınarak süsleneceklerdir ve ince ve kalın ipekli yeşil elbiseler giyineceklerdir, orada tahtlarda oturacaklardır ve ne hoş ve güzel bir mükâfattır bu ve o tahtlar, ne de güzel dayanılacak, oturulacak yerlerdir.
Ali Bulaç
Onlar; altından ırmaklar akan Adn cennetleri onlarındır, orada altın bileziklerle süslenirler, hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan yeşil elbiseler giyerler ve tahtlar üzerinde kurulup-dayanırlar. (Bu,) Ne güzel sevap ve ne güzel destek.
Bayraktar Bayraklı
İşte onlara, içinde ırmaklar akan adn cennetleri vardır. Onlar ‘Adn cennetlerinde tahtlar üzerinde kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın ipeklerden yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel bir kalma yeri!
Diyanet İşleri
İşte onlara, alt taraflarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Onlar Adn cennetlerinde tahtlar üzerine kurularak orada altın bileziklerle bezenecekler; ince ve kalın dibadan yeşil elbiseler giyecekler. Ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!
Edip Yüksel
Onlar için, içlerinden ırmaklar akan Adn bahçeleri vardır. Orada altından bileziklerle süslenirler, ipek ve kadifeden dokunmuş yeşil elbiseler giyerler. Orada koltuklar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir ödül ve ne güzel bir durak…
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte onlara Adn cennetleri vardır; altlarından ırmaklar akar, orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyerek koltuklar üzerine dayanıp kurulacaklar. O ne güzel karşılık ve ne güzel kalma yeri!
Erhan Aktaş
İşte onlara Adn Cennetleri vardır. Onların içinden nehirler akar. Orada, altından bileziklerle süslenirler. İnce ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada tahtlar üzerine yaslanırlar. Ne güzel bir karşılık ve ne iyi bir ağırlanma yeri!
Hakkı Yılmaz
İşte onlar, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri kendilerinin olanlardır. Onlar, orada koltuklarına yaslanmış olarak altından bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekliden yeşil elbiseler giyecekler. O ne güzel karşılıktır! Ve ne güzel kalma yeri!*(Sonraki 18:9)
Muhammed Esed
İçlerinde derelerin, ırmakların çağıldadığı ebedî mutluluk-esenlik bahçeleri işte böylelerinin olacaktır; orada onlara altın bilezikler takılacak; yeşil ipekli ve işlemeli giysiler giyinecekler ve orada (yumuşak) divanlarda yaslanıp oturacaklar: Bu ne güzel bir karşılık, bu ne güzel bir dinlenme yeri!
Mustafa İslamoğlu
İşte ayaklarının altından ırmakların çağladığı ve mutluluğun üretildiği merkezler olan cennetleri böyleleri için hazırladık. Orada onlara altın künyeler-bilezikler takılacak; dahası ince ve kalın ipekten sırmalı yeşil elbiseler giyerek oradaki tahtlarına kurulacaklar: Ne güzel bir ödül ve ne hoş bir makamdır orası...
Suat Yıldırım
İşte onlara, içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak kendilerine altın bilezikler takılacak, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyecekler. Tahtlara kurulacaklar. Ne güzel mükâfattır bunlar ve ne güzel bir meskendir o cennet! [35, 33; 25, 75-76]
Süleyman Ateş
Onlar öyle kimselerdir ki kendileri için Adn cennetleri vardır. Altlarından ırmaklar akar. Orada altın bileziklerle bezenirler; ince ipekten yeşil giysiler giyerek koltuklar üzerine yaslanırlar. Ne güzel sevap ve ne güzel dayanacak (koltuk)!
Şaban Piriş
Onlara, altlarından ırmaklar akan Adn Cennetleri vardır. Orada altın bilezikler takarlar, ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada koltuklarına yaslanırlar. Ne güzel mükafat, Ne güzel nimetler!
Yaşar Nuri Öztürk
Bunlar için, altlarından ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada altın bileziklerle süslenecekler, ince ve kalın ipekten yeşil giysiler giyip koltuklar üzerine kurulacaklar. O ne güzel karşılık, o ne güzel dayanak!
Edip-Layth-Martha
They will have the gardens of Eden with rivers flowing beneath them, and they will be adorned with bracelets of gold and they will wear green garments of fine silk. They will sit in it on raised thrones. Beautiful is the reward, and beautiful is the dwelling place.
Muhammad Asad
theirs shall be gardens of perpetual bliss - [gardens] through which running waters flow - wherein they will be adorned with bracelets of gold and will wear green garments of silk and brocade, [and] wherein upon couches they will recline:"* how excellent a recompense, and how goodly a place to rest!
Rashad Khalifa
They have deserved gardens of Eden wherein rivers flow. They will be adorned therein with bracelets of gold, and will wear clothes of green silk and velvet, and will rest on comfortable furnishings. What a wonderful reward; what a wonderful abode!,
The Monotheist Group
They will have gardens of delight with rivers flowing beneath them, and they will be adorned with bracelets of gold and they will wear green garments of fine silk. They will sit in it on raised thrones. Beautiful is the reward, and beautiful is the dwelling.