Kehf Sûresi33. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (11 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1كلتاك ل وKLVkiltāher ikiEach
2الجنتينج ن نCNNl-cenneteynibağ (da)(of) the two gardens
3آتتا ت يETYātetvermiştibrought forth
4أكلهاا ك لEKLukulehāyemişiniits produce
5ولمvelemveand not
6تظلمظ ل مƵLMteZlimeksik etmemiştidid wrong
7منهminhuondanof it
8شيئاش ي اŞYEşey'enhiçbir şeyanything.
9وفجرناف ج رFCRve feccernāve akıtmıştıkAnd We caused to gush forth
10خلالهماخ ل لḢLLḣilālehumāaralarındanwithin them
11نهران ه رNHRneheranbir ırmaka river.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

كلتا الجنتين ءاتت اكلها ولم تظلم منه شيا وفجرنا خللهما نهرا

Arapça (Harekeli)

كِلْتَا الْجَنَّتَيْنِ آتَتْ أُكُلَهَا وَلَمْ تَظْلِم مِّنْهُ شَيْئًا وَفَجَّرْنَا خِلَالَهُمَا نَهَرًا

Transliterasyon

Kiltel cenneteyni âtet ukulehâ ve lem tazlim minhu şey’en ve feccernâ hılâlehumâ neherâ(neheren).

Transliteration (Eng.)

Kilt<span class="u">a</span> aljannatayni <span class="u">a</span>tat okulah<span class="u">a</span>walam ta<span class="i"><span class="u">th</span></span>lim minhu shay-an wafajjarn<span class="u">a</span> khil<span class="u">a</span>lahum<span class="u">a</span>nahar<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu iki bağ, dâimâ mahsûl verirdi, veriminde noksan bulunmazdı, iki bağın arasında da bir ırmak akıtmıştık.

Ali Bulaç

İki bağ da yemişlerini vermiş, ondan (verim bakımından) hiçbir şeyi noksan bırakmamış ve aralarında bir ırmak fışkırtmıştık.

Bayraktar Bayraklı

İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.

Diyanet İşleri

İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbirini eksik bırakmamıştı. İkisinin arasından bir de ırmak fışkırtmıştık.

Edip Yüksel

Aralarına bir ırmak yerleştirdiğimiz için, her iki bağ da yemişini hiç esirgemeden cömertçe vermişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

İki bağın ikisi de yemişlerini vermiş, hiçbir şey noksan bırakmamış, ikisinin ortasından bir de nehir akıtmışız.

Erhan Aktaş

İki bahçenin ikisi de hiçbir şey eksik bırakmadan meyvelerini verdi. Ve aralarında bir nehir akıttık.

Hakkı Yılmaz

Her iki bahçe de, hiçbir şeyi eksik bırakmaksızın, ürünlerini verdiler. Aralarında da ırmak yardık/akıttık.

Muhammed Esed

Bu her iki bahçe de beklenen ürünü veriyor, verimlerinde herhangi bir eksilme göstermiyorlardı; çünkü Biz her birinin içinden bir dere akıtmıştık.

Mustafa İslamoğlu

Her iki bağ da kendilerinden beklenen ürünü veriyor, verimlilikte en küçük bir düşüş yaşanmıyordu: üstelik her iki bağın arasından bir de dere akıtmıştık.

Suat Yıldırım

Her iki bağ da meyvesini verdi, hiçbir şeyi eksik bırakmadı. O iki bağın arasında da bir ırmak akıttık.

Süleyman Ateş

Her iki bağ da yemişini vermiş, ondan hiçbir şey eksik etmemişti. Aralarından bir de ırmak akıtmıştık.

Şaban Piriş

Her iki bahçe de ürünlerini vermiş, hiç bir şeyi eksik bırakmamışlardı. İkisinin arasından da bir ırmak akıtmıştık.

Yaşar Nuri Öztürk

İki bağ da yemişlerini vermiş, o adamdan hiçbir şeyi eksik bırakmamıştı. İkisinin ortasından bir de nehir fışkırtmışız.

Edip-Layth-Martha

Both gardens brought forth their fruit, and none failed in the least. We caused a river to pass through them.

Muhammad Asad

Each of the two gardens yielded its produce and never failed therein in any way, for We had caused a stream to gush forth in the midst of each of them.

Rashad Khalifa

Both gardens produced their crops on time, and generously, for we caused a river to run through them.,

The Monotheist Group

Each of the two gardens brought forth its produce, and none failed in the least. And We caused a river to gush through them.