Kehf Sûresi93. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | حتى | — | Hattā | nihayet | Until, |
| 2 | إذا | — | iƶā | ne zaman ki | when |
| 3 | بلغ | ب ل غBLĞ | beleğa | ulaştı | he reached |
| 4 | بين | ب ي نBYN | beyne | arasına | between |
| 5 | السدين | س د دSD̃D̃ | s-seddeyni | iki sed | the two mountains, |
| 6 | وجد | و ج دVCD̃ | vecede | buldu | he found |
| 7 | من | — | min | besides them | |
| 8 | دونهما | د و نD̃VN | dūnihimā | onların dışında | besides them |
| 9 | قوما | ق و مGVM | ḳavmen | bir kavim | a community, |
| 10 | لا | — | lā | not | |
| 11 | يكادون | ك و دKVD̃ | yekādūne | neredeyse | who would almost |
| 12 | يفقهون | ف ق هFGH | yefḳahūne | hiç anlamayan | understand |
| 13 | قولا | ق و لGVL | ḳavlen | söz | (his) speech. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
حتى اذا بلغ بين السدين وجد من دونهما قوما لا يكادون يفقهون قولا
Arapça (Harekeli)
حَتَّى إِذَا بَلَغَ بَيْنَ السَّدَّيْنِ وَجَدَ مِن دُونِهِمَا قَوْمًا لَّا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ قَوْلًا
Transliterasyon
Hattâ izâ belega beynes seddeyni vecede min dûnihimâ kavmen lâ yekâdûne yefkahûne kavlâ(kavlen).
Transliteration (Eng.)
<span class="u">H</span>att<span class="u">a</span> i<span class="u">tha</span> balaghabayna a<span class="b">l</span>ssaddayni wajada min doonihim<span class="u">a</span> qawman l<span class="u">a</span>yak<span class="u">a</span>doona yafqahoona qawl<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Tâ iki setin arasına vardı, onların yanında bir topluluk buldu ki hemen hiçbir söz anlamıyorlardı.
Ali Bulaç
İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.
Bayraktar Bayraklı
Sonunda iki set arasına varınca, bunların ötesinde, neredeyse hiçbir sözü anlamayan bir topluluk buldu.
Diyanet İşleri
Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiçbir sözü anlamayan bir kavim buldu.
Edip Yüksel
İki seddin arasına varınca, ötesinde, nerdeyse söz anlamayan bir topluluk buldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nihayet iki dağ arasına ulaştığında onların önünde, hemen hiç söz anlamayan bir kavim bulmuştu.
Erhan Aktaş
Nihayet iki set arasına ulaştığı zaman, onların dışında, neredeyse hiç söz anlamayan bir toplumla karşılaştı.
Hakkı Yılmaz
Sonunda iki sözleşme arasına ulaştığında iki toplumun [Medîne ve Mekke toplumlarının] astlarından, hemen hemen hiç söz anlamayan bir toplum [Hayber Yahudilerini] buldu.
Muhammed Esed
Ve derken, iki set arasında (bir yere) vardığında onların yamacında (yaşayan ve onun konuştuğu dilden) çok az şey anlayabilen bir kavme rastladı.
Mustafa İslamoğlu
Nihayet iki set arasına ulaştığı zaman, onların arasında yaşayan bir topluluğa rastladı; konuştuğu dilden pek anlamıyorlardı.
Suat Yıldırım
Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu. *
Süleyman Ateş
Nihayet iki sed arasına ulaşınca onların önünde hemen hiç söz anlamayan bir kavim buldu.
Şaban Piriş
Sonunda iki dağ arasında, hemen hemen hiçbir söz anlamayan bir kavme rastladı.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet, iki set arasına ulaştı. Setler arasında öyle bir topluluk buldu ki neredeyse söz anlamıyorlardı.
Edip-Layth-Martha
Until he reached the area between the two barriers, he found no one beside it except a people who could barely understand anything said.
Muhammad Asad
[And he marched on] till, when he reached [a place] between the two mountain-barriers,* he found beneath them a people who could scarcely understand a word [of his language].
Rashad Khalifa
When he reached the valley between two palisades, he found people whose language was barely understandable.,
The Monotheist Group
Until he reached the area between the two barriers, he found no one besides them except a people who could barely understand anything said.