Meryem Sûresi8. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (14 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قال | ق و لGVL | ḳāle | dedi ki | He said, |
| 2 | رب | ر ب بRBB | rabbi | Rabbim | """My Lord!" |
| 3 | أنى | ا ن يENY | ennā | nasıl olur? | How |
| 4 | يكون | ك و نKVN | yekūnu | can | |
| 5 | لي | — | lī | benim | I have |
| 6 | غلام | غ ل مĞLM | ğulāmun | oğlum | a boy, |
| 7 | وكانت | ك و نKVN | vekāneti | ve | while is |
| 8 | امرأتي | م ر اMRE | mraetī | karım da | my wife |
| 9 | عاقرا | ع ق رAGR | ǎāḳiran | kısırdır | barren, |
| 10 | وقد | — | ve ḳad | ve gerçekten | and indeed, |
| 11 | بلغت | ب ل غBLĞ | beleğtu | ben ulaştım | I have reached |
| 12 | من | — | mine | of | |
| 13 | الكبر | ك ب رKBR | l-kiberi | ihtiyarlığın | the old age |
| 14 | عتيا | ع ت وATV | ǐtiyyen | son sınırına | "extreme?""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قال رب انى يكون لى غلم وكانت امراتى عاقرا وقد بلغت من الكبر عتيا
Arapça (Harekeli)
قَالَ رَبِّ أَنَّى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَكَانَتِ امْرَأَتِي عَاقِرًا وَقَدْ بَلَغْتُ مِنَ الْكِبَرِ عِتِيًّا
Transliterasyon
Kâle rabbî ennâ yekûnu lî gulâmun ve kânetimreetî âkıran ve kad belagtu minel kiberi ıtiyyâ(ıtiyyen).
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>la rabbi ann<span class="u">a</span> yakoonu leeghul<span class="u">a</span>mun wak<span class="u">a</span>nati imraatee AA<span class="u">a</span>qiran waqadbalaghtu mina alkibari AAitiyy<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbim dedi, benim nasıl oğlum olabilir ki karım kısır ve ben de ömrümün sonlarına vardım, tamâmıyla ihtiyarladım.
Ali Bulaç
Dedi ki: "Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım."
Bayraktar Bayraklı
Zekeriyyâ, “Ey Rabbim! Benim nasıl bir çocuğum olur? Oysa benim hanımım kısır, ben de son derece yaşlandım” dedi.
Diyanet İşleri
Zekeriyya: Rabbim! dedi, karım kısır olduğu, ben de ihtiyarlığın son sınırına vardığım halde, benim nasıl oğlum olabilir?
Edip Yüksel
"Rabbim, benim nasıl bir oğlum olabilir? Karım kısır, bense alabildiğine yaşlıyım" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Zekeriyya: "Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olabilir?" dedi.
Erhan Aktaş
“Rabbim! Hanımım kısır, ben de ayakta duramayacak kadar yaşlanmışken, benim nasıl bir delikanlı çocuğum olabilir?” dedi.
Hakkı Yılmaz
Zekeriyyâ: “Rabbim! Karım kısır, ben de son derece kocamışken benim nasıl bir delikanlım olabilir?” dedi.
Muhammed Esed
(Zekeriya:) "Ey Rabbim!" dedi, "Karım kısır olduğu halde ve ben de yaşlanarak bütünüyle güçsüz bir duruma düşmüşken, benim nasıl oğlum olabilir ki?"
Mustafa İslamoğlu
(Zekeriyya) "Rabbim" dedi, "Nasıl olur da benim bir oğlum olabilir; çünkü eşim kısır, ben ise yaşlılıktan dolayı gücü tükenmiş biriyim!"
Suat Yıldırım
“Ya Rabbî, dedi, nasıl benim çocuğum olabilir ki eşim kısır, ben ise bir pîr-i faniyim! ”
Süleyman Ateş
(Zekeriyya): "Rabbim, dedi benim nasıl oğlum olur? Karım da kısırdır. Ben ise ihtiyarlığın son sınırına vardım."
Şaban Piriş
-Rabbim, dedi, nasıl benim bir çocuğum olabilir ki karım kısır ben ise son derece yaşlayım?
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Rabbim, benim için oğul nasıl söz konusu olur? Karım doğurganlığını yitirmiştir, bense yaşlılığın gerçekten en ileri basamağına ulaştım."
Edip-Layth-Martha
He said, "My Lord, how can I have a son when my wife is infertile, and I have reached a very old age?"
Muhammad Asad
[Zachariah] exclaimed: "O my Sustainer! How can I have a son when my wife has always been barren and I have become utterly infirm through old age?"
Rashad Khalifa
He said, "My Lord, will I have a son despite my wife's sterility, and despite my old age?",
The Monotheist Group
He said: "My Lord, how can I have a son when my wife is infertile, and I have reached a very old age?"