Bakara Sûresi117. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | بديع | ب د عBD̃A | bedīǔ | (O) yaratıcısıdır | (The) Originator |
| 2 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerin | (of) the heavens |
| 3 | والأرض | ا ر ضERŽ | vel'erDi | ve yerin | and the earth! |
| 4 | وإذا | — | ve iƶā | zaman | And when |
| 5 | قضى | ق ض يGŽY | ḳaDā | hükmettiği | He decrees |
| 6 | أمرا | ا م رEMR | emran | bir işe (şeye) | a matter, |
| 7 | فإنما | — | feinnemā | şüphesiz sadece | [so] only |
| 8 | يقول | ق و لGVL | yeḳūlu | der | He says |
| 9 | له | — | lehu | ona | to it |
| 10 | كن | ك و نKVN | kun | ol | """Be,""" |
| 11 | فيكون | ك و نKVN | fe yekūnu | hemen oluverir | and it becomes. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
بديع السموت والارض واذا قضى امرا فانما يقول له كن فيكون
Arapça (Harekeli)
بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَإِذَا قَضَى أَمْرًا فَإِنَّمَا يَقُولُ لَهُ كُن فَيَكُونُ
Transliterasyon
Bedîus semâvâti vel ard|ı|, ve izâ kadâ emren fe innemâ yekûlu lehu kun fe yekûn|u|.
Transliteration (Eng.)
BadeeAAu a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>tiwa<span class="b">a</span>l-ar<span class="u">d</span>i wa-i<span class="u">tha</span> qa<span class="u">da</span> amran fa-innam<span class="u">a</span>yaqoolu lahu kun fayakoon<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Gökleri de eşsiz, örneksiz yaratan odur, yeryüzünü de. Bir işin olmasını diledi mi ona ancak ol der, o iş oluverir.
Ali Bulaç
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir.
Bayraktar Bayraklı
Allah, göklerin ve yerin yoktan yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece, “Ol” der, o da hemen oluşmaya başlar.
Diyanet İşleri
(O), göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısıdır. Bir şeyi dilediğinde ona sadece "Ol!" der, o da hemen oluverir.*
Edip Yüksel
Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Bir işin olmasını dilerse, ona sadece "Ol" der ve olur.
Elmalılı Hamdi Yazır
O, göklerin ve yerin yoktan var edicisidir ve O, bir işin olmasını murad edince, ona yalnızca "ol!" der, o da hemen oluverir.
Erhan Aktaş
O, gökleri ve yeri hiçbir şeyi örnek almadan yaratandır. Bir şeyin olmasını istediğinde, ona sadece “Ol.” der, o da oluverir.
Hakkı Yılmaz
Göklerin ve yerin yoktan var edicisidir. Ve O, bir işin olmasına karar verdiği zaman, artık ona yalnızca “Ol!” der, o da hemen oluverir.
Muhammed Esed
Göklerin ve yerin yaratıcısı O'dur; bir şeyin olmasını istediğinde ona sadece "Ol" der -ve o (şey hemen) oluverir.
Mustafa İslamoğlu
Gökleri ve yeri yoktan, eşsiz ve benzersiz yaratan O'dur. Bir işin olmasını murad ettiğinde, ona sadece "ol" der ve o da hemen oluş sürecine girer.
Suat Yıldırım
O, gökleri ve yeri yoktan var edendir. Bir şeyi yaratmak isteyince sadece “ol! ” der, oluverir. [36, 82; 16, 40; 54, 50]
Süleyman Ateş
(O), göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Bir şeyi yaratmak istedi mi, ona sadece "ol" der, o da hemen oluverir.
Şaban Piriş
O, göklerin ve yerin yaratıcısıdır. Bir şeyin olmasını istediği zaman ona sadece “ol” der, o da hemen oluverir.
Yaşar Nuri Öztürk
Gökleri ve yeri, güzelliklerle donatarak yaratan Bedi' O'dur. Bir şeyin olmasına karar verdi mi ona sadece "ol" der. Artık o, oluverir.
Edip-Layth-Martha
Initiator of heavens and earth, when He decrees a command, He merely says to it, "Be," and it is.
Muhammad Asad
The Originator is He of the heavens and the earth: and when He wills a thing to be, He but says unto it, "Be" -and it is.
Rashad Khalifa
The Initiator of the heavens and the earth: to have anything done, He simply says to it, "Be," and it is.,
The Monotheist Group
Initiator of the heavens and the earth, when He decrees a command, He merely says to it: 'Be,' and it is.