Bakara Sûresi126. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (30 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذ | — | ve iƶ | ve hani | And when |
| 2 | قال | ق و لGVL | ḳāle | demişti ki | said |
| 3 | إبراهيم | — | ibrāhīmu | İbrahim | Ibrahim, |
| 4 | رب | ر ب بRBB | rabbi | Rabbim | """My Lord" |
| 5 | اجعل | ج ع لCAL | c'ǎl | kıl | make |
| 6 | هذا | — | hāƶā | bu | this |
| 7 | بلدا | ب ل دBLD̃ | beleden | şehri | a city |
| 8 | آمنا | ا م نEMN | āminen | güvenli | secure |
| 9 | وارزق | ر ز قRZG | verzuḳ | ve rızıklandır | and provide |
| 10 | أهله | ا ه لEHL | ehlehu | halkını | its people |
| 11 | من | — | mine | with | |
| 12 | الثمرات | ث م رS̃MR | ṧ-ṧemerāti | ürünlerle | fruits, |
| 13 | من | — | men | kimseleri | (to) whoever |
| 14 | آمن | ا م نEMN | āmene | inanan | believed |
| 15 | منهم | — | minhum | onlardan | from them |
| 16 | بالله | — | billahi | Allah'a | in Allah |
| 17 | واليوم | ي و مYVM | velyevmi | ve gününe | and the Day |
| 18 | الآخر | ا خ رEḢR | l-āḣiri | ahiret | "the Last,""" |
| 19 | قال | ق و لGVL | ḳāle | (Rabbi) buyurdu ki | He said, |
| 20 | ومن | — | ve men | kimseyi | """And whoever" |
| 21 | كفر | ك ف رKFR | kefera | inkar eden | disbelieved, |
| 22 | فأمتعه | م ت عMTA | feumettiǔhu | onu geçindiririm | [then] I will grant him enjoyment |
| 23 | قليلا | ق ل لGLL | ḳalīlen | az bir (süre) | "a little;" |
| 24 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 25 | أضطره | ض ر رŽRR | eDTarruhu | onu mahkum ederim | I will force him |
| 26 | إلى | — | ilā | to | |
| 27 | عذاب | ع ذ بAZ̃B | ǎƶābi | azabına | (the) punishment |
| 28 | النار | ن و رNVR | n-nāri | cehennem | (of) the Fire, |
| 29 | وبئس | ب ا سBES | ve bi'se | ve ne kötü | and evil |
| 30 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | dönüş yeridir | (is) the destination. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذ قال ابرهم رب اجعل هذا بلدا ءامنا وارزق اهله من الثمرت من ءامن منهم بالله واليوم الءاخر قال ومن كفر فامتعه قليلا ثم اضطره الى عذاب النار وبئس المصير
Arapça (Harekeli)
وَإِذْ قَالَ إِبْرَاهِيمُ رَبِّ اجْعَلْ هَذَا بَلَدًا آمِنًا وَارْزُقْ أَهْلَهُ مِنَ الثَّمَرَاتِ مَنْ آمَنَ مِنْهُم بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الْآخِرِ قَالَ وَمَن كَفَرَ فَأُمَتِّعُهُ قَلِيلًا ثُمَّ أَضْطَرُّهُ إِلَى عَذَابِ النَّارِ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Ve iz kâle ibrâhîmu rabbic’al hâzâ beleden âminen verzuk ehlehu mines semerâti men âmene minhum billâhi vel yevmil âhir|i|, kâle ve men kefere fe umettiuhu kalîlen summe adtarruhu ilâ azâbin nâr|i|, ve bi’sel masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">th</span> q<span class="u">a</span>la ibr<span class="u">a</span>heemurabbi ijAAal h<span class="u">atha</span> baladan <span class="u">a</span>minan wa<span class="b">o</span>rzuqahlahu mina a<span class="b">l</span>ththamar<span class="u">a</span>ti man <span class="u">a</span>mana minhumbi<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hi wa<span class="b">a</span>lyawmi al-<span class="u">a</span>khiri q<span class="u">a</span>lawaman kafara faomattiAAuhu qaleelan thumma a<span class="u">dt</span>arruhu il<span class="u">a</span>AAa<span class="u">tha</span>bi a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ri wabi/sa alma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
O zaman İbrahîm, Yâ Rabbi dedi, bu şehri emniyetli bir yer et. Buradakilerden Allah'a ve son güne inananları meyvelarla rızıklandır. Allah, kâfir olanı da bir müddet rızıklandıracağım da sonra zorla onu, ateşle azâba uğratacağım. Oraya gidiş, ne yaman bir sonuçtur, ne kötü bir gidiştir dedi.
Ali Bulaç
Hani İbrahim: "Rabbim, bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Allah: “Sadece inananları değil) inkar edeni de az bir süre yararlandırır, sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o" demişti.
Bayraktar Bayraklı
Hatırla İbrâhim'in şöyle dediğini: “Ey Rabbim! Burayı güvenli bir belde yap, halkından Allah'a ve âhiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle!” Allah da şöyle buyurdu: “İnkâr edeni de az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Orası ne kötü bir yerdir!”
Diyanet İşleri
İbrahim de demişti ki: Ey Rabbim! Burayı emin bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle. Allah buyurdu ki: Kim inkâr ederse onu az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Ne kötü varılacak yerdir orası!*
Edip Yüksel
İbrahim, "Rabbim, burayı güvenlik yeri kıl. ALLAH'a ve ahiret gününü onaylayan halkına ürünlerle rızık ver" deyince, "İnkar edene de rızık vereceğim. Onu kısa bir süre geçindirir, sonra onu ateş cezasına mahkûm ederim. Ne kötü bir uğrak yeridir orası!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve o vakit İbrahim "Ey Rabbim, burasını güvenli bir belde kıl, halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenleri çeşitli meyvalarla rızıklandır" diye yalvardı. Allah buyurdu ki: "küfredeni dahi rızıklandırır da hayattan biraz nasip aldırırım, sonra da onu ateş azabına uğratırım ki, orası ne yaman bir duraktır!"
Erhan Aktaş
Hani İbrahim: “Ey Rabb’im! Bu beldeyi güvenli bir yer kıl, halkından, Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanları, çeşitli ürünlerle rızıklandır.” dedi. O da: “İnkâr edeni dahi az bir süre rızıklandırırım; sonra onu ateşin azabına uğratırım. Orası, varacaklar için ne kötü bir yerdir.” dedi.
Hakkı Yılmaz
Ve bir zaman İbrâhîm, “Rabbim! Burasını güvenli bir belde kıl, halkını; onlardan Allah'a ve son güne inananları meyvelerle rızıklandır” demişti. Allah dedi ki: “Kâfiri; ilâhlığımı, rabliğimi bilerek reddeden kimseyi dahi çok az kazançlandırırım, sonra da onu ateşin azabına sürüklerim. Ve ne kötü varılacak yerdir!”
Muhammed Esed
Ve İbrahim: "Ey Rabbim!" diye yalvardı, "Burayı emin bir bölge yap ve halkından Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman edenlere bereketli rızıklar bağışla." (Allah): "Her kim hakikati inkar ederse, onun kısa bir süre zevk ü sefa içinde yaşamasına izin veririm -ama sonunda onu ateşin azabına sürerim; ne kötü bir duraktır o!" diye cevap verdi.
Mustafa İslamoğlu
Hani İbrahim de şöyle dua etmişti: "Rabbim! Burasını emin bir bölge kıl! Onun sakinlerinden Allah'a ve ahiret gününe inananları türlü ürünlerle rızıklandır!" Allah karşılık verdi: "Onlardan küfredenleri de, geçici zevkleri tattırdıktan sonra yakıcı bir azaba mahkum ederim ki, orası pek fena bir duraktır."
Suat Yıldırım
Ve o vakit İbrâhim: “Ya Rabbî, burayı güvenli bir şehir yap. Buranın halkından Allah'a ve âhiret gününe iman edenleri çeşit çeşit mahsullerle rızıklandır! ” dedi. Bunun üzerine buyurdu ki: “Onlardan inkâr edeni dahi rızıklandırıp az bir zaman hayattan nasip aldırır, sonra da onları cehennem azabına sürerim. Orası varılacak yer olarak ne fena bir yerdir! ” [14, 35; 27, 91; 28, 57; 29, 67; 95, 3]
Süleyman Ateş
İbrahim demişti ki: "Rabbim, bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle besle!" (Rabbi) buyurdu: "İnkar edeni dahi az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına (girmeğe) zorlarım, ne kötü varılacak yerdir orası!"
Şaban Piriş
Hani İbrahim:-Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir yap, halkından Allaha ve ahiret gününe inananları çeşitli ürünlerle rızıklandır, demişti. Allah da:-İnkarcı olanı bile az bir süre geçindirir, sonra onu cehennem azabına atarım ne kötü bir akibet! diye buyurmuştu.
Yaşar Nuri Öztürk
İbrahim şöyle yakarmıştı: "Rabbim! Şu kenti güvenli bir kent yap, halkını Allah'a ve ahiret gününe inananlarını çeşitli ürünlerle rızıklandır." Rab dedi ki: "Küfre sapanları bile rızıklandırırım. Ama az bir nimetle rızıklandırır, sonra da ateş azabına itiveririm. Ne kötü bir dönüş yeridir o..."
Edip-Layth-Martha
Abraham said, "My Lord, make this town secure, and provide for its inhabitants of the fruits for whoever acknowledges God and the Last day." He said, "As for he who does not appreciate, I will let him enjoy for a while, then I will force him to the retribution of the fire, what a miserable destiny!"
Muhammad Asad
And, lo, Abraham prayed: "O my Sustainer! Make this a land secure, and grant its people fruitful sustenance - such of them as believe in God and the Last Day." [God] answered: "And whoever shall deny the truth, him will I let enjoy himself for a short while -but in the end I shall drive him to suffering through fire: and how vile a journey's end!"
Rashad Khalifa
Abraham prayed: "My Lord, make this a peaceful land, and provide its people with fruits. Provide for those who believe in GOD and the Last Day." (God) said, "I will also provide for those who disbelieve. I will let them enjoy, temporarily, then commit them to the retribution of Hell, and a miserable destiny.",
The Monotheist Group
And Abraham said: "My Lord, make this a land of peace, and provide for its inhabitants of the fruits for whoever believes in God and the Last Day." He said: "As for he who rejects, I will let him enjoy for a while, then I will force him to the retribution of the Fire. What a miserable destiny!"