Bakara Sûresi160. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (11 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | إلا | — | illā | ancak hariç | Except |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | (kimseler) | those |
| 3 | تابوا | ت و بTVB | tābū | tevbe edip | who repent[ed] |
| 4 | وأصلحوا | ص ل حṦLḪ | ve eSleHū | uslananlar | and reform[ed] |
| 5 | وبينوا | ب ي نBYN | ve beyyenū | ve (gerçeği) açıklayanlar | and openly declar[ed]. |
| 6 | فأولئك | — | feulāike | işte onlar | Then those, |
| 7 | أتوب | ت و بTVB | etūbu | tevbelerini kabul ederim | I will accept repentance |
| 8 | عليهم | — | ǎleyhim | onların | from them, |
| 9 | وأنا | — | ve enā | çünkü ben | and I (am) |
| 10 | التواب | ت و بTVB | t-tevvābu | tevbeyi çok kabul edenim | the Acceptor of Repentance, |
| 11 | الرحيم | ر ح مRḪM | r-raHīmu | çok esirgeyenim | the Most Merciful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الا الذين تابوا واصلحوا وبينوا فاولئك اتوب عليهم وانا التواب الرحيم
Arapça (Harekeli)
إِلَّا الَّذِينَ تَابُوا وَأَصْلَحُوا وَبَيَّنُوا فَأُولَئِكَ أَتُوبُ عَلَيْهِمْ وَأَنَا التَّوَّابُ الرَّحِيمُ
Transliterasyon
İllellezîne tâbû ve aslahû ve beyyenû fe ulâike etûbu aleyhim, ve enet tevvâbur rahîm|u|.
Transliteration (Eng.)
Ill<span class="u">a</span> alla<span class="u">th</span>eena t<span class="u">a</span>boowaa<span class="u">s</span>la<span class="u">h</span>oo wabayyanoo faol<span class="u">a</span>-ika atoobuAAalayhim waan<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ttaww<span class="u">a</span>bu a<span class="b">l</span>rra<span class="u">h</span>eem<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak içlerinden tövbe edenler, hallerini düzeltenler ve doğruyu söyleyenler müstesna. Onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul eden rahîmim.
Ali Bulaç
Ancak tevbe edenler, (kendilerini ve başkalarını) düzeltenler ve (indirileni) açıklayanlar(a gelince); artık onların tevbelerini kabul ederim. Ben, tevbeleri kabul edenim, esirgeyenim.
Bayraktar Bayraklı
Ancak, tövbe edip durumlarını düzeltenler ve bildiklerini açıklayanlar istisnadır. Ben onların tövbesini kabul ederim.
Diyanet İşleri
Ancak tevbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar başkadır. Zira ben onların tevbelerini kabul ederim. Ben tevbeyi çokça kabul eden ve çokça esirgeyenim.
Edip Yüksel
Ancak, yönelip kendilerini düzeltenler ve açıklayanlar hariç; onların tövbesini kabul ederim. Ben tövbeleri kabul edenim, Rahim'im.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak tevbe edip halini düzelterek gerçeği söyleyenler başka. İşte onları ben bağışlarım. Ben çok merhamet ediciyim, tevbeleri çokça kabul ederim.
Erhan Aktaş
Ancak tövbe edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tövbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tövbeleri Kabul Eden’im, Rahmetim Kesintisiz’dir.
Hakkı Yılmaz
(159,160)Şüphesiz indirdiğimiz açık delilleri ve doğru yol kılavuzunu, Biz, kitapta insanlara apaçık gösterdikten sonra gizleyen kimseler; işte onlar; onları Allah ve dışlayanlar, dışlayıp gözden çıkarır. Ancak günahtan dönüş yapan ve düzeltenler ve açık delilleri ve doğru yol kılavuzunu açıkça ortaya koyanlar başkadır. İşte onlar, Ben onların tevbelerini kabul ederim. Ve Ben tevbeleri çokça kabul eden, çok tevbe fırsatı veren, çokça merhamet edenim.
Muhammed Esed
Ancak, tevbe edenler, kendilerini düzeltenler ve (tebliğ edilen) hakikati duyuranlar bunun dışındadır: Onların tevbesini kabul edeceğim; zira yalnız Benim tevbeleri kabul eden, rahmet dağıtan.
Mustafa İslamoğlu
Fakat tevbe edenler, kendini onaranlar ve gizlediği gerçeği açıklayanlar hariç. İşte onların tevbelerini kabul edeceğim: Zira, sadece Benim tevbeleri çokça kabul eden, merhameti sonsuz olan.
Suat Yıldırım
Ancak onlardan tövbe edip hallerini düzelten ve gerçekleri açıklayanlara gelince: Ben onların tövbelerini kabul ederim. Zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli olan Ben'im.
Süleyman Ateş
Ancak tevbe edip uslananlar ve (gerçeği) açıklayanlar başka. Onları bağışlarım. Çünkü ben tevbeyi çok kabul edenim, çok esirgeyenim.
Şaban Piriş
Ancak tevbe edenler, hallerini düzeltenler ve onu açıklayanlar müstesna. Bunların tevbelerini kabul ederim. Tevbeleri kabul eden, bağışlayan benim!
Yaşar Nuri Öztürk
Tövbe edip hallerini düzeltenlerle gerçeği açıklayanlar müstesna. İşte böylelerinin tövbesini kabul ederim. Doğrusu ben tövbeleri çok çok kabul edenim, rahmeti sınırsız olanım.
Edip-Layth-Martha
Except those who repent, reform and clarify; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Compassionate.
Muhammad Asad
Excepted, however, shall be they that repent, and put themselves to rights, and make known the truth: and it is they whose repentance I shall accept-for I alone am the Acceptor of Repentance, the Dispenser of Grace.
Rashad Khalifa
As for those who repent, reform, and proclaim, I redeem them. I am the Redeemer, Most Merciful.,
The Monotheist Group
Except those who repent and amend and clarify; for those I will accept their repentance, for I am the One who accepts repentance, the Merciful.