Bakara Sûresi188. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | And (do) not | |
| 2 | تأكلوا | ا ك لEKL | te'kulū | yemeyin | eat |
| 3 | أموالكم | م و لMVL | emvālekum | mallarınızı | your properties |
| 4 | بينكم | ب ي نBYN | beynekum | aranızda | among yourselves |
| 5 | بالباطل | ب ط لBŦL | bil-bāTili | batıl (sebepler) ile | wrongfully |
| 6 | وتدلوا | د ل وD̃LV | ve tudlū | ve atmayın | and present |
| 7 | بها | — | bihā | onları | [with] it |
| 8 | إلى | — | ilā | to | |
| 9 | الحكام | ح ك مḪKM | l-Hukkāmi | hakimler(in önün)e | the authorities |
| 10 | لتأكلوا | ا ك لEKL | lite'kulū | yemeniz için | so that you may eat |
| 11 | فريقا | ف ر قFRG | ferīḳan | bir kısmını | a portion |
| 12 | من | — | min | from | |
| 13 | أموال | م و لMVL | emvāli | mallarından | (the) wealth |
| 14 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanların | (of) the people |
| 15 | بالإثم | ا ث مES̃M | bil-iṧmi | günah bir biçimde | sinfully |
| 16 | وأنتم | — | veentum | ve siz | while you |
| 17 | تعلمون | ع ل مALM | teǎ'lemūne | bildiğiniz halde | know. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا تاكلوا امولكم بينكم بالبطل وتدلوا بها الى الحكام لتاكلوا فريقا من امول الناس بالاثم وانتم تعلمون
Arapça (Harekeli)
وَلَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُم بَيْنَكُم بِالْبَاطِلِ وَتُدْلُوا بِهَا إِلَى الْحُكَّامِ لِتَأْكُلُوا فَرِيقًا مِّنْ أَمْوَالِ النَّاسِ بِالْإِثْمِ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Ve lâ te’kulû emvâlekum beynekum bil bâtılı ve tudlû bihâ ilel hukkâmi li te’kulû ferîkan min emvâlin nâsi bil ismi ve entum ta’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> ta/kuloo amw<span class="u">a</span>lakumbaynakum bi<span class="b">a</span>lb<span class="u">at</span>ili watudloo bih<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span>al<span class="u">h</span>ukk<span class="u">a</span>mi lita/kuloo fareeqan min amw<span class="u">a</span>li a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>sibi<span class="b">a</span>l-ithmi waantum taAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Mallarınızı aranızda boş yere yemeyin. İnsanların bir kısım mallarını da günah ederek yemek için bile-bile hâkimlere mal vermeyin.
Ali Bulaç
Birbirinizin mallarını haksızlıkla yemeyin ve bile bile günahla insanların mallarından bir bölümünü yemeniz için onları hakimlere aktarmayın.
Bayraktar Bayraklı
Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyiniz. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollarla yemeniz için o malları rüşvet olarak hakimlere vermeyiniz.
Diyanet İşleri
Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin. Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.*
Edip Yüksel
Paralarınızı aranızda haksız yollarla yemeyin. Halkın parasını haksız yere yemek amacıyla bile bile memurlara/yöneticilere rüşvet vermeyin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de aranızda mallarınızı batıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bile bile günah ile yemek için, o malları hakimlere rüşvet olarak vermeyin.
Erhan Aktaş
Birbirinizin mallarını haksız şekilde yemeyin. Günah olduğunu* bildiğiniz halde, başkasının bir kısım mallarına haksız yere sahip olabilmek için hukuki hileye başvurmayın.
Hakkı Yılmaz
Aranızda mallarınızı da bâtıl sebeplerle yemeyin. İnsanların mallarından bir kısmını bilerek ve günah ile yemek için mallarınızı hâkimlere aktarmayın.
Muhammed Esed
BİRBİRİNİZİN mallarını haksız şekilde yiyip tüketmeyin ve başkalarına ait meşru mallardan hiçbirini bilerek haksızlıkla tüketmek için hukukî hilelere başvurmayın.
Mustafa İslamoğlu
Birbirinizin mallarını gayr-ı meşru bir biçimde yemeyin ve günaha girerek bile bile insanların hakkını yemek için o malları kullanarak yetkililere ulaşmayın!
Suat Yıldırım
Bir de, birbirinizin mallarını haksız yollarla yemeyin. Halkın mallarından bir kısmını, bile bile haksız yere yemek için, rüşvetlerle hâkimlere koşmayın.
Süleyman Ateş
Mallarınızı, aranızda batıl (sebepler) ile yemeyin; bile bile insanların mallarından bir kısmını günah bir biçimde yemeniz için onları hakimler(in önün)e atmayın (hakimlere götürmeyin veya onlara rüşvet vermeyin).*
Şaban Piriş
Aranızda birbirinizin mallarını haksız sebeplerle yemeyin ve bildiğiniz halde insanların mallarından bir kısmını günahı gerektirecek şekilde yemek için onu hakimlere (rüşvet olarak) aktarmayın.
Yaşar Nuri Öztürk
Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara baş vurarak yemeyin; bilip durduğunuz halde insanların mallarından bir kısmını günaha saparak yemek için onları yargıçlara aktarmayın.
Edip-Layth-Martha
Do not consume your money between you unjustly by bribing the decision-makers so that you may consume a part of the other people's money sinfully while you know!*
Muhammad Asad
AND DEVOUR NOT one another's possessions wrongfully, and neither employ legal artifices* with a view to devouring sinfully, and knowingly, anything that by right belongs to others.*
Rashad Khalifa
You shall not take each others' money illicitly, nor shall you bribe the officials to deprive others of some of their rights illicitly, while you know.,
The Monotheist Group
And do not consume your money between you unjustly by bribing the decision makers so that you may consume a part of the money of other people sinfully while you know!