Bakara Sûresi214. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (30 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | أم | — | em | yoksa | Or |
| 2 | حسبتم | ح س بḪSB | Hasibtum | sandınız (mı) | (do) you think |
| 3 | أن | — | en | ki | that |
| 4 | تدخلوا | د خ لD̃ḢL | tedḣulū | gireceksiniz | you will enter |
| 5 | الجنة | ج ن نCNN | l-cennete | cennete | Paradise |
| 6 | ولما | — | velemmā | while not | |
| 7 | يأتكم | ا ت يETY | ye'tikum | başınıza gelmeden | (has) come to you |
| 8 | مثل | م ث لMS̃L | meṧelu | durumu | like (came to) |
| 9 | الذين | — | elleƶīne | those who | |
| 10 | خلوا | خ ل وḢLV | ḣalev | geçenlerin | passed away |
| 11 | من | — | min | from | |
| 12 | قبلكم | ق ب لGBL | ḳablikum | sizden önce | before you? |
| 13 | مستهم | م س سMSS | messethumu | onlara dokunmuştu | Touched them |
| 14 | البأساء | ب ا سBES | l-be'sā'u | sıkıntı | [the] adversity |
| 15 | والضراء | ض ر رŽRR | ve DDerrā'u | ve yoksulluk | and [the] hardship, |
| 16 | وزلزلوا | ز ل ز لZLZL | ve zulzilū | ve sarsılmışlardı ki | and they were shaken |
| 17 | حتى | — | Hattā | nihayet | until |
| 18 | يقول | ق و لGVL | yeḳūle | diyorlardı | said |
| 19 | الرسول | ر س لRSL | r-rasūlu | peygamber | the Messenger |
| 20 | والذين | — | velleƶīne | ve kimseler | and those who |
| 21 | آمنوا | ا م نEMN | āmenū | inanan | believed |
| 22 | معه | — | meǎhu | onunla birlikte | with him, |
| 23 | متى | — | metā | ne zaman | """When" |
| 24 | نصر | ن ص رNṦR | neSru | yardımı | [will] (the) help |
| 25 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah (come) |
| 26 | ألا | — | elā | İyi bilin ki | Unquestionably, |
| 27 | إن | — | inne | şüphesiz | [Indeed] |
| 28 | نصر | ن ص رNṦR | neSra | yardımı | help |
| 29 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 30 | قريب | ق ر بGRB | ḳarībun | yakındır | (is) near. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ام حسبتم ان تدخلوا الجنة ولما ياتكم مثل الذين خلوا من قبلكم مستهم الباساء والضراء وزلزلوا حتى يقول الرسول والذين ءامنوا معه متى نصر الله الا ان نصر الله قريب
Arapça (Harekeli)
أَمْ حَسِبْتُمْ أَن تَدْخُلُوا الْجَنَّةَ وَلَمَّا يَأْتِكُم مَّثَلُ الَّذِينَ خَلَوْا مِن قَبْلِكُم مَّسَّتْهُمُ الْبَأْسَاءُ وَالضَّرَّاءُ وَزُلْزِلُوا حَتَّى يَقُولَ الرَّسُولُ وَالَّذِينَ آمَنُوا مَعَهُ مَتَى نَصْرُ اللَّهِ أَلَا إِنَّ نَصْرَ اللَّهِ قَرِيبٌ
Transliterasyon
Em hasibtum en tedhulûl cennete ve lemmâ ye’tikum meselullezîne halev min kablikum messethumul be’sâu ved darrâu ve zulzilû hattâ yekûler resûlu vellezîne âmenû meahu metâ nasrullâh|i|, e lâ inne nasrallâhi karîb(karîbun).
Transliteration (Eng.)
Am <span class="u">h</span>asibtum an tadkhuloo aljannatawalamm<span class="u">a</span> ya/tikum mathalu alla<span class="u">th</span>eena khalaw minqablikum massat-humu alba/s<span class="u">a</span>o wa<span class="b">al</span><span class="u">dd</span>arr<span class="u">a</span>owazulziloo <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> yaqoola a<span class="b">l</span>rrasoolu wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena<span class="u">a</span>manoo maAAahu mat<span class="u">a</span> na<span class="u">s</span>ru All<span class="u">a</span>hi al<span class="u">a</span>inna na<span class="u">s</span>ra All<span class="u">a</span>hi qareeb<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Yoksa sizden öncekilerin örnek olan, ibret veren halleri, başınıza gelmeden cennete giriveririz mi sandınız? Onlar yoksulluklara uğradılar, zararlara düştüler, çetin sıkıntılara çattılar. Öylesine sürçtüler, öylesine kaydılar, sarsıldılar ki peygamber ve onunla berâber bulunan iman ehli bile, Allah yardımı ne vakit dediler. Bilin ki şüphe yok, Allah'ın yardımı yakındır.
Ali Bulaç
Yoksa sizden önce gelip-geçenlerin hali başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda elçi, beraberindeki mü'minlerle; "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyordu. Dikkat edin. Şüphesiz Allah'ın yardımı pek yakındır.
Bayraktar Bayraklı
Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler “Allah'ın yardımı ne zaman?” dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.
Diyanet İşleri
(Ey müminler! ) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.*
Edip Yüksel
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler gibisi sizin de başınıza gelmeden bahçeye gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Onlar zorluk ve sıkıntıya uğradılar ve öylesine sarsıldılar ki elçi ve beraberindeki gerçeği onaylayanlar, "ALLAH'ın yardımı ne zaman" dediler. İyi bilin ki ALLAH'ın yardımı yakındır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: "Allah'ın yardımı ne zaman?" derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah'ın yardımı yakındır.
Erhan Aktaş
Sizden öncekilerin başına gelen sıkıntı ve zorluklar, sizin de başınıza gelmeden Cennet’e gireceğinizi mi sandınız? Onlara dokunan sıkıntı ve zorluklarla öylesine sarsıldılar ki Rasul ve onunla birlikte olan müminler, “Allah’ın yardımı ne zaman? ” dediler. İyi bilin ki Allah’ın yardımı yakındır.
Hakkı Yılmaz
Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hâli size gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara yoksulluklar, sıkıntılar dokundu ve sarsıldılar; hatta elçi ve beraberinde iman edenler, “Allah'ın yardımı ne zaman?” derlerdi. –Dikkat edin! Gerçekten Allah'ın yardımı pek yakındır.–
Muhammed Esed
(Ama), sizden önce gelip geçen (mümin)ler gibi sıkıntı çekmeden cennete girebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Onların başına öyle ezici sıkıntılar ve katlanılmaz darlıklar geldi ki ve öylesine sarsıldılar ki, müminlerle birlikte Elçi de: "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek?" diye feryat ediyordu. Gözünüzü açın, Allah'ın yardımı (daima) yakındır!
Mustafa İslamoğlu
Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Onların başına öyle şiddetli zorluklar, öyle boğucu darlıklar geldi ve öylesine sarsıldılar ki, mü'minlerle birlikte Elçi de "Allah'ın yardımı ne zaman gelecek!" diye feryat ediyordu. Bakın, Allah'ın yardımı yakındır.
Suat Yıldırım
Yoksa siz, daha önce geçmiş ümmetlerin başlarına gelen durumlara mâruz kalmadan cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlar öyle ezici mihnetlere, öyle zorluklara dûçar oldular, öyle şiddetle sarsıldılar ki, Peygamber ile yanındaki müminler bile “Allah'ın vaad ettiği yardım ne zaman yetişecek? ” diyecek duruma geldiler. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.*
Süleyman Ateş
Yoksa siz, sizden önce geçenlerin durumu başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı dokunmuştu, öyle sarsılmışlardı ki, nihayet peygamber ve onunla birlikte inananlar: "Allah'ın yardımı ne zaman?" diyecek olmuşlardı. İyi bilin ki, Allah'ın yardımı yakındır.*
Şaban Piriş
Sizden önce gelenlerin durumu, sizin başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle yoksulluk ve sıkıntı geldi ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve onun yanındaki müminler bile:-Allahın yardımı ne zaman? diyecek kadar darlığa ve zorluğa uğramışlar ve sarsılmışlardı. İyi bilin ki Allahın yardımı yakındır.
Yaşar Nuri Öztürk
Yoksa siz, sizden önce gelip geçmiş olanların karşılaştıkları başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Onlara şiddetler, belalar ve zorluklar gelip çattı; sarsıldılar. Öyle ki, resul ve onunla birlikte inananlar, "Allah'ın yardımı ne zaman" diye yakarıyorlardı. Haberiniz olsun ki, Allah'ın yardımı çok yakındır.
Edip-Layth-Martha
Or did you calculate that you would enter paradise, while the example of those who were before you came to you; they were stricken with adversity and hardship, and they were shaken until the messenger and those who acknowledged with him said, "When is God's victory?" Yes indeed, God's victory is near.
Muhammad Asad
[But] do you think that you could enter para-dise without having suffered like those [believers] who passed away before you?* Misfortune and hardship befell them, and so shaken were they that the apostle, and the believers with him, would exclaim, "When will God's succour come?"* Oh, verily, God's succour is [always] near!
Rashad Khalifa
Do you expect to enter Paradise without being tested like those before you? They were tested with hardship and adversity, and were shaken up, until the messenger and those who believed with him said, "Where is GOD's victory?" GOD's victory is near.,
The Monotheist Group
Or did you expect that you would enter the Paradise, while the example of those who were before you came to you; they were stricken with adversity and hardship, and they were shaken until the messenger and those who believed with him said: "When is the victory of God?" Yes indeed, the victory of God is near.