Bakara Sûresi223. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (16 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | نساؤكم | ن س وNSV | nisā'ukum | kadınlarınız | Your wives |
| 2 | حرث | ح ر ثḪRS̃ | Harṧun | bir tarladır | (are) a tilth |
| 3 | لكم | — | lekum | sizin için | for you, |
| 4 | فأتوا | ا ت يETY | fe'tū | varın | so come |
| 5 | حرثكم | ح ر ثḪRS̃ | Harṧekum | tarlanıza | (to) your tilth |
| 6 | أنى | ا ن يENY | ennā | biçimde | when |
| 7 | شئتم | ش ي اŞYE | şi'tum | dilediğiniz | you wish, |
| 8 | وقدموا | ق د مGD̃M | ve ḳaddimū | ve hazırlık yapın | and send forth (good deeds) |
| 9 | لأنفسكم | ن ف سNFS | lienfusikum | kendiniz için | for yourselves. |
| 10 | واتقوا | و ق يVGY | vetteḳū | ve sakının | And be conscious |
| 11 | الله | — | llahe | Allah'tan | (of) Allah |
| 12 | واعلموا | ع ل مALM | veǎ'lemū | ve bilin ki | and know |
| 13 | أنكم | — | ennekum | şüphesiz siz | that you |
| 14 | ملاقوه | ل ق يLGY | mulāḳūhu | O'na kavuşacaksınız | (will) meet Him. |
| 15 | وبشر | ب ش رBŞR | ve beşşiri | ve müjdele | And give glad tidings |
| 16 | المؤمنين | ا م نEMN | l-mu'minīne | İnananları | (to) the believers. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
نساوكم حرث لكم فاتوا حرثكم انى شئتم وقدموا لانفسكم واتقوا الله واعلموا انكم ملقوه وبشر المومنين
Arapça (Harekeli)
نِسَاؤُكُمْ حَرْثٌ لَّكُمْ فَأْتُوا حَرْثَكُمْ أَنَّى شِئْتُمْ وَقَدِّمُوا لِأَنفُسِكُمْ وَاتَّقُوا اللَّهَ وَاعْلَمُوا أَنَّكُم مُّلَاقُوهُ وَبَشِّرِ الْمُؤْمِنِينَ
Transliterasyon
Nisâukum harsun lekum, fe’tû harsekum ennâ şi’tum ve kaddimû li enfusikum vettekûllâhe va’lemû ennekum mulâkûh|u|, ve beşşiril mu’minîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Nis<span class="u">a</span>okum <span class="u">h</span>arthun lakum fa/too<span class="u">h</span>arthakum ann<span class="u">a</span> shi/tum waqaddimoo li-anfusikum wa<span class="b">i</span>ttaqooAll<span class="u">a</span>ha wa<span class="b">i</span>AAlamoo annakum mul<span class="u">a</span>qoohuwabashshiri almu/mineen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kadınlarınız, tarlalarınızdır. Tarlalarınıza dilediğiniz gibi girin ve kendiniz için de önceden hazırlıkta bulunun. Allah'tan sakının ve bilin ki ona ulaşacaksınız. Müjdele inananları.
Ali Bulaç
Kadınlarınız sizin tarlanızdır; tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak güzel davranışlar) takdim edin. Allah'tan korkup-sakının ve bilin ki elbette O'na kavuşucusunuz. İman edenlere müjde ver.
Bayraktar Bayraklı
Eşleriniz sizin için ürün veren topraktır. Öyleyse, toprağınızı dilediğiniz gibi işleyin. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'tan sakının; bilin ki siz Allah'a kavuşacaksınız. Müminleri müjdele!
Diyanet İşleri
Kadınlarınız sizin için bir tarladır. Tarlanıza nasıl dilerseniz öyle varın. Kendiniz için önceden (uygun davranışlarla) hazırlık yapın. Allah'tan korkun, biliniz ki siz O'na kavuşacaksınız. (Ya Muhammed!) müminleri müjdele!*
Edip Yüksel
Kadınlarınız, tohum ektiğiniz tarlalarınızdır. Tarlanıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için geleceğe hazırlanın. ALLAH'ı dinleyin ve onunla mutlaka karşılaşacağınızı bilin. Gerçeği onaylayanlara müjde ver.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O'nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!
Erhan Aktaş
Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir.* O halde, kadınlarınızla istediğiniz gibi ilişkiye girin. Kendiniz için önceden iyi şeyler hazırlayın. Allah’a karşı takvalı* olun. Bilin ki muhakkak O’na kavuşacaksınız. Ve müminleri müjdele.
Hakkı Yılmaz
Kadınlarınız, sizin için bir tarladır/kültürdür. Öyleyse tarlanıza/kültürünüze dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için de önceden gönderin ve Allah'ın koruması altına girin. Şüphesiz O'na kavuşacağınızı da bilin. –Ve mü’minlere müjdele!–
Muhammed Esed
Kadınlarınız sizin tarlalarınızdır; tarlanıza dilediğiniz şekilde girin, ama önce kendi ruhlarınız için bir hazırlık yapın. Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve bilin ki, O'na mutlaka kavuşacaksınız. Ve sen de (ey peygamber), imana erişenleri müjdele.
Mustafa İslamoğlu
Kadınlarınız, sizin için bir tür tarladır; tarlanıza nereden, nasıl ve ne zaman isterseniz öyle varın! Fakat önce kendi canlarınız için bir hazırlık yapın! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ve unutmayın ki, mutlaka O'na kavuşacaksınız! Artık sen de mü'minleri müjdele!
Suat Yıldırım
Eşleriniz sizin nesil yetiştiren tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Kendiniz için ilerisini düşünerek hazırlık yapın. Allah'ın haram kıldığı şeylerden korunun ve O'nun huzuruna varacağınızı iyi bilin. (Ey Resulüm)! müminleri müjdele!*
Süleyman Ateş
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için ileriye hazırlık yapın ve mutlaka Allah'a kavuşacağınızı bilin. İnananları müjdele.
Şaban Piriş
Kadınlar sizin tarlanızdır! Tarlanıza istediğiniz gibi gelin, kendiniz için önceden hazırlık yapın. Ve Allahtan korkun ve Ona kavuşacağınızı bilin, bunu müminlere müjdele!
Yaşar Nuri Öztürk
Kadınlarınız sizin tarlanızdır. O halde tarlanıza dilediğiniz şekilde varın. Öz benlikleriniz için önceden birşeyler gönderin. Allah'tan korkun ve bilin ki, O'na mutlaka ulaşacaksınız. İman sahiplerine müjde ver.
Edip-Layth-Martha
Your women are cultivation for you. So approach your cultivation as you wish towards goodness. Be conscientious of God and know that you will meet Him, and give good news to those who acknowledge.*
Muhammad Asad
Your wives are your tilth; go, then, unto your tilth as you may desire, but first provide something for your souls,* and remain conscious of God, and know that you are destined to meet Him. And give glad tidings unto those who believe.
Rashad Khalifa
Your women are the bearers of your seed. Thus, you may enjoy this privilege however you like, so long as you maintain righteousness. You shall observe GOD, and know that you will meet Him. Give good news to the believers.,
The Monotheist Group
Your women are a cultivation for you. So approach your cultivation as you wish towards goodness. And be aware of God and know that you will meet Him, and give good news to the believers.