Bakara Sûresi283. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (32 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإن | — | ve in | ve eğer | And if |
| 2 | كنتم | ك و نKVN | kuntum | olur da | you are |
| 3 | على | — | ǎlā | on | |
| 4 | سفر | س ف رSFR | seferin | seferde | a journey |
| 5 | ولم | — | velem | and not | |
| 6 | تجدوا | و ج دVCD̃ | tecidū | bulamazsanız | you find |
| 7 | كاتبا | ك ت بKTB | kātiben | yazacak birini | a scribe, |
| 8 | فرهان | ر ه نRHN | ferihānun | rehinler (yeter) | then pledge |
| 9 | مقبوضة | ق ب ضGBŽ | meḳbūDetun | alınan | in hand. |
| 10 | فإن | — | fein | eğer | Then if |
| 11 | أمن | ا م نEMN | emine | güvenirseniz | entrusts |
| 12 | بعضكم | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dukum | biriniz | one of you |
| 13 | بعضا | ب ع ضBAŽ | beǎ'Dan | diğerinize | (to) another |
| 14 | فليؤد | ا د يED̃Y | felyu'eddi | ödesin | then let discharge |
| 15 | الذي | — | lleƶī | kimse | the one who |
| 16 | اؤتمن | ا م نEMN | 'tumine | kendisine güvenilen | is entrusted |
| 17 | أمانته | ا م نEMN | emānetehu | emanetini | his trust. |
| 18 | وليتق | و ق يVGY | velyetteḳi | ve korksun | And let him fear |
| 19 | الله | — | llahe | Allah'tan | Allah, |
| 20 | ربه | ر ب بRBB | rabbehu | Rabbi olan | his Lord. |
| 21 | ولا | — | ve lā | And (do) not | |
| 22 | تكتموا | ك ت مKTM | tektumū | gizlemeyin | conceal |
| 23 | الشهادة | ش ه دŞHD̃ | ş-şehādete | şahidliği | the evidence. |
| 24 | ومن | — | ve men | ve kimse | And whoever |
| 25 | يكتمها | ك ت مKTM | yektumhā | onu gizleyen | conceals it, |
| 26 | فإنه | — | feinnehu | şüphesiz o | then indeed he |
| 27 | آثم | ا ث مES̃M | āṧimun | günahkardır | (is) sinful - |
| 28 | قلبه | ق ل بGLB | ḳalbuhu | onun kalbi | his heart. |
| 29 | والله | — | vallahu | Allah | And Allah |
| 30 | بما | — | bimā | şeyleri | of what |
| 31 | تعملون | ع م لAML | teǎ'melūne | yaptıklarınız | you do |
| 32 | عليم | ع ل مALM | ǎlīmun | bilir | (is) All-Knower. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وان كنتم على سفر ولم تجدوا كاتبا فرهن مقبوضة فان امن بعضكم بعضا فليود الذى اوتمن امنته وليتق الله ربه ولا تكتموا الشهدة ومن يكتمها فانه ءاثم قلبه والله بما تعملون عليم
Arapça (Harekeli)
وَإِن كُنتُمْ عَلَى سَفَرٍ وَلَمْ تَجِدُوا كَاتِبًا فَرِهَانٌ مَّقْبُوضَةٌ فَإِنْ أَمِنَ بَعْضُكُم بَعْضًا فَلْيُؤَدِّ الَّذِي اؤْتُمِنَ أَمَانَتَهُ وَلْيَتَّقِ اللَّهَ رَبَّهُ وَلَا تَكْتُمُوا الشَّهَادَةَ وَمَن يَكْتُمْهَا فَإِنَّهُ آثِمٌ قَلْبُهُ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ عَلِيمٌ
Transliterasyon
Ve in kuntum alâ seferin ve lem tecidû kâtiben fe rihânun makbûdah(makbûdatun), fe in emine ba’dukum ba’dan felyueddillezî’tumine emânetehu velyettekıllâhe rabbeh|u|, ve lâ tektumûş şehâdeh(şehâdete), ve men yektumhâ fe innehû âsimun kalbuh|u|, vallâhu bi mâ ta’melûne alîm(alîmun).
Transliteration (Eng.)
Wa-in kuntum AAal<span class="u">a</span> safarin walamtajidoo k<span class="u">a</span>tiban farih<span class="u">a</span>nun maqboo<span class="u">d</span>atun fa-inamina baAA<span class="u">d</span>ukum baAA<span class="u">d</span>an falyu-addi alla<span class="u">th</span>ee<span class="u"></span>i/tumina am<span class="u">a</span>natahu walyattaqi All<span class="u">a</span>ha rabbahuwal<span class="u">a</span> taktumoo a<span class="b">l</span>shshah<span class="u">a</span>data waman yaktumh<span class="u">a</span>fa-innahu <span class="u">a</span>thimun qalbuhu wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu bim<span class="u">a</span>taAAmaloona AAaleem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Eğer bir yolculuktaysanız, kâtip de bulamadınızsa alınan rehin de kâfi. Birbirinize emniyetiniz varsa emniyet edilen borçlu, kendisini geliştiren Allah'tan sakınsın da emanetini tamamıyla ödesin ve tanıklığı gizlemeyin, kim gizlerse şüphe yok, kalbi günaha batar ve Allah yaptıklarınızı tamamıyla bilir.
Ali Bulaç
Eğer yolculukta iseniz ve katip bulamazsanız, bu durumda alınan rehin (yeter). Şu durumda eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, Rabbi olan Allah'tan sakınsın da emanetini ödesin. Şahidliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, artık şüphesiz, onun kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı/noter bulamazsanız, alınmış taahhütler ile yetinilebilir. Ancak birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Şahit olduğunuz şeyi gizlemeyiniz; zira onu gizleyen, kalben vebal altındadır. Allah yaptığınız her şeyin bilgisine sahiptir.
Diyanet İşleri
Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir. Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahitliği bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkardır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir.
Edip Yüksel
Yolculukta olup bir yazıcı bulamasanız, ödemeyi garantileyecek bir senet veya makbuz gönderin. Birbirinize bu şekilde güvenirseniz, senedin sahibi ödemeyi zamanında yapsın ve Rabbi olan ALLAH'ı saysın. Tanıklığı gizlemeyin. Kim gizlerse kalbi günahkardır. ALLAH tüm yaptıklarınızı bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şayet siz sefer üzere olur bir kâtip de bulamazsanız, o vakit alınmış bir rehin belge yerine geçer. Yok eğer birbirinize güveniyorsanız kendisine güvenilen adam Rabbi olan Allah'dan korksun da üzerindeki emaneti ödesin. Bir de şahitliğinizi inkâr edip gizlemeyin, onu kim inkâr ederse mutlaka onun kalbi vebal içindedir. Her ne yaparsanız Allah onu bilir.
Erhan Aktaş
Eğer yolculukta olup da yazıcı bulamazsanız, alınan rehinler yeterlidir. Eğer, birbirinize güveniyorsanız, güvenilen kimse, üzerindeki emaneti ödesin. Rabb’i olan Allah’a takvalı olsun. Ve tanık olduğunuz şeyi gizlemeyin. Kim onu gizlerse kalben günah işlemiş olur. Allah, yaptığınız her şeyi bilir.
Hakkı Yılmaz
Ve eğer siz, bir yolculuk üzere olur da bir kâtip de bulamazsanız, o vakit alınmış bir rehin! Yok, eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güvenilen adam üzerindeki emaneti ödesin. Ve Rabbi olan Allah'ın koruması altına girsin. Şâhitliği de gizlemeyin. Onu kim gizlerse, artık şüphesiz onun kalbi günahkârdır. Ve Allah, yaptıklarınızı çok iyi bilendir.
Muhammed Esed
Eğer seyahatte iseniz ve bir yazıcı bulamazsanız, alınmış taahhütler ile yetinilebilir: ancak eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine güven duyulan, bu güvene uygun davransın ve Rabbine karşı sorumluluğunun bilincinde olsun. Ve şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin; zira, onu gizleyen kalben vebal altındadır; ve Allah yaptığınız her şeyin tüm bilgisine sahiptir.
Mustafa İslamoğlu
Eğer seyahatteyseniz ve yazan birini de bulamamışsanız, bu durumda alınan bir rehin de yeterlidir. Birbirinize güveniyorsanız, kendisine güvenilen kimse, bu güvenin gereğini yerine getirsin ve Rabbi olan Allah'tan korksun: Artık şahit olduğunuz şeyi gizlemeyin; her kim onu gizlerse, işte onun kalbi günahkar olur: zira Allah yaptıklarınızı çok iyi bilir.
Suat Yıldırım
Eğer yolculuk halinde iseniz ve kâtip bulamazsanız, o takdirde borç karşılığıda rehin alırsınız. Şayet birbirinize güvenirseniz, güvenilen kimse Rabbi olan Allah'tan korksun da Üzerindeki emaneti ödesin! Bir de şahitliği, görüp bildiğinizi gizlemeyin! Bildiğini gizleyenin kalbi günahkâr olur. Allah her ne yaparsanız bilir. [5, 106; 4, 135]
Süleyman Ateş
Ve eğer seferde olur da yazacak birini bulamazsanız, alınan rehinler (yeter). Birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin, Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahidilği gizlemeyin, onu gizleyenin kalbi günahkardır. Allah, yaptıklarınızı bilir.
Şaban Piriş
Eğer yolculukta iseniz bir kâtip de bulamazsanız, (borca karşılık) alınmış rehinler yeterlidir. Eğer birbirinize güvenirseniz, kendisine güvenilen kimse emanetini ödesin. Şahitliği gizlemeyin, kim onu gizlerse, o mutlaka kalben günahkardır. Allah, yapmakta olduklarınızı bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer yolculuk halinde olur da yazacak birini bulamazsanız, o taktirde, alınan rehinler yeter. Birbirinize güvenmişseniz, kendisine güvenilen kişi, emaneti ödesin; Rabbi olan Allah'tan korksun. Tanıklığı gizlemeyin. Onu gizleyen, kalbi günaha batmış / kendi kalbine kötülük etmiş biridir. Allah, yapmakta olduklarınızı çok iyi bilmektedir.
Edip-Layth-Martha
If you are traveling or do not find a scribe, then a pledge of collateral. If you trust each other then let the one who was entrusted deliver his trust, and let him be conscientious of God, and do not hold back the testimony. Whoever holds it back, then he has sinned in his heart; God is aware of what you do.
Muhammad Asad
And if you are on a journey and cannot find a scribe, pledges [may be taken] in hand: but if you trust one another, then let him who is trusted fulfil his trust, and let him be conscious of God, his Sustainer. And do not conceal what you have witnessed* - for, verily, he who conceals it is sinful at heart; and God has full knowledge of all that you do.
Rashad Khalifa
If you are traveling, and no scribe is available, a bond shall be posted to guarantee repayment. If one is trusted in this manner, he shall return the bond when due, and he shall observe GOD his Lord. Do not withhold any testimony by concealing what you had witnessed. Anyone who withholds a testimony is sinful at heart. GOD is fully aware of everything you do.,
The Monotheist Group
And if you are traveling or do not find a scribe, then a pledge of collateral. So, if you have entrusted each other in this manner, then let the one who was entrusted deliver his trust, and let him be aware of God his Lord. And do not hold back the testimony. And whoever holds it back, then he has sinned in his heart, and God is aware of what you do.