Bakara Sûresi38. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (17 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قلنا | ق و لGVL | ḳulnā | dedik | We said, |
| 2 | اهبطوا | ه ب طHBŦ | hbiTū | inin | """Go down" |
| 3 | منها | — | minhā | oradan | from it |
| 4 | جميعا | ج م عCMA | cemīǎn | hepiniz | all (of you), |
| 5 | فإما | — | fe immā | zaman | and when, |
| 6 | يأتينكم | ا ت يETY | ye'tiyennekum | size geldiği | comes to you |
| 7 | مني | — | minnī | benden | from Me |
| 8 | هدى | ه د يHD̃Y | huden | bir hidayet | Guidance, |
| 9 | فمن | — | femen | kimler | then whoever |
| 10 | تبع | ت ب عTBA | tebiǎ | uyarsa | follows |
| 11 | هداي | ه د يHD̃Y | hudāye | benim hidayetime | My Guidance, |
| 12 | فلا | — | felā | artık yoktur | [then] no |
| 13 | خوف | خ و فḢVF | ḣavfun | bir korku | fear |
| 14 | عليهم | — | ǎleyhim | onlara | (will be) on them |
| 15 | ولا | — | ve lā | ve olmazlar | and not |
| 16 | هم | — | hum | onlar | they |
| 17 | يحزنون | ح ز نḪZN | yeHzenūne | üzülenlerden | will grieve. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قلنا اهبطوا منها جميعا فاما ياتينكم منى هدى فمن تبع هداى فلا خوف عليهم ولا هم يحزنون
Arapça (Harekeli)
قُلْنَا اهْبِطُوا مِنْهَا جَمِيعًا فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّي هُدًى فَمَن تَبِعَ هُدَايَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Transliterasyon
Kulnâhbitû minhâ cemîa|n|, fe immâ ye’tiyennekum minnî hudenfe men tebia hudâye fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Quln<span class="u">a</span> ihbi<span class="u">t</span>oo minh<span class="u">a</span>jameeAAan fa-imm<span class="u">a</span> ya/tiyannakum minnee hudan faman tabiAAahud<span class="u">a</span>ya fal<span class="u">a</span> khawfun AAalayhim wal<span class="u">a</span> hum ya<span class="u">h</span>zanoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dedik ki: Hepiniz de cennetten inin. Fakat benden size bir doğru yol gösterici geldi mi o doğru yolu gösterenin izinden gidenlere ne korku vardır, ne hüzün.
Ali Bulaç
Dedik ki: "Oradan tümünüz inin. Bundan sonra size Benden bir hidayet geldiğinde, kim Benim hidayetime uyarsa, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır."
Bayraktar Bayraklı
Dedik ki: “Hepiniz oradan inin. Size benden doğru yolu gösteren bir rehber geldiğinde, kim rehberime uyarsa, onlara hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir”.
Diyanet İşleri
Dedik ki: Hepiniz cennetten inin! Eğer benden size bir hidayet gelir de her kim hidayetime tabi olursa onlar için herhangi bir korku yoktur ve onlar üzüntü çekmezler.
Edip Yüksel
"Oradan topluca ininiz" dedik, "Benden size bir yol gösterici geldiği zaman, o yol göstericiye uyanlar için artık bir korku yok ve onlar üzülmeyecekler."
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara dedik ki: "Hepiniz oradan inin. Size benim tarafımdan bir hidayet rehberi geldiğinde, kim o hidayetçimin izinde giderse, onlar için hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmayacaklardır.
Erhan Aktaş
“Hepiniz oradan inin* dedik. Ben’den bir hidayet* geldiğinde kim ona uyarsa, artık onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Hakkı Yılmaz
(37-39)Sonra da Âdem, Rabbinden birtakım kelimeler aldı/kendine vahyedildi; Biz dedik ki: “Hepiniz oradan inin. Artık size Benim tarafımdan bir kılavuz geldiğinde, kim kılavuzuma uyarsa, onlar için hiçbir korku yoktur; onlar mahzun da olmayacaklardır. Ve küfretmiş; Allah'ın ilâhlığını, rabliğini bilerek reddetmiş ve âyetlerimizi yalanlamış kimseler; işte onlar, ateşin ashâbıdır. Onlar, orada temelli kalıcıdırlar.”* Sonra da Allah, onun tevbesini kabul etti. Kesinlikle O, tevbeleri çokça kabul eden, çok tevbe fırsatı verenin, çok merhametli olanın ta kendisidir.
Muhammed Esed
Biz, "Hepiniz buradan çıkıp gidin!" dedikse de size yol göstericiliğimiz devam edecektir: ve Benim yol gösterici mesajlarıma uyanlar için artık ne korku vardır, ne de üzüntü;
Mustafa İslamoğlu
Emrettik: Oradan hep birlikte çıkıp inin! Ne var ki, Benden bir rehberliğin size ulaşması şarttır. Her kim (kendisine ulaşan) rehberliğime uyarsa, artık onlar geleceğe dair kaygı geçmişe dair hüzün duymayacaklar.
Suat Yıldırım
38, 39. -Dedik ki: “İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkâr edip âyetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedî kalacaklardır. ” [20, 123; 7, 24-35]
Süleyman Ateş
Hepiniz oradan inin, dedik, "Yalnız (iyi bilin ki) size benden bir hidayet geldiği zaman, kimler benim hidayetime uyarsa artık onlara bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Şaban Piriş
-Hepiniz oradan inin, dedik. Tarafımdan size bir yol gösterici gelecektir; benim yol göstericime uyan kimselere hiçbir korku yoktur ve onlar üzülecek de değillerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
"Hepiniz oradan aşağı inin." dedik. Benden size bir yol gösteriş ulaşır da kim bu yol gösterişime uyarsa, artık böylelerine hiçbir korku yoktur. Onlar kederle de yüzyüze gelmeyeceklerdir.
Edip-Layth-Martha
We said, "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."
Muhammad Asad
[For although] We did say, "Down with you all from this [state]," there shall, none the less, most certainly come unto you guidance from Me: and those who follow My guidance need have no fear, and neither shall they grieve;
Rashad Khalifa
We said, "Go down therefrom, all of you. When guidance comes to you from Me, those who follow My guidance will have no fear, nor will they grieve.,
The Monotheist Group
We said: "Descend from it all of you, so when the guidance comes from Me, then whoever follows My guidance, they will have nothing to fear, nor will they grieve."