Bakara Sûresi50. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (10 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذ | — | ve iƶ | hani | And when |
| 2 | فرقنا | ف ر قFRG | feraḳnā | yarmıştık | We parted |
| 3 | بكم | — | bikumu | sizin için | for you |
| 4 | البحر | ب ح رBḪR | l-beHra | denizi | the sea, |
| 5 | فأنجيناكم | ن ج وNCV | feenceynākum | sizi kurtarmış | then We saved you, |
| 6 | وأغرقنا | غ ر قĞRG | ve eğraḳnā | ve boğmuştuk | and We drowned |
| 7 | آل | ا و لEVL | āle | ailesini | (the) people |
| 8 | فرعون | — | fir'ǎvne | Fir'avn | (of) Firaun |
| 9 | وأنتم | — | veentum | ve siz de | while you |
| 10 | تنظرون | ن ظ رNƵR | tenZurūne | görüyordunuz | (were) looking. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذ فرقنا بكم البحر فانجينكم واغرقنا ءال فرعون وانتم تنظرون
Arapça (Harekeli)
وَإِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَأَنجَيْنَاكُمْ وَأَغْرَقْنَا آلَ فِرْعَوْنَ وَأَنتُمْ تَنظُرُونَ
Transliterasyon
Ve iz faraknâ bikumul bahre fe enceynâkum ve agraknâ âle fir’avne ve entum tenzurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">th</span> faraqn<span class="u">a</span> bikumu alba<span class="u">h</span>rafaanjayn<span class="u">a</span>kum waaghraqn<span class="u">a</span> <span class="u">a</span>la firAAawnawaantum tan<span class="i"><span class="u">th</span></span>uroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir vakit sizin için denizi yardık da kurtardık sizi; Firavun'un soyunu sopunu sulara boğduk; siz de buna bakıp duruyordunuz.
Ali Bulaç
Ve sizin için denizi ikiye yarıp sizi kurtardığımızı ve Firavun'un adamlarını -gözlerinizin önünde- boğduğumuzu hatırlayın.
Bayraktar Bayraklı
Sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış ve Firavun taraftarlarını boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.
Diyanet İşleri
Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.*
Edip Yüksel
Denizi yararak sizi kurtarmış, Firavunun adamlarını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtardık da Firavun'un adamlarını suda boğduk, siz de bakıp duruyordunuz.
Erhan Aktaş
Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ve taraftarlarını da denizde boğmuştuk.
Hakkı Yılmaz
Hani bir zamanlar da Biz, bol suyu/nehiri sizin için yarıp da sizi kurtarmış, siz bakıp dururken Firavun'un yakınlarını da suda boğmuştuk.
Muhammed Esed
Ve önünüzdeki denizi yararak sizi kurtarıp, Firavun hanedanını gözlerinizin önünde boğduğumuz (günleri).
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da suyu sizin için açmış ve sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun'un kadrosunu boğmuştuk.
Suat Yıldırım
Yine hatırlayın ki, sizin geçmeniz için denizi yarmış, sizi kurtarıp, siz bakıp dururken gözlerinizin önünde Firavun hanedanını boğmuştuk. {KM, Çıkış 14, 16; 21-30; Mezmurlar 78, 13; 106, 9-11}*
Süleyman Ateş
Sizin için denizi yarmıştık, sizi kurtarmış ve Fir'avn ailesini boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.
Şaban Piriş
Ve sizin için denizi yardık, sizi kurtarıp; gözünüzün önünde, Firavun Hanedanını suda boğmuştuk.
Yaşar Nuri Öztürk
Hani önünüzde denizi yarmıştık da sizi kurtarmış, Firavun hanedanını boğmuştuk. Siz de bunu bakıp görüyordunuz.
Edip-Layth-Martha
We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.
Muhammad Asad
and when We cleft the sea before you, and thus saved you and caused Pharaoh's people to drown before your very eyes;
Rashad Khalifa
Recall that we parted the sea for you; we saved you and drowned Pharaoh's people before your eyes.,
The Monotheist Group
And We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.