Bakara Sûresi71. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (24 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1قالق و لGVLḳālededi kiHe said,
2إنهinnehuşüphesiz O"""Indeed, He"
3يقولق و لGVLyeḳūluşöyle diyorsays,
4إنهاinnehāgerçekten o"""[Indeed] it"
5بقرةب ق رBGRbeḳaratunbir inektir(is) a cow
6لاolmayannot
7ذلولذ ل لZ̃LLƶelūlunboyundurluk altındatrained
8تثيرث و رS̃VRtuṧīrusürmek içinto plough
9الأرضا ر ضERŽl-erDeyerithe earth,
10ولاve lāand not
11تسقيس ق يSGYtesḳīve sulamazwater
12الحرثح ر ثḪRS̃l-Harṧeekin"the field;"
13مسلمةس ل مSLMmusellemetunkusursuzsound,
14لاyokturno
15شيةو ش يVŞYşiyetehiçbir alacasıblemish
16فيهاfīhāonda"in it."""
17قالواق و لGVLḳālūdedilerThey said,
18الآنl-āneişte şimdi"""Now"
19جئتج ي اCYEci'tegetirdinyou have come
20بالحقح ق قḪGGbil-Haḳḳidoğruyu"with the truth."""
21فذبحوهاذ ب حZ̃BḪfeƶebeHūhāve boğazladılar onuSo they slaughtered it,
22وماve māand not
23كادواك و دKVD̃kādūaz dahathey were near
24يفعلونف ع لFALyef'ǎlūneyapmayacaklardı(to) doing (it).

Mealler

Arapça (Harekesiz)

قال انه يقول انها بقرة لا ذلول تثير الارض ولا تسقى الحرث مسلمة لا شية فيها قالوا الن جئت بالحق فذبحوها وما كادوا يفعلون

Arapça (Harekeli)

قَالَ إِنَّهُ يَقُولُ إِنَّهَا بَقَرَةٌ لَّا ذَلُولٌ تُثِيرُ الْأَرْضَ وَلَا تَسْقِي الْحَرْثَ مُسَلَّمَةٌ لَّا شِيَةَ فِيهَا قَالُوا الْآنَ جِئْتَ بِالْحَقِّ فَذَبَحُوهَا وَمَا كَادُوا يَفْعَلُونَ

Transliterasyon

Kâle innehu yekûlu innehâ bakaratun lâ zelûlun tusîrul arda ve lâ teskıl hars|e|, musellemetun lâ şiyete fîhâ kâlûl’âne ci’te bil hakk|ı|, fe zebehûhâ ve mâ kâdû yef’alûn|e|.

Transliteration (Eng.)

Q<span class="u">a</span>la innahu yaqoolu innah<span class="u">a</span>baqaratun l<span class="u">a</span> <span class="u">th</span>aloolun tutheeru al-ar<span class="u">d</span>a wal<span class="u">a</span>tasqee al<span class="u">h</span>artha musallamatun l<span class="u">a</span> shiyata feeh<span class="u">a</span>q<span class="u">a</span>loo al-<span class="u">a</span>na ji/ta bi<span class="b">a</span>l<span class="u">h</span>aqqi fa<span class="u">th</span>aba<span class="u">h</span>ooh<span class="u">a</span>wam<span class="u">a</span> k<span class="u">a</span>doo yafAAaloon<span class="b">a</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, Allah diyor ki demişti, ne çifte koşulup tarla sürmüş olacak, ne ekin sulamış olacak. Ayıpsız, lekesiz, alacasız olmalı. Hah demişlerdi, şimdi gerçeği söyledin. İneği boğazladılar, boğazladılar ama az kaldı bu emri yerine getirmeyeceklerdi.

Ali Bulaç

(Bunun üzerine Musa, “Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, salma ve alacası olmayan bir inektir" dedi. (O zaman): "Şimdi gerçeği getirdin” dediler. Böylece ineği kestiler; ama neredeyse (bunu) yapmayacaklardı.

Bayraktar Bayraklı

Mûsâ dedi ki: “Allah şöyle buyuruyor: O inek, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan, hiç alacası bulunmayan bir inektir.” “İşte şimdi gerçeği anlattın” dediler ve bunun üzerine onu bulup kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.

Diyanet İşleri

(Musa) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir. "İşte şimdi gerçeği anlattın" dediler ve bunun üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.

Edip Yüksel

"O diyor ki, o düve yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir düvedir" dedi. "İşte şimdi gerçeği getirdin!" diyerek sonunda düveyi boğazladılar; az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Musa, "Rabbim buyuruyor ki o, ne çifte koşulup tarla süren, ne de ekin sulayan, ne de salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır". Onlar da: "İşte tam şimdi gerçeği ortaya koydun." dediler. Nihayet onu bulup boğazladılar. Az kaldı yapmayacaklardı.

Erhan Aktaş

Musa: “Allah, onun ekin sulayarak, çifte koşularak yıpranmamış; alacası olmayan, kusursuz bir sığır olduğunu söylüyor.” dedi. Onlar: “İşte şimdi gerçeği bildirdin.” dediler. Ve nihayet sığırı boğazladılar. Az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Hakkı Yılmaz

Mûsâ, “Şüphesiz Rabbim diyor ki”: “O sığır, zelil olmayan/çifte koşulmayan, arazi sürmeyen, ekin sulamayan, salma gezen ve hiç alacası olmayan bir sığırdır.” Onlar, “İşte tam şimdi gerçeği getirdin” dediler. Sonunda onu boğazladılar. Ama neredeyse yapmayacaklardı.*

Muhammed Esed

(Musa'nın) cevabı şu oldu: "O, kurbanın ekinleri sulamak veya toprağı sürmek için hiç koşulmamış, kusursuz, alacasız bir sığır olmasını istiyor." Onlar: "İşte, sonunda gerçeği bildirdin!" dediler; ve hemen (onu) kurban ettiler, halbuki neredeyse hiçbir şey yapmadan kalacaklardı.

Mustafa İslamoğlu

"O diyor ki: o, toprağı sürmek ve ekin sulamak için çifte koşulmamış, kusursuz, alacasız bir inek olmalı" dedi. Onlar: "İşte şimdi gerçeği bildirdin" dediler ve hemen onu (bulup) kurban ettiler: fakat neredeyse yapamayacaklardı.

Suat Yıldırım

Mûsâ: «Rabbim şöyle diyor: O inek, ne toprağı sürmek için çifte koşulmuş, ne de ekin sulamada çalıştırılmış olmayan, salma ve her kusurdan uzak, hiç alacası bulunmayan bir inek olacaktır. » Onlar: «İşte şimdi gerçeği tam anlayacağımız tarzda bildirdin» diy

Süleyman Ateş

Dedi: "O şöyle diyor: O, henüz boyundurluk altına alınmamış bir inektir. Yeri sürmez, ekin sulamaz. Salma, (çifte koşulmamış) hiç alacası yok." "İşte şimdi gerçeği getirdin" deyip ineği boğazladılar; az daha yapmayacaklardı.

Şaban Piriş

Musa:-Rabbim, onun yeri sürüp ekini sulayarak boyunduruk altında ezilmemiş, kusursuz, alacasız bir inek olduğunu söylüyor, dedi.-Şimdi gerçeği bildirdin, deyip ineği kestiler; az kalsın bunu yapmayacaklardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Cevap verdi Musa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı.

Edip-Layth-Martha

He said, "He says it is a heifer which was never subjugated to plough the land, or water the crops, free from any blemish." They said, "Now you have come with the truth." They slaughtered it, though they had nearly not done so.

Muhammad Asad

[Moses] answered: "Behold, He says it is to be a cow not broken-in to plough the earth or to water the crops, free of fault, without markings of any other colour."Said they: "At last thou hast brought out the truth!"-and thereupon they sacrificed her, although they had almost left it undone.*

Rashad Khalifa

He said, "He says that she is a heifer that was never humiliated in plowing the land or watering the crops; free from any blemish." They said, "Now you have brought the truth." They finally sacrificed her, after this lengthy reluctance.,

The Monotheist Group

He said: "He says it is a heifer which was never subjugated to plough the land, or water the crops, free from any blemish." They said: "Now you have come with the truth." And they slaughtered it, though they had nearly not done so.