Ta Ha Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | فألقاها | ل ق يLGY | feelḳāhā | onu attı | So he threw it down, |
| 2 | فإذا | — | fe iƶā | (bir de ne görsün) | and behold! |
| 3 | هي | — | hiye | o | It |
| 4 | حية | ح ي يḪYY | Hayyetun | kocaman bir yılan | (was) a snake, |
| 5 | تسعى | س ع يSAY | tes'ǎā | koşan | moving swiftly. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
فالقىها فاذا هى حية تسعى
Arapça (Harekeli)
فَأَلْقَاهَا فَإِذَا هِيَ حَيَّةٌ تَسْعَى
Transliterasyon
Fe elkâhâ fe izâ hiye hayyetun tes’â.
Transliteration (Eng.)
Faalq<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span> fa-i<span class="u">tha</span> hiya <span class="u">h</span>ayyatuntasAA<span class="u">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Bıraktı onu, bir de baktı ki bir yılan olmuş, koşup durmada.
Ali Bulaç
Böylece, onu attı; (bir de ne görsün) o hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermiş).
Bayraktar Bayraklı
Mûsâ onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılana dönüştü.
Diyanet İşleri
Onu hemen yere attı. Bir de ne görsün, hızla sürünen bir yılan değil mi!
Edip Yüksel
Onu atınca, hareketli bir yılana dönüşüverdi.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Musa da onu bıraktı, bir de ne görsün! o bir yılan olmuş koşuyor.
Erhan Aktaş
Musa onu atınca bir de ne görsün! Hızla hareket eden bir yılan olmuştu.
Hakkı Yılmaz
(19-36)Allah: “Ey Mûsâ! Onu bırak/çobanlığı bırakıp yerleşik hayata geç! Firavun'a git, şüphesiz o azdı” dedi.* O da onu hemen bıraktı/ yerleşik hayata geçti, bir de ne görürsün! Artık sağ elindeki; kendisine vahyedilen Kitap, koşan bir candır; sosyal hayatın kaynağıdır.* Mûsâ: “Rabbim! Seni tüm noksanlıklardan çok arındırmamız ve Seni çok çok anmamız için göğsümü aç, işimi bana kolaylaştır. Dilimden de düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ve ehlimden; kardeşim Hârûn'u benim için bir vezir kıl, o'nunla arkamı kuvvetlendir. İşimde o'nu bana ortak et. Şüphe yok ki Sen bizi görüp duruyorsun” dedi. Allah: “Ey Mûsâ! İstediğin sana verildi.” dedi. Allah: “Sana en büyük alâmetlerimizden/göstergelerimizden göstermemiz için tut onu, korkma!* Biz onu ilk durumuna çevireceğiz. Diğer bir alâmet; gösterge olmak üzere de gücünü/kanadına ekle, çirkinlik olmadan hiç kusursuz, mükemmelce çıkacaksın” dedi.*
Muhammed Esed
Bunun üzerine, (Musa), onu yere attı; bir de ne görsün! hızla akan bir yılan oluvermişti o!
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine (Musa) onu yere bıraktı. Bir de ne görsün: o değnek bir yılan türü... hızla akıyor...
Suat Yıldırım
Hemen bıraktı. Bir de ne görsün: Hızla kıvrılıp sürünen, kocaman bir yılan oldu!
Süleyman Ateş
(Musa) attı, bir de ne görsün o, koşan kocaman bir yılan!
Şaban Piriş
Musa da onu attı. O bir anda koşan bir yılan oluvermişti.
Yaşar Nuri Öztürk
O da onu attı. Bir de ne görsün, bir yılan olmuş o, koşuyor...
Edip-Layth-Martha
So he cast it down, and it became a moving serpent!*
Muhammad Asad
So he threw it - and lo! it was a snake, moving rapidly.
Rashad Khalifa
He threw it down, whereupon it turned into a moving serpent.,
The Monotheist Group
So he cast it down, and it became a moving serpent!