Ta Ha Sûresi33. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (3 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1كيkeykiThat
2نسبحكس ب حSBḪnusebbiHakeseni tesbih edelimwe may glorify You
3كثيراك ث رKS̃Rkeṧīrançokmuch

Mealler

Arapça (Harekesiz)

كى نسبحك كثيرا

Arapça (Harekeli)

كَيْ نُسَبِّحَكَ كَثِيرًا

Transliterasyon

Key nusebbihake kesîrâ(kesîren).

Transliteration (Eng.)

Kay nusabbi<span class="u">h</span>aka katheer<span class="u">a</span><span class="b">n</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bunları yap da şanını çok tenzîh edelim.

Ali Bulaç

"Böylece Seni çok tesbih edelim."

Bayraktar Bayraklı

(33-34) “Böylece seni gereği gibi noksan sıfatlardan uzak tutalım ve gereği gibi analım.”

Diyanet İşleri

Böylece seni bol bol tesbih edelim.

Edip Yüksel

"Ki seni çokça yüceltelim."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki seni çok tesbih edelim.

Erhan Aktaş

“Ki Seni çok tesbih* edelim.”

Hakkı Yılmaz

(19-36)Allah: “Ey Mûsâ! Onu bırak/çobanlığı bırakıp yerleşik hayata geç! Firavun'a git, şüphesiz o azdı” dedi.* O da onu hemen bıraktı/ yerleşik hayata geçti, bir de ne görürsün! Artık sağ elindeki; kendisine vahyedilen Kitap, koşan bir candır; sosyal hayatın kaynağıdır.* Mûsâ: “Rabbim! Seni tüm noksanlıklardan çok arındırmamız ve Seni çok çok anmamız için göğsümü aç, işimi bana kolaylaştır. Dilimden de düğümü çöz ki sözümü iyi anlasınlar. Ve ehlimden; kardeşim Hârûn'u benim için bir vezir kıl, o'nunla arkamı kuvvetlendir. İşimde o'nu bana ortak et. Şüphe yok ki Sen bizi görüp duruyorsun” dedi. Allah: “Ey Mûsâ! İstediğin sana verildi.” dedi. Allah: “Sana en büyük alâmetlerimizden/göstergelerimizden göstermemiz için tut onu, korkma!* Biz onu ilk durumuna çevireceğiz. Diğer bir alâmet; gösterge olmak üzere de gücünü/kanadına ekle, çirkinlik olmadan hiç kusursuz, mükemmelce çıkacaksın” dedi.*

Muhammed Esed

ki, (birlikte) Senin yüceler yücesi adını (insanların katında) daha yükseklere çıkaralım,

Mustafa İslamoğlu

ki, zaten yüce olan adını çok daha yüceltelim;

Suat Yıldırım

Ta ki Seni daha çok tesbih ve tenzih edelim.

Süleyman Ateş

Ki seni çok tesbih edelim,

Şaban Piriş

ki seni çokça tesbih edebilelim.

Yaşar Nuri Öztürk

"Ta ki seni çokça tespih edelim."

Edip-Layth-Martha

"So that we may glorify You plenty."

Muhammad Asad

so that [together] we might abundantly extol Thy limitless glory

Rashad Khalifa

"That we may glorify You frequently.,

The Monotheist Group

"So that we may glorify You plenty."