Ta Ha Sûresi87. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | قالوا | ق و لGVL | ḳālū | dediler ki | They said, |
| 2 | ما | — | mā | """Not" | |
| 3 | أخلفنا | خ ل فḢLF | eḣlefnā | çıkmadık | we broke |
| 4 | موعدك | و ع دVAD̃ | mev'ǐdeke | senin sözünden | promise to you |
| 5 | بملكنا | م ل كMLK | bimelkinā | kendi malımızla | by our will, |
| 6 | ولكنا | — | velākinnā | fakat | but we |
| 7 | حملنا | ح م لḪML | Hummilnā | bize yükletilmişti | [we] were made to carry |
| 8 | أوزارا | و ز رVZR | evzāran | yükler (günahlar) | burdens |
| 9 | من | — | min | -ndan | from |
| 10 | زينة | ز ي نZYN | zīneti | süs(eşyas)ı- | ornaments |
| 11 | القوم | ق و مGVM | l-ḳavmi | o milletin | (of) the people, |
| 12 | فقذفناها | ق ذ فGZ̃F | feḳaƶefnāhā | onları attık | so we threw them |
| 13 | فكذلك | — | fe keƶālike | aynı şekilde | and thus |
| 14 | ألقى | ل ق يLGY | elḳā | attı | threw |
| 15 | السامري | س م رSMR | s-sāmiriyyu | Samiri de | "the Samiri.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
قالوا ما اخلفنا موعدك بملكنا ولكنا حملنا اوزارا من زينة القوم فقذفنها فكذلك القى السامرى
Arapça (Harekeli)
قَالُوا مَا أَخْلَفْنَا مَوْعِدَكَ بِمَلْكِنَا وَلَكِنَّا حُمِّلْنَا أَوْزَارًا مِّن زِينَةِ الْقَوْمِ فَقَذَفْنَاهَا فَكَذَلِكَ أَلْقَى السَّامِرِيُّ
Transliterasyon
Kâlû mâ ahlefnâ mev’ıdeke bi melkinâ ve lâkinnâ hummilnâ evzâren min zînetil kavmi fe kazefnâhâ fe kezâlike elkâs sâmiriyy|u|.
Transliteration (Eng.)
Q<span class="u">a</span>loo m<span class="u">a</span> akhlafn<span class="u">a</span>mawAAidaka bimalkin<span class="u">a</span> wal<span class="u">a</span>kinn<span class="u">a</span> <span class="u">h</span>ummiln<span class="u">a</span>awz<span class="u">a</span>ran min zeenati alqawmi faqa<span class="u">th</span>afn<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>faka<span class="u">tha</span>lika alq<span class="u">a</span> a<span class="b">l</span>ss<span class="u">a</span>miriy<span class="b">yu</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Dediler ki: Sana verdiğimiz sözden, kendimize mâlik olarak caymadık biz, fakat Mısırlıların ziynet eşyâlarını almıştık ya, onları, erisin diye ateşe attık, böyle telkin etti Sâmirî.
Ali Bulaç
Dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden dönmedik, ancak o kavmin (Mısır halkının) süs eşyalarından birtakım yükler yüklenmiştik, onları (ateşe) attık, böylece Samiri de attı."
Bayraktar Bayraklı
Onlar, “Sana verdiğimiz sözden kendi başımıza caymadık. Ancak o ulusun süs eşyalarından bize yükler dolusu taşıtıldı. Biz onları ateşe attık; aynı şekilde Sâmirî de attı” dediler.
Diyanet İşleri
Dediler ki: Biz sana olan vadimizden, kendi kudret ve irademizle dönmedik. Fakat biz, o kavmin (Mısır'lıların) zinet eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiş, sonra da onları atmıştık; aynı şekilde Samiri de atmıştı.*
Edip Yüksel
"Sana verdiğimiz sözü kendi kafamıza göre bozmadık. O halkın süs eşyaları bize taşıtıldı. Onları attık. Samiri işte böyle bir şey ortaya çıkardı" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlar dediler ki: "Biz sana verdiğimiz sözden, kendiliğimizden caymadık. Fakat biz o (Kıbtî) kavminin süs eşyasından bir takım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları (ateşe) attık. Sâmirî de (kendi mücevheratını) böylece atmıştı."
Erhan Aktaş
“Senin sözünden çıkmadık. Fakat biz halkın ziynetlerinden yüklenmiştik.* Sonra onları kaldırıp attık.* Bize Samiri böyle öğütledi.”*
Hakkı Yılmaz
Onlar dediler ki: “Biz sana verdiğimiz sözden kendiliğimizden caymadık. Fakat biz o toplumun zînetlerinden birtakım ağırlıklar yüklenmiştik. Sonra onları fırlatıp attık. Sonra da işte böylece Samirî kafamıza soktu.”
Muhammed Esed
"Sana verdiğimiz sözden biz kendi isteğimizle dönmedik; fakat (Mısır) halkı(nın kirli) zinet yükleriyle yüklüydük; ve bu yüzden onları (ateşe) attık; aynı şekilde Sâmirî de (kendininkini) attı."
Mustafa İslamoğlu
Onlar (kendilerini) şöyle savundular: "Biz sana verdiğimiz sözü kasıtlı olarak çiğnemedik; fakat (Mısır) halkının ziynet eşyalarına (haksız yere) konmanın vebalini taşıyorduk; ama biz onları (sorumluluktan kurtulmak için) kaldırıp attık, bunun üzerine Samiri de (onları alıp ateşe) attı."
Suat Yıldırım
“Biz, ” dediler, “kendi güç ve irademizle sana olan vâdimizden dönmedik. Fakat biz o halkın, Mısırlıların zinet eşyalarından birtakım ağırlıklar yüklenmiştik. Onları ateşe attık. Samirî de kendi mücevheratını atıverdi. *
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Kendi malımızla senin sözünden çıkmadık", fakat o milletin (yani Mısırlıların) süs(eşyas)ından bize yükler yükletilmişti. Onları (ateşe) attık. Aynı şekilde Samiri de attı."
Şaban Piriş
Onlar da:-Sana verdiğimiz sözden bilerek dönmedik. Fakat o kavmin süs eşyasından yük yük taşımıştık. Sonra Samirinin attığı gibi biz de ateşe attık, dediler.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Biz sana kendi irademizle / malımızla karşı çıkmadık. Olay şu: Bize o topluluğun süs eşyalarından bazıları yükletilmişti, onları kaldırıp attık; aynı şekilde Samiri de attı."
Edip-Layth-Martha
They said, "We did not break the promise by our own will, but we were loaded down with the jewelry of the people so we cast them down, and it was such that the Samarian suggested."
Muhammad Asad
They answered: "We did not break our promise to thee of our own free will, but [this is what happened:] we were loaded with the [sinful] burdens of the [Egyptian] people's ornaments, and so we threw them [into the fire],* and likewise did this Samaritan cast [his into it]."
Rashad Khalifa
They said, "We did not break our agreement with you on purpose. But we were loaded down with jewelry, and decided to throw our loads in. This is what the Samarian suggested.",
The Monotheist Group
They said: "We did not break the promise by our own will, but we were loaded down with the jewelry of the people so we cast them down, and it was such that the Sumerian suggested."