Hac Sûresi18. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (37 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ألم | — | elem | Do not | |
| 2 | تر | ر ا يREY | tera | görmedin mi | you see |
| 3 | أن | — | enne | kuşkusuz | that |
| 4 | الله | — | llahe | Allah'a | (to) Allah |
| 5 | يسجد | س ج دSCD̃ | yescudu | secde ediyorlar | prostrates |
| 6 | له | — | lehu | O'na | to Him |
| 7 | من | — | men | kimseler | whoever |
| 8 | في | — | fī | (is) in | |
| 9 | السماوات | س م وSMV | s-semāvāti | göklerdeki | the heavens |
| 10 | ومن | — | ve men | ve kimseler | and whoever |
| 11 | في | — | fī | (is) in | |
| 12 | الأرض | ا ر ضERŽ | l-erDi | yerdeki | the earth, |
| 13 | والشمس | ش م سŞMS | ve şşemsu | ve güneş | and the sun |
| 14 | والقمر | ق م رGMR | velḳameru | ve ay | and the moon |
| 15 | والنجوم | ن ج مNCM | ve nnucūmu | ve yıldızlar | and the stars |
| 16 | والجبال | ج ب لCBL | velcibālu | ve dağlar | and the mountains, |
| 17 | والشجر | ش ج رŞCR | ve şşeceru | ve ağaçlar | and the trees |
| 18 | والدواب | د ب بD̃BB | ve ddevābbu | ve hayvanlar | and the moving creatures |
| 19 | وكثير | ك ث رKS̃R | ve keṧīrun | ve birçoğu | and many |
| 20 | من | — | mine | -dan | of |
| 21 | الناس | ن و سNVS | n-nāsi | insanlar- | the people? |
| 22 | وكثير | ك ث رKS̃R | vekeṧīrun | ama birçoğu | But many - |
| 23 | حق | ح ق قḪGG | Haḳḳa | hak olmuştur | (is) justly due |
| 24 | عليه | — | ǎleyhi | üzerine | on him |
| 25 | العذاب | ع ذ بAZ̃B | l-ǎƶābu | azab | the punishment. |
| 26 | ومن | — | ve men | ve kimi | And whoever |
| 27 | يهن | ه و نHVN | yuhini | aşağılatırsa | Allah humiliates |
| 28 | الله | — | llahu | Allah | Allah humiliates |
| 29 | فما | — | femā | artık olmaz | then not |
| 30 | له | — | lehu | ona | for him |
| 31 | من | — | min | hiç | any |
| 32 | مكرم | ك ر مKRM | mukrimin | değer veren | bestower of honor. |
| 33 | إن | — | inne | şüphesiz | Indeed, |
| 34 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 35 | يفعل | ف ع لFAL | yef'ǎlu | yapar | does |
| 36 | ما | — | mā | şeyi | what |
| 37 | يشاء | ش ي اŞYE | yeşā'u | dilediği | He wills |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
الم تر ان الله يسجد له من فى السموت ومن فى الارض والشمس والقمر والنجوم والجبال والشجر والدواب وكثير من الناس وكثير حق عليه العذاب ومن يهن الله فما له من مكرم ان الله يفعل ما يشاء
Arapça (Harekeli)
أَلَمْ تَرَ أَنَّ اللَّهَ يَسْجُدُ لَهُ مَن فِي السَّمَاوَاتِ وَمَن فِي الْأَرْضِ وَالشَّمْسُ وَالْقَمَرُ وَالنُّجُومُ وَالْجِبَالُ وَالشَّجَرُ وَالدَّوَابُّ وَكَثِيرٌ مِّنَ النَّاسِ وَكَثِيرٌ حَقَّ عَلَيْهِ الْعَذَابُ وَمَن يُهِنِ اللَّهُ فَمَا لَهُ مِن مُّكْرِمٍ إِنَّ اللَّهَ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ
Transliterasyon
E lem tera ennallâhe yescudu lehu men fis semâvâti ve men fîl ardı veş şemsu vel kameru ven nucûmu vel cibâlu veş şeceru ved devabbu ve kesîrun minen nâs|i|, ve kesîrun hakka aleyhil azâb|u|, ve men yuhinillâhu fe mâ lehu min mukrim(mukrimin), innallâhe yef’alu mâ yeşâ’(yeşâu).(SECDE ÂYETİ)
Transliteration (Eng.)
Alam tara anna All<span class="u">a</span>ha yasjudu lahuman fee a<span class="b">l</span>ssam<span class="u">a</span>w<span class="u">a</span>ti waman fee al-ar<span class="u">d</span>iwa<span class="b">al</span>shshamsu wa<span class="b">a</span>lqamaru wa<span class="b">al</span>nnujoomu wa<span class="b">a</span>ljib<span class="u">a</span>luwa<span class="b">al</span>shshajaru wa<span class="b">al</span>ddaw<span class="u">a</span>bbu wakatheerun minaa<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>si wakatheerun <span class="u">h</span>aqqa AAalayhi alAAa<span class="u">tha</span>buwaman yuhini All<span class="u">a</span>hu fam<span class="u">a</span> lahu min mukrimin inna All<span class="u">a</span>hayafAAalu m<span class="u">a</span> yash<span class="u">a</span>/<span class="b">o</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Görmez misin, Allah, şüphe yok, öyle bir mâbut ki ona secde eder ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaç, hayvanlar ve insanların çoğu ve çoğu da azâbı hak etmiştir ve Allah, kimi hor kılarsa onu kutluluğa ulaştırıp ona lütuf ve ihsânda bulunan hiçbir kimse bulunamaz; şüphe yok ki Allah, dilediğini yapar.
Ali Bulaç
Görmedin mi ki, gerçekten, göklerde ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu Allah'a secde etmektedirler. Birçoğu üzerine azap hak olmuştur. Allah kimi aşağılık kılarsa, artık onun için bir yüceltici yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini yapar.
Bayraktar Bayraklı
Göklerde ve yerde olanların; güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğunun Allah'a boyun eğdiklerini görmüyor musun? İnsanlardan birçoğu da azabı hak etmiştir. Allah'ın hakir kıldığına saygı duyacak kimse yoktur. Doğrusu, Allah dilediğini yapar.
Diyanet İşleri
Görmez misin ki, göklerde olanlar ve yerde olanlar, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanların birçoğu Allah'a secde ediyor; birçoğunun üzerine de azap hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa, artık onu değerli kılacak bir kimse yoktur. Şüphesiz Allah dilediğini yapar.*
Edip Yüksel
Göklerde ve yerde bulunan kimselerin, güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların, hayvanların ve insanlardan birçok kişinin ALLAH'a secde ettiklerini (boyun eğdiklerini) görmez misin? Birçok kişi de azabı haketmiştir. ALLAH'ın alçalttığını hiç kimse onurlu kılamaz. ALLAH dilediğini yapar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Görmedin mi, göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay ve yıldızlar, dağlar, ağaçlar, bütün hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyor. Birçoğunun üzerine de azab hak olmuştur. Allah kimi hor ve hakir kılarsa artık ona ikram edecek yoktur. Şüphesiz Allah dilediği şeyi yapar.
Erhan Aktaş
Göklerde ve yerde ne varsa; Güneş’in, Ay’ın ve yıldızların, dağların, ağaçların, hayvanların ve insanların birçoğunun Allah’a secde* ettiklerini görmüyor musun? Birçoğunun da* üzerine azap hak oldu. Ve Allah, kimi küçük düşürürse artık onun için bir yüceltici yoktur. Kuşkusuz Allah, Dilediğini Yapar.
Hakkı Yılmaz
Göklerde ve yeryüzünde olan kimselerin, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, kıpırdayan canlılar ve insanların çoğunun Allah'a boyun eğip teslimiyet gösterdiklerini görmedin mi/ hiç düşünmedin mi? Birçoğu da üzerlerine azap hak olmuş olanlardır. Ve Allah, kimi hor kılarsa artık onun için bir yücelten yoktur. Şüphesiz Allah, dilediğini işler.
Muhammed Esed
(EY İNSANOĞLU,) göklerde ve yerde var olan her şeyin, -güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların ve hayvanların- Allah'ın (kudret ve yüceliği) önünde yere kapandığını görmüyor musun? Ve insanlardan bir nicesi (Allah'a bilinçli olarak baş eğmektedir); ama niceleri de (O'na karşı geldikleri için öte dünyada) kaçınılmaz biçimde azabı hak edecekler; ve Allah'ın (Kıyamet Günü'nde) alçalttığı kimseyi de onurlandırabilecek kimse yoktur; çünkü, Allah dilediği her şeyi mutlaka yapar.
Mustafa İslamoğlu
(Ey insan!) Göklerde ve yerde bulunan herkesin, güneşin, ayın, yıldızların, dağların, ağaçların ve hayvanların (ister istemez) Allah'ın emrine amade olduğunu görmez misin? İnsanlardan niceleri (bilinçli tercihlerinden dolayı ödülü hak etmiş), niceleri ise azabı hak etmişlerdir. İmdi, Allah her kimi alçaltırsa artık onu kimse yüceltemez: kuşkusuz Allah dilediğini daima gerçekleştirir.
Suat Yıldırım
Bilmez misin ki göklerde ve yerde bulunan kimseler, hatta güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar bütün canlılar ve insanların da birçoğu Allah'ın yüceliğine secde ediyorlar. İnsanların çoğu hakkında ise azap hükmü kesinleşmiştir. Allah'ın zelil kıldığını aziz edecek kuvvet yoktur. Şüphesiz ki Allah ne dilerse yapar. [16, 48; 17, 44; 41, 38]*
Süleyman Ateş
Görmedin mi (baksana), göklerde, yerde bulunan kimseler, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyorlar! Ama birçoğuna da azab hak olmuştur. Allah kimi aşağılatırsa artık ona değer veren olmaz. Allah, dilediğini yapar.*
Şaban Piriş
Göklerde ve yerde olanların, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, canlılar ve bir çok insanın Allaha secde ettiklerini görmüyor musun? Çoğu da azabı hak etmiştir. Allah kimi alçaltırsa onu yükseltecek yoktur. Allah, ne isterse yapar.
Yaşar Nuri Öztürk
Görmedin mi ki göklerdeki kimseler, yerdeki kimseler, güneş, ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah'a secde ediyor. Birçoğunun da üzerine azap hak olmuştur. Allah'ın hakir kıldığına ikramda bulunan olmaz. Allah dilediğini yapar.
Edip-Layth-Martha
Did you not see that to God submit what is in the heavens and what is in the earth, and the sun and the moon and the stars and the mountains and the trees and what moves, and many people, and many who have deserved the retribution. Whoever God disgraces, then none can honor him. God does what He pleases.
Muhammad Asad
ART THOU NOT aware that before God prostrate themselves all [things and beings] that are in the heavens and all that are on earth* the sun, and the moon, and the stars, and the mountains, and the trees, and the beasts? And many human beings [submit to God con­sciously],* whereas many [others, having defied Him,] will inevitably have to suffer [in the life to come];* and he whom God shall scorn [on Resur­rection Day] will have none who could bestow honour on him: for, verily, God does what He wills.
Rashad Khalifa
Do you not realize that to GOD prostrates everyone in the heavens and the earth, and the sun, and the moon, and the stars, and the moun- tains, and the trees, and the animals, and many people? Many others among the people are committed to doom. Whomever GOD shames, none will honor him. Everything is in accordance with GOD's will.,
The Monotheist Group
Didyou not see that to God yields what is in the heavens and what is on the earth, and the sun and the moon and the stars and the mountains and the trees and what moves, and many of the people, and many who have deserved the retribution. And whoever God disgraces, then none can honor him. God does what He pleases.