Hac Sûresi36. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (27 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والبدن | ب د نBD̃N | velbudne | ve beden | And the camels and cattle - |
| 2 | جعلناها | ج ع لCAL | ceǎlnāhā | kılındı(o) | We have made them |
| 3 | لكم | — | lekum | size/sizin için | for you |
| 4 | من | — | min | -ndan | among |
| 5 | شعائر | ش ع رŞAR | şeǎāiri | şiarı- | (the) Symbols |
| 6 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah, |
| 7 | لكم | — | lekum | size/sizin için | for you |
| 8 | فيها | — | fīhā | onlarda | therein |
| 9 | خير | خ ي رḢYR | ḣayrun | hayır | (is) good. |
| 10 | فاذكروا | ذ ك رZ̃KR | feƶkurū | Zira hatırla/an | So mention |
| 11 | اسم | س م وSMV | isme | niteliklerini/esmasını | (the) name |
| 12 | الله | — | llahi | Allah'ın | (of) Allah |
| 13 | عليها | — | ǎleyhā | üzerlerine | over them |
| 14 | صواف | ص ف فṦFF | Savāffe | sıra halinde dururlarken | "(when) lined up;" |
| 15 | فإذا | — | fe iƶā | Zira -zaman | and when |
| 16 | وجبت | و ج بVCB | vecebet | düştükleri- | are down |
| 17 | جنوبها | ج ن بCNB | cunūbuhā | yanlarına | their sides, |
| 18 | فكلوا | ا ك لEKL | fekulū | Zira yiyin | then eat |
| 19 | منها | — | minhā | ondan | from them |
| 20 | وأطعموا | ط ع مŦAM | ve eT'ǐmū | ve doyurun | and feed |
| 21 | القانع | ق ن عGNA | l-ḳāniǎ | kanaat edip isteyemeyene | the needy who do not ask |
| 22 | والمعتر | ع ر رARR | velmuǎ'terra | ve isteyene | and the needy who ask. |
| 23 | كذلك | — | keƶālike | işte böyle | Thus |
| 24 | سخرناها | س خ رSḢR | seḣḣarnāhā | onları boyun eğdirdi | We have subjected them |
| 25 | لكم | — | lekum | size | to you |
| 26 | لعلكم | — | leǎllekum | umulur ki | so that you may |
| 27 | تشكرون | ش ك رŞKR | teşkurūne | şükredersiniz | be grateful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والبدن جعلنها لكم من شعئر الله لكم فيها خير فاذكروا اسم الله عليها صواف فاذا وجبت جنوبها فكلوا منها واطعموا القانع والمعتر كذلك سخرنها لكم لعلكم تشكرون
Arapça (Harekeli)
وَالْبُدْنَ جَعَلْنَاهَا لَكُم مِّن شَعَائِرِ اللَّهِ لَكُمْ فِيهَا خَيْرٌ فَاذْكُرُوا اسْمَ اللَّهِ عَلَيْهَا صَوَافَّ فَإِذَا وَجَبَتْ جُنُوبُهَا فَكُلُوا مِنْهَا وَأَطْعِمُوا الْقَانِعَ وَالْمُعْتَرَّ كَذَلِكَ سَخَّرْنَاهَا لَكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Transliterasyon
Vel budne cealnâhâ lekum min şeâirillâhi lekum fîhâ hayr(hayrun), fezkurûsmallâhi aleyhâ savâff|e|, fe izâ vecebet cunûbuhâ fe kulû minhâ ve at’ımûl kânia vel mu’terr|a|, kezâlike sahharnâhâ lekum leallekum teşkurûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lbudna jaAAaln<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span>lakum min shaAA<span class="u">a</span>-iri All<span class="u">a</span>hi lakum feeh<span class="u">a</span>khayrun fa<span class="b">o</span><span class="u">th</span>kuroo isma All<span class="u">a</span>hi AAalayh<span class="u">a</span><span class="u">s</span>aw<span class="u">a</span>ffa fa-i<span class="u">tha</span> wajabat junoobuh<span class="u">a</span>fakuloo minh<span class="u">a</span> waa<span class="u">t</span>AAimoo alq<span class="u">a</span>niAAa wa<span class="b">a</span>lmuAAtarraka<span class="u">tha</span>lika sakhkharn<span class="u">a</span>h<span class="u">a</span> lakum laAAallakumtashkuroon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Büyük develeri de Allah'ın size meşrû kıldığı kurbanlık hayvanlar olarak yarattık, onlarda hayır ve menfaat var size. Artık onlar, ayaktayken onları boğazlayın ve Allah'ın adını anın, yanüstü düştükleri zaman da hem siz yiyin ondan, hem de yoksulluğunu bildirip isteyen ve gizleyip istemeyen yoksulları doyurun; siz şükredesiniz diye böylece onları da râm ettik size.
Ali Bulaç
İri cüsseli develeri size Allah'ın işaretlerinden kıldık, sizler için onlarda bir hayır vardır. Öyleyse onlar bir dizi halinde (veya saf tutmuşcasına ayakta durup) boğazlanırken Allah'ın adını anın; yanları üzerine yattıkları zaman da onlardan yiyin, kanaatkara ve isteyene yedirin. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirdik, umulur ki şükredersiniz.
Bayraktar Bayraklı
Biz, büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın işaretlerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerinde dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız. Yan üstü yere düştüklerinde ise, canı çıktığında onlardan hem kendiniz yiyiniz, hem de kanaatkâr olup dilenmeyene de, dilenene de veriniz. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize sunduk.
Diyanet İşleri
Biz, büyük baş hayvanları da sizin için Allah'ın (dininin) işaretlerinden (kurban) kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Şu halde onlar, ayakları üzerine dururken üzerlerine Allah'ın ismini anınız (ve kurban ediniz). Yan üstü yere düştüklerinde ise, artık (canı çıktığında) onlardan hem kendiniz yeyin, hem de ihtiyacını gizleyen-gizlemeyen fakirlere yedirin. İşte bu hayvanları biz, şükredesiniz diye sizin istifadenize verdik.
Edip Yüksel
ALLAH'a kulluğun bir işareti olarak, hayvanların kurban edilmesinde sizin için yararlar mevcuttur. Onlar sırada diziliyken üzerlerinde ALLAH'ın ismini anmalısınız. Yanları üzerine düştükleri zaman da onlardan yiyin ve dilenene de dilenmeyen yoksula da yedirin. Şükredesiniz diye onları size amade kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kurbanlık deve ve sığırları Allah'ın size olan nişanelerinden kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ön ayaklarının biri bağlı halde keserken üzerlerine Allah'ın adını anın. Yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, kanaat edip istemeyene de, isteyene de yedirin. Böylece onları sizin buyruğunuza verdik ki, şükredesiniz.
Erhan Aktaş
Büyükbaş hayvanları da* sizin için Allah’ın şiarlarından* kıldık. Sizin için onlarda hayır vardır. Ayakları bağlı halde keserlerken üzerlerine Allah’ın adını anın. Yanları üzerine düşünce onları yiyin. İsteyene de istemeyene de yedirin. Böylece onları yararlanmanıza sunduk. Umulur ki şükredersiniz.
Hakkı Yılmaz
Büyükbaş hayvanları da; Biz, onları sizin için Allah'ın varlığının işaretlerinden yaptık. Sizin için onlarda hayır vardır. O nedenle ön ayaklarının biri bağlı hâlde keserken/ saf hâlindelerken üzerlerine Allah'ın adını anın. Sonra yanları yere yaslandığı vakit de onlardan yiyin, ihtiyacını gizleyene ve isteyene de yedirin. Böylece Biz, onları kendinize verilen nimetlerin karşılığını ödeyesiniz diye size boyun eğdirdik.(Sonraki 22:32)
Muhammed Esed
Hayvanların kurban edilmesine gelince, Biz bunu sizin için Allah tarafından konulmuş simgelerden biri olarak öngördük ki bunda sizin için (nice) yararlar vardır. Öyleyse artık, (kurban edilmek üzere) sıraya dizildiklerinde onların üzerinde Allah'ın ismini anın; ve cansız olarak yere serildiklerinde onların etinden kendiniz de yiyin; kendi nasibiyle yetinip istemeyen kimseyi de, istemek zorunda kalan kimseyi de (onunla) doyurun. Biz, işte bu amaçla onları sizin yararınıza sunuyoruz ki şükredesiniz.
Mustafa İslamoğlu
Malum kurbana gelince: Biz onu sizin için içerisinde nice hayırlar barındıran Allah'ın simgelerinden biri olarak (ibadet) kıldık: o halde, (ön ayaklarından biri bağlanıp) sıra sıra diz çöktürülen hayvanları kurban ederken Allah'ın ismini anın; nihayet onların yanı yere gelince artık ondan siz de yiyin, ihtiyacını belli eden ya da etmeyen herkese de yedirin: Bu böyledir; zira Biz onları sizin yararınıza amade kılmışızdır; umulur ki şükredersiniz.
Suat Yıldırım
Biz kurbanlık büyükbaş hayvanları da sizin hakkınızda Allah'ın dininin şeâirinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar boğazlanmak üzere saf halinde dururken onları kestiğiniz zaman Allah'ın adını anın. Yanı üstü yere yıkılınca da onlardan hem siz yiyin, hem kanaat gösterip istemeyene, hem de isteyen fakire yedirin! İşte böylece onları size âmâde kıldık ki şükredesiniz. [5, 2; 22, 28; 36, 71-73]
Süleyman Ateş
Biz o kurbanlık develeri de size Allah'ın (dininin) işaretlerinden yaptık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onlar ön ayaklarını sıra halinde yere basmış durumda iken üzerlerine Allah'ın adını anın (da boğazlayın) yanları yere düş(üp canları çık)ınca da onlardan yeyin, kanaat eden(fakir)e de; isteyen(fakir)e de yedirin. Allah o(kocaman hayva)nları, size boyun eğdirdi ki şükredesiniz.
Şaban Piriş
Kurbanlık develeri, sizin için Allahın nişanelerinden kıldık. Onlarda sizin için hayır vardır. Onları keserken üzerlerine sadece Allahın adını anın. Kesilip yere düşünce onlardan yiyin. İsteyene de, istemeyene de yedirin. Şükredesiniz diye, onları işte böyle sizin emrinize sunduk.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz o büyükbaş hayvanları da sizin için Allah'ın kutsallık nişanları arasına koyduk. Sizin için onlarda hayır vardır. Onlar ayakları üzerine sıralanmış halde dururken, üzerlerine Allah'ın ismini anın. Yanları yere yaslandığı zaman da onlardan yiyin; isteyen yoksulu da istemeyen yoksulu da doyurun. Allah o hayvanları sizin hizmetinize verdi ki, şükredebilesiniz.
Edip-Layth-Martha
The plump animals for offering, We have made them for you as decrees from God, in them is goodness for you. So mention God's name upon them while being orderly, so once their body becomes still, then eat from them and give food to the poor and the needy. It was thus that We have made them in service to you, that you may be thankful.
Muhammad Asad
And as for the sacrifice of cattle, We have ordained it for you as one of the symbols set up by God,* in which there is [much] good for you. Hence, extol the name of God over them when they are lined up [for sacrifice]; and after they have fallen lifeless to the ground, eat of their flesh,* and feed the poor who is contented with his lot (and does not beg), as well as him who is forced to beg. It is to this end* that We have made them* subservient to your needs, so that you might have cause to be grateful.
Rashad Khalifa
The animal offerings are among the rites decreed by GOD for your own good.* You shall mention GOD's name on them while they are standing in line. Once they are offered for sacrifice, you shall eat therefrom and feed the poor and the needy. This is why we subdued them for you, that you may show your appreciation.,
The Monotheist Group
And the plump livestock, We have made them for you to be among the symbols of God; you will have benefit in them. So mention the name of God upon them in succession; then, once their sides have become still, you may eat from them and feed with them the poor and the needy. It was thus that We have made them in service to you, that you may be thankful.