Hac Sûresi53. Ayet

← Sure okumasına dön

Kelime Kelime (16 kelime)

#ArapçaKökOkunuşTürkçeİngilizce
1ليجعلج ع لCALliyec'ǎleyapmak içinThat He may make
2ماşeyiwhat
3يلقيل ق يLGYyulḳīattığıthe Shaitaan throws
4الشيطانش ط نŞŦNş-şeyTānuşeytanınthe Shaitaan throws
5فتنةف ت نFTNfitnetenbir imtihana trial
6للذينlilleƶīneolanlarafor those
7فيin
8قلوبهمق ل بGLBḳulūbihimkalblerindetheir hearts
9مرضم ر ضMRŽmeraDunbir hastalık(is) a disease,
10والقاسيةق س وGSVvelḳāsiyetive katılaşanlaraand (are) hardened
11قلوبهمق ل بGLBḳulūbuhumkalbleritheir hearts.
12وإنve inneve şüphesizAnd indeed,
13الظالمينظ ل مƵLMZ-Zālimīnezalimlerthe wrongdoers
14لفيlefīiçindedirler(are) surely, in
15شقاقش ق قŞGGşiḳāḳinbir ayrılıkschism
16بعيدب ع دBAD̃beǐydinuzakfar.

Mealler

Arapça (Harekesiz)

ليجعل ما يلقى الشيطن فتنة للذين فى قلوبهم مرض والقاسية قلوبهم وان الظلمين لفى شقاق بعيد

Arapça (Harekeli)

لِّيَجْعَلَ مَا يُلْقِي الشَّيْطَانُ فِتْنَةً لِّلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٌ وَالْقَاسِيَةِ قُلُوبُهُمْ وَإِنَّ الظَّالِمِينَ لَفِي شِقَاقٍ بَعِيدٍ

Transliterasyon

Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).

Transliteration (Eng.)

LiyajAAala m<span class="u">a</span> yulqee a<span class="b">l</span>shshay<span class="u">ta</span>nufitnatan lilla<span class="u">th</span>eena fee quloobihim mara<span class="u">d</span>un wa<span class="b">a</span>lq<span class="u">a</span>siyatiquloobuhum wa-inna a<span class="b">l</span><span class="i"><span class="u">thth</span></span><span class="u">a</span>limeenalafee shiq<span class="u">a</span>qin baAAeed<span class="b">in</span>

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu da, Şeytan'ın katmak istediği şeyi, gönüllerinde hastalık olanlarla yürekleri katı bulunanlara bir sınama yapmak içindir ve şüphe yok ki zâlimler, gerçekten pek uzak bir ayrılık içindedir.

Ali Bulaç

Şeytanın (bu tür) katıp bırakmaları, kalplerinde hastalık olanlara ve kalpleri (her türlü) duyarlılıktan yoksun bulunanlara (Allah'ın) bir deneme kılması içindir. Şüphesiz zalimler, (gerçeğin kendisinden) uzak bir ayrılık içindedirler.

Bayraktar Bayraklı

Böyle yapar ki, şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın. Zâlimler uzak bir ayrılık içindedirler.

Diyanet İşleri

(Allah, şeytanın böyle yapmasına müsaade eder ki) kalplerinde hastalık olanlar ve kalpleri katılaşanlar için, şeytanın kattığı şeyi bir deneme (vesilesi) yapsın. Zalimler, gerçekten (haktan) oldukça uzak bir ayrılık içindedirler.

Edip Yüksel

Böylece sapkının attığını kalplerinde hastalık bulunanlar ve kalpleri katı olanlar için bir test haline sokar. Zalimler, elbette apaçık bir karşıtlık içindedirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah, şeytanın karıştırdığını, kalblerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri sınamaya vesile kılar. Zalimler şüphesiz (haktan uzak) derin bir ayrılık içindedirler.

Erhan Aktaş

Kalplerinde hastalık olan ve kalpleri kararıp katılaşmış olanlara, şeytanın kattığı şeyi*, sınav vesilesi kıldık. Zalimler derin bir yanılgı içindedirler.

Hakkı Yılmaz

(52-54)Ve Biz, senden önce hiçbir elçi ve hiçbir peygamber göndermedik ki o bir şey arzuladığı zaman, şeytan onun arzusuna bir şeyler atmış olmasın. Bunun üzerine Allah, şeytanın/İblis'in attığı şeyleri giderir. Sonra da Allah, şeytanın bıraktığını, kalplerinde hastalık bulunan; zihniyeti bozuk ve kalpleri kaskatı olan kimseler için dinden çıkarmak için, –şüphesiz şirk koşarak yanlış; kendi zararlarına iş yapanlar da kesinlikle uzak bir ayrılık içindedirler–, kendilerine bilgi verilmiş olan kimseler, Kur’ân'ın şüphesiz Rabbinden gelen bir gerçek olduğunu bilsinler de ona iman etsinler, sonra da kalpleri ona saygı duysun diye âyetlerini güçlendirir, korur. Ve Allah, çok iyi bilendir, en iyi yasalar koyan, güçlendirendir. Ve şüphesiz Allah, iman eden kimseleri dosdoğru yola kılavuzlayandır.

Muhammed Esed

(Yine de, Allah'ın bu tür şüphelere fırsat vermesi,) Şeytan'ın (peygamberlerin niyeti konusunda gönüllere) düşürmeye çalıştığı gölgeyi kalplerinde bir eğrilik, bir hastalık bulunan, kalpleri katılaşmış olan kimseler için bir sınama aracı kılmasındandır; çünkü, (bu tür şüphelere kapılarak kendilerine) yazık eden kimseler, doğrusu, çok derin bir yanılgı içindedir.

Mustafa İslamoğlu

(Allah'ın) Şeytan'ın engel koyma çabasına (izin vermesi), yalnızca kalplerinde bir tür hastalık bulunan ve iç dünyaları kararmış olan kimseleri sınamak içindir. İşte bu tür zalimler, kesinlikle derin bir yabancılaşma içindedirler.

Suat Yıldırım

Yine de Allah'ın bu vesveseye fırsat vermesi, şeytanın attığı vesveseyi kalplerinde bir hastalık, bir şüphe olanlar ve kalpleri katılaşanlar hakkında bir imtihan vesilesi yapmak içindir. Gerçekten, zalimler, pek derin bir muhalefet ve düşmanlık içindedirler.

Süleyman Ateş

(Allah, böyle yapar ki) Şeytanın attığını, kalblerinde hastalık olanlar ve kalbleri katılaşanlar için bir imtihan yapsın; zalimler uzak bir ayrılık içindedirler.

Şaban Piriş

Şeytanın karıştırdığı, kalplerinde hastalık bulunan ve kalpleri kaskatı olan kimseleri denemek içindir. Zalimler, derin bir ayrılık içindedirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu, Allah'ın; şeytanın attığını, kalplerinde hastalık olanlara, gönülleri katılaşanlara bir fitne yapması içindir. Zalimler, geri dönülmez bir ayrılık ve kopuş içindedirler.

Edip-Layth-Martha

That He may make what the devil has cast as a test for those who have a disease in their hearts and those whose hearts are hardened. The wicked are far away in opposition.

Muhammad Asad

[And He allows doubts to arise] so that He might cause whatever aspersion Satan may cast [against His prophets] to become a trial for all in whose hearts is disease* and all whose hearts are hardened: for, verily, all who are [thus] sinning [against themselves]* are most deeply in the wrong.

Rashad Khalifa

He thus sets up the devil's scheme as a test for those who harbor doubts in their hearts, and those whose hearts are hardened. The wicked must remain with the opposition.,

The Monotheist Group

That He may make what the devil has cast as a test for those who have a disease in their hearts and those whose hearts are hardened. And the wicked are far away in opposition.