Hac Sûresi72. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (29 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وإذا | — | ve iƶā | ve zaman | And when |
| 2 | تتلى | ت ل وTLV | tutlā | okunduğu | are recited |
| 3 | عليهم | — | ǎleyhim | kendilerine | to them |
| 4 | آياتنا | ا ي يEYY | āyātunā | ayetlerimiz | Our Verses |
| 5 | بينات | ب ي نBYN | beyyinātin | apaçık | clear, |
| 6 | تعرف | ع ر فARF | teǎ'rifu | anlarsın | you will recognize |
| 7 | في | — | fī | on | |
| 8 | وجوه | و ج هVCH | vucūhi | yüzlerinde | (the) faces |
| 9 | الذين | — | elleƶīne | kimselerin | (of) those who |
| 10 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden | disbelieve |
| 11 | المنكر | ن ك رNKR | l-munkera | hoşnutsuzluk | the denial. |
| 12 | يكادون | ك و دKVD̃ | yekādūne | neredeyse | They almost |
| 13 | يسطون | س ط وSŦV | yesTūne | üzerine saldıracaklar | attack |
| 14 | بالذين | — | bielleƶīne | those who | |
| 15 | يتلون | ت ل وTLV | yetlūne | okuyanların | recite |
| 16 | عليهم | — | ǎleyhim | kendilerine | to them |
| 17 | آياتنا | ا ي يEYY | āyātinā | ayetlerimizi | Our Verses. |
| 18 | قل | ق و لGVL | ḳul | de ki | Say, |
| 19 | أفأنبئكم | ن ب اNBE | efeunebbiukum | size haber vereyim mi? | """Then shall I inform you" |
| 20 | بشر | ش ر رŞRR | bişerrin | daha kötü bir şey | of worse |
| 21 | من | — | min | than | |
| 22 | ذلكم | — | ƶālikumu | bundan | that? |
| 23 | النار | ن و رNVR | n-nāru | ateş! | The Fire, |
| 24 | وعدها | و ع دVAD̃ | veǎdehā | ve onu va'detmiştir | Allah (has) promised it |
| 25 | الله | — | llahu | Allah | Allah (has) promised it |
| 26 | الذين | — | elleƶīne | kimselere | (for) those who |
| 27 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden | disbelieve, |
| 28 | وبئس | ب ا سBES | ve bi'se | ve ne kötü | and wretched |
| 29 | المصير | ص ي رṦYR | l-meSīru | sondur | "(is) the destination.""" |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واذا تتلى عليهم ءايتنا بينت تعرف فى وجوه الذين كفروا المنكر يكادون يسطون بالذين يتلون عليهم ءايتنا قل افانبئكم بشر من ذلكم النار وعدها الله الذين كفروا وبئس المصير
Arapça (Harekeli)
وَإِذَا تُتْلَى عَلَيْهِمْ آيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ فِي وُجُوهِ الَّذِينَ كَفَرُوا الْمُنكَرَ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِالَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ آيَاتِنَا قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَلِكُمُ النَّارُ وَعَدَهَا اللَّهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَبِئْسَ الْمَصِيرُ
Transliterasyon
Ve izâ tutlâ aleyhim âyâtunâ beyyinâtin ta’rifu fî vucûhillezîne keferûl munker|e|, yekâdûne yestûne billezîne yetlûne aleyhim âyâtinâ, kul e fe unebbiukum bi şerrin min zâlikum, en nâr|u|, vaadehallâhullezîne keferû, ve bi’sel masîr|u|.
Transliteration (Eng.)
Wa-i<span class="u">tha</span> tutl<span class="u">a</span> AAalayhim <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tun<span class="u">a</span>bayyin<span class="u">a</span>tin taAArifu fee wujoohi alla<span class="u">th</span>eena kafarooalmunkara yak<span class="u">a</span>doona yas<span class="u">t</span>oona bi<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eenayatloona AAalayhim <span class="u">a</span>y<span class="u">a</span>tin<span class="u">a</span> qulafaonabbi-okum bisharrin min <span class="u">tha</span>likum a<span class="b">l</span>nn<span class="u">a</span>ruwaAAadah<span class="u">a</span> All<span class="u">a</span>hu alla<span class="u">th</span>eena kafaroo wabi/saalma<span class="u">s</span>eer<span class="b">u</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara apaçık âyetlerimizi okudun mu yüzlerinde inkâr alâmetleri belirir, görüp tanırsın sen de; neredeyse âyetlerimizi onlara okuyanlara saldırıverecekler. De ki: Bundan daha şer, daha da beter bir şey haber vereyim mi size: Ateş. Allah, kâfir olanlara vaadetmiştir onu ve orası, dönüp gidilecek ne de kötü yer.
Ali Bulaç
Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o inkar edenlerin yüzlerindeki 'red ve inkarı' tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: "Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Allah, onu inkar edenlere va'detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır."
Bayraktar Bayraklı
Onlara âyetlerimiz apaçık okunduğu zaman, inkârcıların yüzündeki hoşnutsuzluğu hemen fark edersin. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Allah'ın inkâr edenler için belirlediği ateş! Gidilecek ne kötü bir yerdir!”
Diyanet İşleri
Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kafirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine ayetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kafirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur!
Edip Yüksel
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğunda, inkârcıların yüzünde inkârcılığı okursun. Kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine neredeyse saldıracaklardır. De ki: "Bundan daha kötüsünü size bildireyim mi? Ateş! ALLAH onu kafirlere vaadetmiştir. Ne kötü bir sonuçtur!"
Elmalılı Hamdi Yazır
Âyetlerimiz kendilerine apaçık olarak okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? O, ateştir. Allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu. O ne kötü bir dönüş yeridir."
Erhan Aktaş
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o gerçeği yalanlayan nankörlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: “Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah’ın gerçeği yalanlayan nankörlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir.”
Hakkı Yılmaz
Ve kendilerine âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, Allah'ın ilâhlığını ve küfretmiş; rabliğini bilerek reddetmiş olan o kimselerin yüzlerinde, vahiy ve ortak kabul ile kötülüğü, çirkinliği kabul edilen şeyleri tanırsın. Neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyan kimselere saldıracaklar. De ki: “Peki, size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş! Allah Ateş'i kâfirlere; Kendisinin ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimselere vaat etti. O, ne kötü bir dönüş yeridir!”
Muhammed Esed
Kendilerine apaçık mesajlarımız okunduğu zaman, hakkı inkara şartlanmış olanların yüzündeki inkarcı tavrı hemen fark edebilirsin; kendilerine mesajlarımızı okuyanlara neredeyse saldıracak gibidirler! De ki: "Peki, size şimdi hissettiklerinizden daha vahim olanı haber vereyim mi? Bu (Ahiret Günü'nün) ateşidir ki Allah onu hakkı inkara şartlanmış olanlara vaad etmiştir; varılacak ne kötü bir sondur o!"
Mustafa İslamoğlu
Ve ne zaman kendilerine hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimiz okunsa, inkarda direnenlerin suratlarındaki inkarı hemen fark edersin. Öyle ki, neredeyse ayetlerimizi okuyanlara saldıracak gibidirler: De ki: "Bakın, sizi bundan daha beter (kızdıracak) bir haber vereyim mi: O, Allah'ın inkarda ısrar edenlere vaat ettiği ateştir; o ne berbat bir son duraktır!"
Suat Yıldırım
Âyetlerimiz karşılarında açık açık birer delil olarak okunduğunda kâfirlerin yüzündeki inkârcı tavrı hemen fark edebilirsin. Öyle ki, nerdeyse kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: Sizi bundan da beter kızdıracak olan şeyi de bildireyim de görün: “İşte cehennem! Allah onu kâfirlere vâd etmiş bulunuyor. Ne kötü bir sondur o! ” [25, 66]
Süleyman Ateş
Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman kafirlerin yüzlerinde hoşnutsuzluk belirdiğini anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine saldıracaklar. De ki: "Size bundan (bu öfkeli durumunuzdan) daha kötü bir şey haber vereyim mi? Varacağınız ateş! Allah onu kafirlere va'detmiştir. Ne kötü sonuçtur (o)!*
Şaban Piriş
Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kafirlerin yüzlerinden inkarı okursun. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki:-Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kafirlere söz verdi. O, ne kötü sondur.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara açık-seçik ayetlerimiz okunduğunda, o küfre sapanların yüzlerinde bir hoşnutsuzluk / yadsıma görürsün. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: "Size şu yaptığınızdan daha kötü birşey haber vereyim mi: Ateş! Allah onu inkarcılara vaat etmiştir. Ne kötü dönüş yeridir o."
Edip-Layth-Martha
If Our clear signs are recited to them, you see hatred in the faces of those who have rejected. They are nearly close to attacking those who are reciting to them Our signs! Say, "Shall I inform you of what is worse than this? The fire, which God has promised to those who have rejected. What a miserable destiny!"
Muhammad Asad
As it is, whenever Our messages are conveyed unto them in all their clarity, thou canst perceive utter repugnance on the faces of those who are bent on denying the truth: they would almost assault those who convey Our messages unto them! Say: Shall I, then, tell you of something worse than what you feel at present?* It is the fire [of the hereafter] that God has promised to those who are bent on denying the truth: and how vile a journey's end!"
Rashad Khalifa
When our revelations are recited to them, clearly, you recognize wickedness on the faces of those who disbelieve. They almost attack those who recite our revelations to them. Say, "Shall I inform you of something much worse? Hell is promised by GOD for those who disbelieve; what a miserable destiny.",
The Monotheist Group
Andif Our clear revelations are recited to them, you see denial in the faces of those who have rejected. They are nearly close to attacking those who are reciting to them Our revelations! Say: "Shall I inform you of what is worse than this? The Fire, which God has promised to those who have rejected. What a miserable destiny!"