Muminun Sûresi20. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (9 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وشجرة | ش ج رŞCR | ve şeceraten | ve bir ağaç | And a tree |
| 2 | تخرج | خ ر جḢRC | teḣrucu | çıkan | (that) springs forth |
| 3 | من | — | min | -dan | from |
| 4 | طور | ط و رŦVR | Tūri | Tur-i | Mount Sinai |
| 5 | سيناء | — | seynā'e | Sinâ- | Mount Sinai |
| 6 | تنبت | ن ب تNBT | tenbutu | biten | (which) produces |
| 7 | بالدهن | د ه نD̃HN | bid-duhni | yağlı olarak | oil |
| 8 | وصبغ | ص ب غṦBĞ | ve Sibğin | (ekmeklerini) batıracakları | and a relish |
| 9 | للآكلين | ا ك لEKL | lil'ākilīne | yiyenlerin | for those who eat. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وشجرة تخرج من طور سيناء تنبت بالدهن وصبغ للءاكلين
Arapça (Harekeli)
وَشَجَرَةً تَخْرُجُ مِن طُورِ سَيْنَاءَ تَنبُتُ بِالدُّهْنِ وَصِبْغٍ لِّلْآكِلِينَ
Transliterasyon
Ve şecereten tahrucu min tûri seynâe tenbutu bid duhni ve sıbgın lil âkilîn|e|.
Transliteration (Eng.)
Washajaratan takhruju min <span class="u">t</span>oori sayn<span class="u">a</span>atanbutu bi<span class="b">al</span>dduhni wa<span class="u">s</span>ibghin lil<span class="u">a</span>kileen<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve Tûr-ı Siynâ'dan çıkan bir ağaç da meydana getirdik ki yağıyla ve yiyenlere, katığıyla biter.
Ali Bulaç
Ve (daha çok) Tur-i Sina'da çıkan bir ağaç (türü de yarattık); o yağlı ve yiyenlere bir katık olarak bitmekte (ürün vermekte)dir.
Bayraktar Bayraklı
Tûr-i Sînâ'da da bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri zeytin verir.
Diyanet İşleri
Tur-i Sina'da da yetişen bir ağaç daha meydana getirdik ki, bu ağaç hem yağ hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Edip Yüksel
Sina Dağı civarında yetişen ve yiyenler için yağ ve lezzet üreten bir ağaç…
Elmalılı Hamdi Yazır
Tûrı Sinâ'da (dahi) yetişen bir ağaç da meydana getirdik ki, bu ağaç, hem yağ, hem de yiyenlerin ekmeğine katık edecekleri (zeytin) verir.
Erhan Aktaş
Tûr-i Sinâ’da*, yağ elde edilen ve aynı zamanda katık olarak yenen ağaç* yetiştirdik.
Hakkı Yılmaz
Ve Tûr-ı Sinâ'dan çıkan, yağ bitiren, yiyenlere katık olan bir ağaç meydana getirdik.
Muhammed Esed
ve (yine onunla sizin için) Tûr-i Sînâ (çevresindeki topraklar)da yetişen, ürününden yağ elde edilen ve yiyenlere hoş kokulu, lezzetli bir katık sağlayan ağacı (çıkarıyoruz).
Mustafa İslamoğlu
Yine Sina Dağı (havalisinde) yetişen, ürünü sayesinde yağ elde edilen ve yiyenler için hoş bir katık sağlayan (zeytin) ağacından da...
Suat Yıldırım
Sina Dağından çıkan bir nebat da yetiştiririz ki o ağaç hem yağ, hem de yiyenlere bir katık çıkarır. *
Süleyman Ateş
Yine onunla Tur-i Sina'dan çıkan, (meyvası) yağlı olarak biten, yiyenlerin (yağına ekmeklerini) batıracakları bir (zeytin) ağac(ı) yetiştirdik.
Şaban Piriş
Sina Dağında da yetişen, yiyenlere yağ ve katık veren bir ağaç da (o su ile yetişir).
Yaşar Nuri Öztürk
Ve bir ağaç da yetiştirdik ki, Tur-i Sina'dan çıkar, yağlı olarak biter; yiyenlere katıktır.
Edip-Layth-Martha
A tree which emerges from the mount of Sinai, it grows oil and is a relish for those who eat.
Muhammad Asad
as well as a tree that issues from [the lands adjoining] Mount Sinai,* yielding oil and relish for all to eat.
Rashad Khalifa
Also, a tree native to Sinai produces oil, as well as relish for the eaters.,
The Monotheist Group
Anda tree which emerges from the mount of Sinai, it grows oil and is a relish for those who eat.