Nur Sûresi22. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (26 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولا | — | ve lā | ve | And not |
| 2 | يأتل | ا ل وELV | ye'teli | yemin etmesinler | let swear |
| 3 | أولو | ا و لEVL | ūlū | sahipleri | those of virtue |
| 4 | الفضل | ف ض لFŽL | l-feDli | fazilet | those of virtue |
| 5 | منكم | — | minkum | sizden | among you |
| 6 | والسعة | و س عVSA | ve sseǎti | ve servet | and the amplitude of means |
| 7 | أن | — | en | that | |
| 8 | يؤتوا | ا ت يETY | yu'tū | (bir şey) vermemeğe | they give |
| 9 | أولي | ا و لEVL | ūlī | sahipleri (akrabalara) | (to) the near of kin, |
| 10 | القربى | ق ر بGRB | l-ḳurbā | yakınlık (akrabalara) | (to) the near of kin, |
| 11 | والمساكين | س ك نSKN | velmesākīne | ve yoksullara | and the needy |
| 12 | والمهاجرين | ه ج رHCR | velmuhācirīne | ve hicret edenlere | and the emigrants |
| 13 | في | — | fī | in | |
| 14 | سبيل | س ب لSBL | sebīli | yolunda | (the) way |
| 15 | الله | — | llahi | Allah | (of) Allah. |
| 16 | وليعفوا | ع ف وAFV | velyeǎ'fū | ve affetsinler | And let them pardon |
| 17 | وليصفحوا | ص ف حṦFḪ | velyeSfeHū | ve hoşgörsünler | and let them overlook. |
| 18 | ألا | — | elā | (Do) not | |
| 19 | تحبون | ح ب بḪBB | tuHibbūne | sevmez misiniz? | you like |
| 20 | أن | — | en | that | |
| 21 | يغفر | غ ف رĞFR | yeğfira | bağışlamasını | Allah should forgive |
| 22 | الله | — | llahu | Allah'ın | Allah should forgive |
| 23 | لكم | — | lekum | sizi | you? |
| 24 | والله | — | vallahu | ve Allah | And Allah |
| 25 | غفور | غ ف رĞFR | ğafūrun | bağışlayandır | (is) Oft-Forgiving, |
| 26 | رحيم | ر ح مRḪM | raHīmun | esirgeyendir | Most Merciful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولا ياتل اولوا الفضل منكم والسعة ان يوتوا اولى القربى والمسكين والمهجرين فى سبيل الله وليعفوا وليصفحوا الا تحبون ان يغفر الله لكم والله غفور رحيم
Arapça (Harekeli)
وَلَا يَأْتَلِ أُولُو الْفَضْلِ مِنكُمْ وَالسَّعَةِ أَن يُؤْتُوا أُولِي الْقُرْبَى وَالْمَسَاكِينَ وَالْمُهَاجِرِينَ فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَلْيَعْفُوا وَلْيَصْفَحُوا أَلَا تُحِبُّونَ أَن يَغْفِرَ اللَّهُ لَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Transliterasyon
Ve lâ ye’teli ulul fadlı minkum ves seati en yu’tû ulil kurbâ vel mesâkîne vel muhâcirîne fî sebîlillâh|i|, vel ya’fû vel yasfehû, e lâ tuhıbbûne en yagfirallâhu lekum, vallâhu gafûrun rahîm(rahîmun).
Transliteration (Eng.)
Wal<span class="u">a</span> ya/tali oloo alfa<span class="u">d</span>liminkum wa<span class="b">al</span>ssaAAati an yu/too olee alqurb<span class="u">a</span> wa<span class="b">a</span>lmas<span class="u">a</span>keenawa<span class="b">a</span>lmuh<span class="u">a</span>jireena fee sabeeli All<span class="u">a</span>hiwalyaAAfoo walya<span class="u">s</span>fa<span class="u">h</span>oo al<span class="u">a</span> tu<span class="u">h</span>ibboonaan yaghfira All<span class="u">a</span>hu lakum wa<span class="b">A</span>ll<span class="u">a</span>hu ghafoorunra<span class="u">h</span>eem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Üstün ve geçimi geniş olanlarınız, akrabâya, yoksullara ve Allah yolunda yurtlarından göçenlere vermekten çekinmesinler ve iyilik etmeyi terketmesinler ve bağışlasınlar ve suçtan geçsinler. Allah'ın, sizi yarlıgamasını sevmez, istemez misiniz? Ve Allah suçları örter, rahîmdir.
Ali Bulaç
Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.
Bayraktar Bayraklı
Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler; affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını istemez misiniz? Allah, bağışlayandır; merhamet edendir.
Diyanet İşleri
İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar; feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.*
Edip Yüksel
Sizden mal ve imkana sahip olanlar, akrabalara, yoksullara ve ALLAH yolunda göç edenlere vermemek için yemin etmesinler. Affetsinler, geçsinler. ALLAH'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere (mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar, feragat göstersinler. Allah'ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Erhan Aktaş
Sizden erdem ve varlık sahibi olanlar, yakınlarına, miskinlere, Allah yolunda hicret edenlere yardım etmede kusur etmesinler. Ve artık bağışlayıp hoş görsünler. Allah’ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.
Hakkı Yılmaz
Ve sizden fazlalık ve genişlik sahibi kimseler akrabaya, miskinlere, Allah yolunda göç edenlere vermemeye yemin etmesinler; bağışlasınlar, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah, kullarının günahlarını çok örten, onları cezalandırmayan ve bağışı bol olandır, engin merhamet sahibidir.*(Sonraki 24:27)
Muhammed Esed
Bunun içindir ki, (haksız iftiralara uğramış olsalar bile,) içinizden (Allah'ın) bolluk ve genişlik bahşetmiş olduğu kimseler yakınlarına, düşkünlere ve kötülük diyarından Allah için göç eden kimselere yardımdan el çekmesinler; onları affedip geçsinler. (Öyle ya,) Allah'ın da sizi bağışlamasını istemez misiniz; (hem de) Allah'ın çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcı olduğunu (gördüğünüz halde)?
Mustafa İslamoğlu
Şu halde, içinizden (servetçe) bolluk ve rahatlık içinde olan kimseler, yakınlara, muhtaçlara ve Allah davası uğruna hicret edenlere yardım etmekten geri durmasınlar; onları affedip hoş görsünler! Hem Allah'ın sizi bağışlaması hoşunuza gitmez mi? Nitekim Allah tarifsiz bir bağış, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.
Suat Yıldırım
İçinizden fazilet ve imkân sahibi olanlar, akrabalara, fakirlere, Allah yolunda hicret etmiş olanlara sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler! Affedip müsamaha göstersinler. Siz de Allah'ın sizi affedip müsamaha göstermesini arzu etmez misiniz? Allah gerçekten gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Süleyman Ateş
Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeğe yemin etmesinler, affetsinler, hoşgörsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayandır, esirgeyendir.*
Şaban Piriş
İçinizden faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlarına, yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte kusur etmesinler. İhtiyaçlarından fazla olanı versinler, affetsinler. Allahın sizi bağışlamasını istemiyor musunuz? Allah, bağışlayan, merhamet edendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin lütuf ve imkan sahibi olanlarınız; akrabaya, çaresizlere, Allah yolunda hicret edenlere birşey vermemeye yemin etmesinler, affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi affetmesini istemez misiniz? Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
Edip-Layth-Martha
Let not those amongst you who have been blessed with abundance refuse to give to the relatives, the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you? God is Forgiving, Compassionate.
Muhammad Asad
Hence, [even if they have been wronged by slander,] let not those of you who have been graced with God's favour and ease of life ever become remiss in helping* [the erring ones among] their near of kin, and the needy, and those who have forsaken the domain of evil for the sake of God,* but let them pardon and forbear. [For,] do you not desire that God should forgive you your sins, seeing that God is much-forgiving, a dispenser of grace?*
Rashad Khalifa
Those among you who are blessed with resources and wealth shall be charitable towards their relatives, the poor, and those who have immigrated for the sake of GOD. They shall treat them with kindness and tolerance; do you not love to attain GOD's forgiveness? GOD is Forgiver, Most Merciful.,
The Monotheist Group
And let not those among you who have been blessed by abundance refuse to give to the relatives, and the needy, and those who have immigrated in the cause of God. Let them pardon and forgive. Would you not like God to forgive you? And God is Forgiving, Merciful.