Nur Sûresi33. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (48 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وليستعفف | ع ف فAFF | velyesteǎ'fifi | ve iffetlerini korusunlar | And let be chaste |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | لا | — | lā | (do) not | |
| 4 | يجدون | و ج دVCD̃ | yecidūne | bulamayan(lar) | find |
| 5 | نكاحا | ن ك حNKḪ | nikāHen | evlenme (imkanı) | (means for) marriage |
| 6 | حتى | — | Hattā | kadar | until |
| 7 | يغنيهم | غ ن يĞNY | yuğniyehumu | kendilerini zengin edinceye | Allah enriches them |
| 8 | الله | — | llahu | Allah | Allah enriches them |
| 9 | من | — | min | -ndan | from |
| 10 | فضله | ف ض لFŽL | feDlihi | lutfu- | His Bounty. |
| 11 | والذين | — | velleƶīne | ve kimselerle | And those who |
| 12 | يبتغون | ب غ يBĞY | yebteğūne | isteyen(lerle) | seek |
| 13 | الكتاب | ك ت بKTB | l-kitābe | mükatebe (sözleşme) yapmak | the writing |
| 14 | مما | — | mimmā | -ndan | from (those) whom |
| 15 | ملكت | م ل كMLK | meleket | sahip oldukları- | possess |
| 16 | أيمانكم | ي م نYMN | eymānukum | ellerinizin | your right hands, |
| 17 | فكاتبوهم | ك ت بKTB | fekātibūhum | mükatebe yapın | then give them (the) writing |
| 18 | إن | — | in | eğer | if |
| 19 | علمتم | ع ل مALM | ǎlimtum | bilirseniz | you know |
| 20 | فيهم | — | fīhim | onlar hakında | in them |
| 21 | خيرا | خ ي رḢYR | ḣayran | hayırlı olduğunu | any good |
| 22 | وآتوهم | ا ت يETY | ve ātūhum | ve onlara verin | and give them |
| 23 | من | — | min | -ndan | from |
| 24 | مال | م و لMVL | māli | malı- | the wealth of Allah |
| 25 | الله | — | llahi | Allah'ın | the wealth of Allah |
| 26 | الذي | — | lleƶī | which | |
| 27 | آتاكم | ا ت يETY | ātākum | size verdiği | He has given you. |
| 28 | ولا | — | ve lā | ve | And (do) not |
| 29 | تكرهوا | ك ر هKRH | tukrihū | zorlamayın | compel |
| 30 | فتياتكم | ف ت يFTY | feteyātikum | cariyelerinizi | your slave girls |
| 31 | على | — | ǎlā | to | |
| 32 | البغاء | ب غ يBĞY | l-biğā'i | fuhşa | [the] prostitution, |
| 33 | إن | — | in | eğer | if |
| 34 | أردن | ر و دRVD̃ | eradne | istiyorlarsa | they desire |
| 35 | تحصنا | ح ص نḪṦN | teHaSSunen | namuslu kalmayı | chastity |
| 36 | لتبتغوا | ب غ يBĞY | litebteğū | elde etmek için | that you may seek |
| 37 | عرض | ع ر ضARŽ | ǎraDe | geçici menfaatini | temporary gain |
| 38 | الحياة | ح ي يḪYY | l-Hayāti | hayatının | (of) the life |
| 39 | الدنيا | د ن وD̃NV | d-dunyā | dünya | (of) the world. |
| 40 | ومن | — | ve men | ve kim | And whoever |
| 41 | يكرههن | ك ر هKRH | yukrihhunne | onları zorlarsa | compels them, |
| 42 | فإن | — | feinne | şüphesiz | then indeed, |
| 43 | الله | — | llahe | Allah | Allah |
| 44 | من | — | min | after | |
| 45 | بعد | ب ع دBAD̃ | beǎ'di | sonra | after |
| 46 | إكراههن | ك ر هKRH | ikrāhihinne | zorlanmalarından | their compulsion |
| 47 | غفور | غ ف رĞFR | ğafūrun | bağışlayıcı | (is) Oft-Forgiving, |
| 48 | رحيم | ر ح مRḪM | raHīmun | esirgeyicidir | Most Merciful. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وليستعفف الذين لا يجدون نكاحا حتى يغنيهم الله من فضله والذين يبتغون الكتب مما ملكت ايمنكم فكاتبوهم ان علمتم فيهم خيرا وءاتوهم من مال الله الذى ءاتىكم ولا تكرهوا فتيتكم على البغاء ان اردن تحصنا لتبتغوا عرض الحيوة الدنيا ومن يكرههن فان الله من بعد اكرههن غفور رحيم
Arapça (Harekeli)
وَلْيَسْتَعْفِفِ الَّذِينَ لَا يَجِدُونَ نِكَاحًا حَتَّى يُغْنِيَهُمُ اللَّهُ مِن فَضْلِهِ وَالَّذِينَ يَبْتَغُونَ الْكِتَابَ مِمَّا مَلَكَتْ أَيْمَانُكُمْ فَكَاتِبُوهُمْ إِنْ عَلِمْتُمْ فِيهِمْ خَيْرًا وَآتُوهُم مِّن مَّالِ اللَّهِ الَّذِي آتَاكُمْ وَلَا تُكْرِهُوا فَتَيَاتِكُمْ عَلَى الْبِغَاءِ إِنْ أَرَدْنَ تَحَصُّنًا لِّتَبْتَغُوا عَرَضَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَمَن يُكْرِههُّنَّ فَإِنَّ اللَّهَ مِن بَعْدِ إِكْرَاهِهِنَّ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Transliterasyon
Velyesta’fifillezîne lâ yecidûne nikâhan hattâ yugniyehumullâhu min fadlih|i|, vellezîne yebtegûnel kitâbe mimmâ meleket eymânukum fe kâtibûhum in alimtum fîhim hayren, ve âtûhum min mâlillâhillezî âtâkum, ve lâ tukrihû feteyâtikum alel bigâi in eradne tehassunen li tebtegû aradal hayâtid dunyâ ve men yukrıhhunne fe innellâhe min ba’di ikrâhihinne gafûrun rahîm(rahîmun).
Transliteration (Eng.)
WalyastaAAfifi alla<span class="u">th</span>eena l<span class="u">a</span>yajidoona nik<span class="u">ah</span>an <span class="u">h</span>att<span class="u">a</span> yughniyahumu All<span class="u">a</span>humin fa<span class="u">d</span>lihi wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena yabtaghoona alkit<span class="u">a</span>bamimm<span class="u">a</span> malakat aym<span class="u">a</span>nukum fak<span class="u">a</span>tiboohum inAAalimtum feehim khayran wa<span class="u">a</span>toohum min m<span class="u">a</span>li All<span class="u">a</span>hialla<span class="u">th</span>ee <span class="u">a</span>t<span class="u">a</span>kum wal<span class="u">a</span> tukrihoo fatay<span class="u">a</span>tikumAAal<span class="u">a</span> albigh<span class="u">a</span>-i in aradna ta<span class="u">h</span>a<span class="u">ss</span>unanlitabtaghoo AAara<span class="u">d</span>a al<span class="u">h</span>ay<span class="u">a</span>ti a<span class="b">l</span>dduny<span class="u">a</span>waman yukrihhunna fa-inna All<span class="u">a</span>ha min baAAdi ikr<span class="u">a</span>hihinnaghafoorun ra<span class="u">h</span>eem<span class="b">un</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Evlenmeye güçleri yetmeyenler de Allah, onları lûtfuyla zengin edinceye dek ırzlarını korusunlar. Köle ve câriyelerinizden, bir müddet içinde birden veya taksitle bir mal veya para karşılığı azât olmak isteyenlerin dileklerini de, bunda bir hayır olduğunu bilirseniz kabûl edin ve onlara, Allah'ın size verdiği maldan verin. Câriyelerinizi, onlar da namuslu yaşamayı istedikleri halde, geçici dünyâ malı için kötülük yapmaya mecbûr etmeyin. Zorla kötülüğe sevkedildikten sonra da şüphe yok ki Allah, onların suçlarını örter, rahîmdir.
Ali Bulaç
Nikah (imkanı) bulamayanlar, Allah onları Kendi fazlından zenginleştirinceye kadar iffetli davransınlar. Sağ ellerinizin malik olduğu (köle ve cariyelerden) mükatebe isteyenlere -eğer onlarda bir hayır görüyorsanız- mükatebe yapın. Ve Allah'ın size verdiği malından onlara verin. Dünya hayatının geçici metaını elde etmek için -ırzlarını korumak istiyorlarsa- cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz, onların (fuhşa) zorlanmalarından sonra Allah (onları) bağışlayandır, esirgeyendir.
Bayraktar Bayraklı
Evlenmeye imkanı olmayanlar ise, Allah kendilerini lütfu ile zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Kölelerinizden, hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, onlarda bir iyilik görürseniz, bedel vermelerini kabul ediniz. Onlara, Allah'ın size verdiği maldan veriniz. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, özellikle iffetli olmak isteyen genç kızlarınızı fuhşa zorlamayınız. Kim onları buna zorlarsa, Allah, hiç şüphesiz zorlayanı değil, zorlanan kadınları bağışlar; merhamet eder.
Diyanet İşleri
Evlenme imkanını bulamayanlar ise; Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde bir hayır (kabiliyet ve güvenilirlik). görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.*
Edip Yüksel
Evlenme imkanına sahip olmayanlar da, ALLAH kendilerini lütfuyla zenginleştirene kadar iffetli davransınlar. Yeminleriniz /anlaşmalarınız yoluyla hak sahibi olduklarınızdan yazılı belge isteyenler olursa –niyetleri dürüstse– karşılıklı yazışınız. Ve ALLAH'ın size verdiği parasından onlara veriniz. İffetli olmak isteyen kızlarınızı, bu dünyanın geçici menfaatini arzulayarak fuhuşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, o zaman ALLAH onların zorlandığını hesaba katar; O Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Evlenme imkanını bulamayanlar ise, Allah, lütfu ile kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunanlardan (köleler ve cariyelerden) mükatebe yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde (hürriyete kavuşmalarında kendileri için) bir iyilik görüyorsanız, hemen mükatebe yapın. Allah'ın size vermiş olduğu malından siz de onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zor altında bırakırsa, bilinmelidir ki, zorlanmalarından sonra Allah (onlar için) çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Erhan Aktaş
Nikâha* imkân bulamayanlar, Allah lütfedip kendilerine bir imkân verinceye kadar, iffetlerini korusunlar. Sağ ellerinizin sahip olduklarından antlaşma yapmak isteyenlere*, eğer iyi niyetli olduklarını biliyorsanız* onlarla hemen antlaşma yapın. Ve Allah’ın size verdiği mallardan onlara verin. Basit dünya hayatının geçici çıkarı için iffetli kalmak isteyen gençleri fuhşa zorlamayın. Kim onları buna zorlarsa, bilsin ki Allah, onların zorlanmalarından dolayı onlara karşı Çok Bağışlayıcı’dır, Rahmeti Kesintisiz’dir.*
Hakkı Yılmaz
Ve evlenmeye imkân bulamayanlar; Allah, Kendi fazlından kendilerini varlıklı kılıncaya kadar iffetlerini korusunlar. Yasalar çerçevesinde himayenize verilmiş olanlardan özgürlük yazışması/ sözleşmesi yapmak isteyenlerle, eğer kendilerinde bir iyilik görüyorsanız, hemen yazışma/sözleşme yapın. Allah'ın size vermiş olduğu Allah'ın malından siz de onlara verin. Ve basit dünya hayatının geçici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, bağımsızlaşmak, evlenmek isteyen gençlerinizi taşkınlığa/ baş kaldırmaya zorlamayın, onları kesinlikle özgürlüklerine kavuşturun. Kim onları buna zorlarsa, bilinmelidir ki hiç şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Muhammed Esed
Evlenmeye imkan bulamayanlar, Allah kendilerine lütfuyla bu imkanı verinceye kadar iffetli davransınlar. Yasal olarak sahip bulunduğunuz kimselerden azatlık sözleşmesi yap-mak isteyen olursa, kendilerinde iyi niyet görüyorsanız bu sözleşmeyi onlar için yazın; ve Allah'ın size bahşettiği kendi zenginliğinden onlara (paylarını) verin. Ve eğer evlenerek iffetlerini korumak istiyorlarsa, sakın, dünya hayatının geçici hazları peşine düşerek, (hürriyeti sizin elinizde bulunan) cariyelerinizi fuhşa zorlamayın; kim onları buna zorlarsa, bilsin ki, maruz kaldıkları bu zorlanmadan ötürü, Allah (onları) acıyıp esirgeyecek ve bağışlayacaktır!
Mustafa İslamoğlu
Ama evlenmeye bir türlü imkan bulamayanlar, Allah lutfundan kendilerine (bir fırsat) tanınıncaya dek iffetlerini korusunlar! Öteden beri mülkiyetinizde bulunan esirlerden azatlık sözleşmesi yapmak isteyenlere gelince: eğer onlarda bir liyakat görüyorsanız, onlarla sözleşme yapınız; üstelik onlara Allah'ın size (emanet) olarak verdiği maldan bir miktar da veriniz. Bir de eğer (evlenme yoluyla) iffetsizliğe karşı korunmak istiyorlarsa, dünya hayatının fani hazlarına tamah ederek sakın kadın esirlerinizi fuhşa zorlamayınız; zira onları zorlayan herkes iyi bilsin ki, Allah bu zorlanmadan dolayı onları bağışlayacak, merhamet edecektir.
Suat Yıldırım
Evlenme imkânı bulamayanlar ise, Allah lütfu ile onların ihtiyaçlarını giderinceye kadar iffetli kalmaya çalışsınlar! Eliniz altındaki köle ve cariyelerinizden mükâtebe yapmak isteyenler olursa ve siz de onlarda liyakat görürseniz mükâtebe yapınız! Allah'ın size ihsan ettiği maldan siz de onlara veriniz. (Mecburî hizmet bedellerini ödemelerine yardım ediniz). Dünya hayatının geçici metâını elde etmek için, sakın cariyelerinizi -hele iffetli olmak isterlerse- fuhşa zorlamayın! Her kim onları fuhşa zorlarsa, bilinmelidir ki zorlanmalarından sonra, Allah kendileri hakkında gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur). [9, 60; 4, 25]*
Süleyman Ateş
Evlenme (imkanı) bulamayanlar, Allah kendilerini lutfundan zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin altında bulunan (köle ve cariye)lerden, mükatebe (akdi) yapmak isteyenlerle Ğeğer kendilerinde hayır görürsenizĞ mükatebe yapın ve Allah'ın size verdiği malından onlara da verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları (fuhşa) zorlarsa, şüphesiz Allah (fuhşa) zorlanmalarından sonra (o kadınlara karşı) bağışlayıcı, esirgeyicidir.*
Şaban Piriş
Evlenme imkanı bulunmayanlar, Allahın lütfundan kendilerini zenginleştirinceye kadar namuslarını korusunlar. Kölelerinizden hür olmak için bedel vermek isteyenlerin, eğer onlarda bir hayır görüyorsanız, bedel vermelerini kabul edin. Allahın size verdiği maldan onlara verin. Dünya hayatının geçici menfaatini elde etmek için, namuslu kalmak istemelerine rağmen cariyelerinizi fuhşa zorlamayın. Kim onları zorlarsa, şüphesiz Allah, onların zorlanmalarından sonra da bağışlayıcı ve merhametlidir.
Yaşar Nuri Öztürk
Nikah imkanı bulamayanlar, Allah kendilerini lütfundan zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar. Size bağımlı olanlardan, hürriyetini satın almak isteyenlerin, kendilerinde iyi hal görürseniz, onlarla yazılı anlaşma yapın. Allah'ın size verdiği malından siz de onlara verin. Hizmetinizdeki genç kızları iffetli kalmak isteyip dururlarken, iğreti dünya hayatının basit menfaatini elde etmek için fuhşa zorlamayın. Kim onları baskı altında tutarsa Allah, fuhşa zorlanmalarından sonra onları affedici, esirgeyicidir.
Edip-Layth-Martha
Let those who are not able to marry continue to be chaste until God enriches them of His Bounty. If those whom you have over them contractual rights seek the signature, then sign with them if you find that they are ready, and give them from the wealth of God which He has bestowed upon you. Do not force your daughters into marriage when they have desired independence, in order that you may make a gain in the goods of this worldly life. But if anyone has compelled them, then considering their compulsion, God is Forgiving, Compassionate.*
Muhammad Asad
And as for those who are unable to marry,* let them live in continence until God grants them sufficiency out of His bounty, And if any of those whom you rightfully possess* desire [to obtain] a deed of freedom, write it out for them if you are aware of any good in them:* and give them [their share of the wealth of God which He has given you.* And do not, in order to gain* some of the fleeting pleasures of this worldly life, coerce your [slave] maidens into whoredom if they happen to be desirous of marriage;* and if anyone should coerce them, then, verily, after they have been compelled [to submit in their helplessness], God will be much-forgiving, a dispenser of grace!
Rashad Khalifa
Those who cannot afford to get married shall maintain morality until GOD provides for them from His grace. Those among your servants who wish to be freed in order to marry, you shall grant them their wish, once you realize that they are honest. And give them from GOD's money that He has bestowed upon you. You shall not force your girls to commit prostitution, seeking the materials of this world, if they wish to be chaste. If anyone forces them, then GOD, seeing that they are forced, is Forgiver, Merciful.,
The Monotheist Group
And let those who are not able to marry continue to be chaste until God enriches them of His Bounty. And if those who are maintained by your oaths seek to consummate the marriage, then document it with them if you find that they are ready, and give them from the wealth of God which He has bestowed upon you. And do not force your young women to need if they have desired to be independent, in order that you may make a gain in the goods of this worldly life. And if anyone has compelled them, then for their compulsion, God is Forgiving, Merciful.