Nur Sûresi4. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (19 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | والذين | — | velleƶīne | And those who | |
| 2 | يرمون | ر م يRMY | yermūne | zina ile suçlayan | accuse |
| 3 | المحصنات | ح ص نḪṦN | l-muHSanāti | namuslu kadınları | the chaste women, |
| 4 | ثم | — | ṧumme | sonra | then |
| 5 | لم | — | lem | not | |
| 6 | يأتوا | ا ت يETY | ye'tū | getirmeyenlere | they bring |
| 7 | بأربعة | ر ب عRBA | bierbeǎti | dört | four |
| 8 | شهداء | ش ه دŞHD̃ | şuhedā'e | şahid | witnesses, |
| 9 | فاجلدوهم | ج ل دCLD̃ | feclidūhum | vurun onlara | then flog them |
| 10 | ثمانين | ث م نS̃MN | ṧemānīne | seksen | (with) eighty |
| 11 | جلدة | ج ل دCLD̃ | celdeten | değnek | lashe(s) |
| 12 | ولا | — | ve lā | ve artık | and (do) not |
| 13 | تقبلوا | ق ب لGBL | teḳbelū | kabul etmeyin | accept |
| 14 | لهم | — | lehum | onların | their |
| 15 | شهادة | ش ه دŞHD̃ | şehādeten | şahidliğini | testimony |
| 16 | أبدا | ا ب دEBD̃ | ebeden | asla | ever. |
| 17 | وأولئك | — | ve ulāike | ve işte | And those, |
| 18 | هم | — | humu | onlar | they |
| 19 | الفاسقون | ف س قFSG | l-fāsiḳūne | yoldan çıkmış kimselerdir | (are) the defiantly disobedient, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
والذين يرمون المحصنت ثم لم ياتوا باربعة شهداء فاجلدوهم ثمنين جلدة ولا تقبلوا لهم شهدة ابدا واولئك هم الفسقون
Arapça (Harekeli)
وَالَّذِينَ يَرْمُونَ الْمُحْصَنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَأْتُوا بِأَرْبَعَةِ شُهَدَاءَ فَاجْلِدُوهُمْ ثَمَانِينَ جَلْدَةً وَلَا تَقْبَلُوا لَهُمْ شَهَادَةً أَبَدًا وَأُولَئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَ
Transliterasyon
Vellezîne yermûnel muhsanâti summe lem ye’tû bi erbeati şuhedâe feclidûhum semânîne celdeten ve lâ takbelû lehum şehâdeten ebedâ(ebeden), ve ulâike humul fâsikûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">a</span>lla<span class="u">th</span>eena yarmoona almu<span class="u">hs</span>an<span class="u">a</span>tithumma lam ya/too bi-arbaAAati shuhad<span class="u">a</span>a fa<span class="b">i</span>jlidoohumtham<span class="u">a</span>neena jaldatan wal<span class="u">a</span> taqbaloo lahum shah<span class="u">a</span>datanabadan waol<span class="u">a</span>-ika humu alf<span class="u">a</span>siqoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Hür namuslu kadınlara iftirâ edip de sonra dört tanık getiremeyenlere de seksen sopa vurun ve tanıklıklarını ebedîyen kabûl etmeyin ve onlardır buyruktan çıkanların ta kendileri.
Ali Bulaç
Korunan (iffetli) kadınlara (zina suçu) atan, sonra dört şahid getirmeyenlere de seksen değnek vurun ve onların şahidliklerini ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar fasık olanlardır.
Bayraktar Bayraklı
Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra bunu ispat için dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurunuz ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyiniz. Onlar fâsıktırlar.
Diyanet İşleri
Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu isbat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar.
Edip Yüksel
Korunan kadınları suçladıktan sonra dört tanık getiremeyenlere seksen celde vurun ve onların tanıklığını ebedi olarak kabul etmeyin. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir.*
Elmalılı Hamdi Yazır
Namuslu kadınlara zina isnadında bulunup, sonra (bunu ispat için) dört şahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve artık onların şahitliğini hiçbir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen günahkardırlar.
Erhan Aktaş
Ve muhsan* kadınlara iftira edip de sonra dört tanık getiremeyen kimselere seksen sopa vurun. Ve onların tanıklığını ebediyen kabul etmeyin. Onlar fasıktırlar*.
Hakkı Yılmaz
Ve evli, hür kadınlara zina isnadında bulunup, sonra dört tanık getiremeyen kimseler; hemen bunları seksen kamçı ile kamçılayın ve onların tanıklığını ömürleri boyu kabul etmeyin. Ve onlar, yoldan çıkmışların ta kendileridir.(Sonraki 24:6)
Muhammed Esed
İffetli kadınları (zinayla) suçlayıp sonra da (bu suçlamayı doğrulayıcı yönde) dört şahit getiremeyen kimselere gelince, böylelerine seksen değnek vurun; bundan böyle hiçbir zaman onların şahitliğini kabul etmeyin; çünkü bunlar gerçekten yoldan çıkmış kimselerdir!
Mustafa İslamoğlu
İffetli kadınları (zinayla) suçlayıp da, ardından buna dört tanık getirmeyen kimselere gelince: işte böylelerine seksen celde vurun, bir daha da onların tanıklığını kabul etmeyin: zira gerçekte kötü yola düşenler işte bunlardır.
Suat Yıldırım
İffetli kadınlara zina isnad edip de buna dair dört şahid getiremeyen herkese seksen değnek vurun ve bundan böyle, onların şahitliklerini artık ebediyyen kabul etmeyin. Çünkü bunlar gerçekten fâsıkların ta kendileridir! [4, 24] {KM, Tesniye 22, 13-21}*
Süleyman Ateş
Namuslu kadınları zina ile suçlayıp da sonra (bu suçlamalarını ispat için) dört şahid getirmeyenlere seksen değnek vurun ve artık onların şahidliğini asla kabul etmeyin. Onlar yoldan çıkmış kimselerdir.
Şaban Piriş
Namuslu kadınlara iftira atan sonra da dört şahid getiremeyen kimselere seksen değnek vurun. Ve bir daha onların şahidliklerini kabul etmeyin. İşte onlar fasıklardır.
Yaşar Nuri Öztürk
İffetli kadınlara iftira atıp da dört tanık getirmeyenlere gelince, onlara hemen seksen vuruş vurun. Ve onların tanıklıklarını ebediyen kabul etmeyin. Onlar, fıska batmışların ta kendileridir.
Edip-Layth-Martha
Those who accuse the independent women and they do not bring forth four witnesses, then you shall lash them eighty lashes and do not ever accept their testimony. Those indeed are the evildoers;*
Muhammad Asad
And as for those who accuse chaste women [of adultery],* and then are unable to produce four witnesses [in support of their accusation], flog them with eighty stripes* and ever after refuse to accept from them any testimony - since it is they, they that are truly depraved!
Rashad Khalifa
Those who accuse married women of adultery, then fail to produce four witnesses, you shall whip them eighty lashes, and do not accept any testimony from them; they are wicked.,
The Monotheist Group
And those who accuse the independent females, then they do not bring forth four witnesses, you shall lash them with eighty lashes, and do not accept their testimony ever; and those are the wicked.