Furkan Sûresi32. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (15 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | وقال | ق و لGVL | ve ḳāle | ve dedi(ler) | And said |
| 2 | الذين | — | elleƶīne | kimseler | those who |
| 3 | كفروا | ك ف رKFR | keferū | inkar eden(ler) | disbelieve, |
| 4 | لولا | — | levlā | değil miydi? | """Why not" |
| 5 | نزل | ن ز لNZL | nuzzile | indirilmeli | was revealed |
| 6 | عليه | — | ǎleyhi | ona | to him |
| 7 | القرآن | ق ر اGRE | l-ḳurānu | Kur'an | the Quran |
| 8 | جملة | ج م لCML | cumleten | toptan | "all at once?""" |
| 9 | واحدة | و ح دVḪD̃ | vāHideten | bir defada | "all at once?""" |
| 10 | كذلك | — | keƶālike | böyle yaptık | Thus, |
| 11 | لنثبت | ث ب تS̃BT | linuṧebbite | biz sağlamlaştırmak için | that We may strengthen |
| 12 | به | — | bihi | onunla | thereby |
| 13 | فؤادك | ف ا دFED̃ | fu'ādeke | senin kalbini | your heart, |
| 14 | ورتلناه | ر ت لRTL | ve rattelnāhu | ve onu okuduk | and We have recited it |
| 15 | ترتيلا | ر ت لRTL | tertīlen | ağır ağır | (with distinct) recitation. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
وقال الذين كفروا لولا نزل عليه القرءان جملة وحدة كذلك لنثبت به فوادك ورتلنه ترتيلا
Arapça (Harekeli)
وَقَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لَوْلَا نُزِّلَ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ جُمْلَةً وَاحِدَةً كَذَلِكَ لِنُثَبِّتَ بِهِ فُؤَادَكَ وَرَتَّلْنَاهُ تَرْتِيلًا
Transliterasyon
Ve kâlellezîne keferû lev lâ nuzzile aleyhil kur’ânu, cumleten vâhideh(vâhideten), kezâlike li nusebbite bihî fuâdeke ve rettelnâhu tertîlâ(tertîlen).
Transliteration (Eng.)
Waq<span class="u">a</span>la alla<span class="u">th</span>eena kafaroo lawl<span class="u">a</span>nuzzila AAalayhi alqur-<span class="u">a</span>nu jumlatan w<span class="u">ah</span>idatan ka<span class="u">tha</span>likalinuthabbita bihi fu-<span class="u">a</span>daka warattaln<span class="u">a</span>hu tarteel<span class="u">a</span><span class="b">n</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlar, ona Kur'ân dediler, birden ve toplu olarak indirilseydi ya. Biz, onu, gönlüne iyice yerleştirmen için böyle indirdik ve onu âyet âyet ayırdık, birbiri ardınca indirdik.
Ali Bulaç
İnkar edenler dediler ki: "Kur'an Ona tek bir defada, toplu olarak indirilmeli değil miydi?" Biz onunla kalbini sağlamlaştırıp-pekiştirmek için böylece (ayet ayet indirdik) ve onu 'belli bir okuma düzeniyle (tertil üzere) düzene koyup' okuduk.
Bayraktar Bayraklı
İnkâr edenler, “Kur'ân ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi?” dediler. Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böylece yaptık ve onu tane tane okuduk.
Diyanet İşleri
İnkâr edenler: Kur'an ona bir defada topluca indirilmeli değil miydi? dediler. Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle yaptık (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk.
Edip Yüksel
İnkarcılar, "Kuran, ona neden bir defada indirilmedi?" dediler. Biz böylece onu belleğine yerleştirmekte ve onu belirlenmiş bir dizilişe göre okumaktayız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yine o inkâr edenler dediler ki: "O Kur'ân ona, hepsi birden indirilseydi ya"! Biz onu senin kalbine iyice yerleştirmek için böyle (parça parça indirdik) ve onu tane tane (ayırarak) okuduk.
Erhan Aktaş
Gerçeği yalanlayan nankörler: “Kur’an ona bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?” dediler. Oysaki bu, onu kalbine iyice yerleştirelim diyedir. Onu düzenli bir şekilde pekiştire pekiştire okuduk.
Hakkı Yılmaz
Kâfirler; Allah'ın ilâhlığını ve rabliğini bilerek reddeden kimseler: “Kur’ân o'na bir defada topluca indirilmeli değil miydi?” de dediler. Biz, onu senin kalbine iyice yerleştirelim diye böyle parça parça indirdik. Ve Biz, onu tane tane/ birbirine karıştırmadan vahyettik.
Muhammed Esed
İmdi, hakkı inkara şartlanmış olan kimseler: "Kur'an ona bir bütün olarak bir kerede indirilseydi ya!" diyorlar. Oysa, Biz onu (sana) böyle tutarlı bir bütün oluşturacak şekilde belli bir düzen içinde ağır ağır vahyediyoruz ki onunla senin kalbini pekiştirelim.
Mustafa İslamoğlu
Bir de inkarda ısrar edenler dediler ki: "Kur'an ona topyekün olarak indirilseydi ya!" İşte Biz, bütünü oluşturan parçaları ait oldukları yere biri diğerini açıklayacak şekilde yerleştirerek, onunla senin iç dünyanı inşa edip pekiştirelim diye böyle yaptık.
Suat Yıldırım
Bir de o kâfirler dediler ki: “Bu Kur'ân ona toptan, bir defada indirilmeli değil miydi? ” Halbuki Biz vahiyle senin kalbini pekiştirmek için böyle ara ara indirdik ve onu parça parça okuduk. [17, 106]
Süleyman Ateş
İnkar edenler: "Kur'an, ona bir defada indirilmeli değil miydi?" dediler. Biz onunla senin kalbini sağlamlaştırmak için onu böyle (parça parça indirdik) ve onu ağır ağır okuduk.*
Şaban Piriş
Küfredenler:-Kuran ona bir defada toptan indirilmeli değil miydi? dediler. Biz, onu senin kalbine yerleştirmek için böyle indirdik. Onu düzenli ve yerli yerince indirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
İnkar edenler dediler ki: "Kur'an ona toptan, bir kerede indirilseydi ya!" Biz böyle yaptık ki, onunla senin kalbini dayanıklı kılalım. Biz onu parça parça / ayet ayet okuduk.
Edip-Layth-Martha
Those who rejected said, "If only the Quran was sent down to him in one go!" It was done as such so We could strengthen your heart with it, and We arranged it accordingly.
Muhammad Asad
Now they who are bent on denying the truth are wont to ask. Why has not the Qur'an been bestowed on him from on high in one single re­velation?"* [it has been revealed] in this manner so that We might strengthen thy heart thereby - for We have so arranged its component parts that they form one consistent whole -*
Rashad Khalifa
Those who disbelieved said, "Why did not the Quran come through him all at once?" We have released it to you gradually, in order to fix it in your memory. We have recited it in a specific sequence.,
The Monotheist Group
Andthose who rejected said: "If only the Qur'an was sent down to him in one go!" It was done as such so We could strengthen your heart with it, and We arranged it accordingly.