Şuara Sûresi132. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (5 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | واتقوا | و ق يVGY | vetteḳū | ve korkun | And fear |
| 2 | الذي | — | lleƶī | kimseden | the One Who |
| 3 | أمدكم | م د دMD̃D̃ | emeddekum | size bol bol veren | has aided you |
| 4 | بما | — | bimā | şeyleri (ni'metleri) | with what |
| 5 | تعلمون | ع ل مALM | teǎ'lemūne | bildiğiniz | you know, |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
واتقوا الذى امدكم بما تعلمون
Arapça (Harekeli)
وَاتَّقُوا الَّذِي أَمَدَّكُم بِمَا تَعْلَمُونَ
Transliterasyon
Vettekûllezî emeddekum bimâ ta’lemûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Wa<span class="b">i</span>ttaqoo alla<span class="u">th</span>ee amaddakumbim<span class="u">a</span> taAAlamoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Çekinin o mâbuttan ki bildiğiniz nîmetleri vererek yardım etti size.
Ali Bulaç
"Bildiğiniz şeylerle size yardım edenden korkup-sakının."
Bayraktar Bayraklı
“Size bildiğiniz nimetleri veren Allah'tan sakının!”
Diyanet İşleri
Bildiğiniz şeyleri size bol bol veren, Allah'dan korkun.
Edip Yüksel
"Bildiğiniz her şeyi size vereni dinleyin."
Elmalılı Hamdi Yazır
"O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,"
Erhan Aktaş
“Bildiğiniz şeylerle* size yardım edene karşı takva sahibi olun.”
Hakkı Yılmaz
(124-135)Hani kardeşleri Hûd onlara demişti ki: “Siz Allah'ın koruması altına girmez misiniz? Şüphesiz ki ben, sizin için güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'ın koruması altına girin ve bana itaat edin. Ve buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim ücretim âlemlerin Rabbi üzerinedir. Her yüksek tepeye, alâmet bir bina kurarak mı eğleniyorsunuz? Sonsuzlaşmanız için/sanki sonsuzlaşacakmışsınız gibi sanayi üreten yerler [fabrikalar/kaleler] mi edinirsiniz? Yakaladığınız vakit de zorbaca mı yakaladınız? Artık Allah'ın koruması altına girin ve bana itaat edin. Size o bildiğiniz şeyleri verenin [davarlar, oğullar, bağlar, bahçeler, pınarlar verenin] koruması altına girin. Şüphesiz ki ben, sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum.”
Muhammed Esed
düşünebileceğiniz bütün (iyilikleri) size sağlayan (Allah'tan) yana duyarlı olun;
Mustafa İslamoğlu
Aklınıza gelebilecek her tür (nimeti) size lutfeden Zat'a karşı saygılı olun!
Suat Yıldırım
131, 132, 133, 134, 135. Allah'a karşı gelmekten sakının da bana itaat edin. Size bildiğiniz bunca nimetleri veren, size davarlar ve evlatlar ihsan eden, bağ ve bahçeler, pınarlar lütfeden o Rabbinize karşı gelmekten sakının. Müthiş bir günün azabının tepenize ineceğinden, gerçekten endişe ediyorum! ”
Süleyman Ateş
Size bildiğiniz ni'metleri bol bol veren(Allah)dan korkun.
Şaban Piriş
Size bildiğiniz şeyleri sunandan korkun!
Yaşar Nuri Öztürk
"O bildiğiniz nimetleri önünüze yayandan korkun."
Edip-Layth-Martha
"Be aware of the One who provided you with what you know."
Muhammad Asad
and [thus] be conscious of Him who has [so] amply provided you with all [the good] that you might think of*
Rashad Khalifa
"Reverence the One who provided you with all the things you know.,
The Monotheist Group
"Andbe aware of the One who provided you with what you know."