Neml Sûresi45. Ayet
← Sure okumasına dönKelime Kelime (13 kelime)
| # | Arapça | Kök | Okunuş | Türkçe | İngilizce |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ولقد | — | veleḳad | ve andolsun | And certainly, |
| 2 | أرسلنا | ر س لRSL | erselnā | biz gönderdik | We sent |
| 3 | إلى | — | ilā | to | |
| 4 | ثمود | — | ṧemūde | Semud(kavmin)e | Thamud |
| 5 | أخاهم | ا خ وEḢV | eḣāhum | kardeşleri | their brother |
| 6 | صالحا | ص ل حṦLḪ | SāliHen | Salih'i | Salih |
| 7 | أن | — | eni | diye | that, |
| 8 | اعبدوا | ع ب دABD̃ | ǎ'budū | kulluk etsinler | """Worship" |
| 9 | الله | — | llahe | Allah'a | "Allah.""" |
| 10 | فإذا | — | feiƶā | o zaman | Then behold! |
| 11 | هم | — | hum | onlar | They |
| 12 | فريقان | ف ر قFRG | ferīḳāni | iki bölük olmuşlardı | (became) two parties |
| 13 | يختصمون | خ ص مḢṦM | yeḣteSimūne | birbiriyle çekişen | quarreling. |
Mealler
Arapça (Harekesiz)
ولقد ارسلنا الى ثمود اخاهم صلحا ان اعبدوا الله فاذا هم فريقان يختصمون
Arapça (Harekeli)
وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا إِلَى ثَمُودَ أَخَاهُمْ صَالِحًا أَنِ اعْبُدُوا اللَّهَ فَإِذَا هُمْ فَرِيقَانِ يَخْتَصِمُونَ
Transliterasyon
Ve lekad erselnâ ilâ semûde ehâhum sâlihan eni’budûllâhe fe izâhum ferîkâni yahtesımûn|e|.
Transliteration (Eng.)
Walaqad arsaln<span class="u">a</span> il<span class="u">a</span> thamoodaakh<span class="u">a</span>hum <span class="u">sa</span>li<span class="u">h</span>an ani oAAbudoo All<span class="u">a</span>hafa-i<span class="u">tha</span> hum fareeq<span class="u">a</span>ni yakhta<span class="u">s</span>imoon<span class="b">a</span>
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun ki biz, Semûd kavmine, Allah'a kulluk edin diye kardeşleri Sâlih'i göndermiştik. O zaman onlar, birbiriyle çekişen, birbirine düşmanlık eden iki fırkaya ayrılmışlardı.
Ali Bulaç
Andolsun, Biz Semud (kavmine de) kardeşleri Salih'i: "Yalnızca Allah'a kulluk edin" diye (demek üzere) gönderdik. Bir de ne görsün, onlar birbirlerine düşman kesilmiş iki gruptur.
Bayraktar Bayraklı
“Andolsun ki, Allah'a kulluk edin!” demesi için Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
Diyanet İşleri
Andolsun ki, "Allah'a kulluk edin!" (demesi için) Semud kavmine kardeşleri Salih'i gönderdik. Hemen birbiriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
Edip Yüksel
Semud'a kardeşleri Salih'i, "ALLAH'a hizmet edin" desin diye gönderdik. Bunun üzerine, çekişen iki gruba ayrıldılar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Andolsun ki, Allah'a ibadet edin diye Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki zümre oluverdiler.
Erhan Aktaş
Ant olsun ki Semud halkına da, “Allah’a kulluk edin.” diye kardeşleri Salih’i gönderdik. Ne var ki birbirleri ile çekişen iki grup oldular.
Hakkı Yılmaz
Andolsun ki ‘Allah'a kulluk edin’ diye Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i elçi gönderdik. Hemen birbirleriyle çekişen iki gurup oluverdiler.
Muhammed Esed
VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz kavmine: "Yalnızca Allah'a kulluk edin" desin diye Semûd toplumuna (da) kardeşleri Salih'i göndermiştik; onlar, bunun üzerine, hemen birbirleriyle çekişen iki hizbe ayrıldılar.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Semud'a da, soydaşları Salih'i "Yalnız Allah'a kulluk edin!" desin diye göndermiştik. Fakat onlar birbiriyle çekişen iki fırkaya ayrılıverdiler.
Suat Yıldırım
Bir vakit Biz Semud halkına da, yalnız Allah'a ibadet edin diye çağrıda bulunmak için kardeşleri Salih'i gönderdik. Çok geçmeden onlar birbiriyle çekişen iki bölük oluverdiler. [7, 73-77; 11, 61-68; 26, 141-159]
Süleyman Ateş
Andolsun biz, Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i: "Allah'a kulluk edin!" demesi için gönderdik. Baktı ki onlar, birbiriyle çekişen iki bölük olmuşlar.
Şaban Piriş
Semud kavmine, Allaha kulluk etsinler diye, kardeşleri Salihi göndermiştik. Hemen birbirleriyle mücadele eden iki grup oluverdiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Andolsun, Semud'a da kardeşleri Salih'i, şunu tebliğ etmek üzere gönderdik: "Allah'a kulluk / ibadet edin." Bir de ne görelim, onlar birbiriyle boğuşan iki fırka oluvermişler.
Edip-Layth-Martha
We have sent to Thamud their brother Saleh: "You shall serve God." But they became two disputing groups.
Muhammad Asad
AND [likewise], indeed, We sent unto [the tribe of] Thamud their brother Salih [with this message]: Worship God alone!"* and, behold, they were [split into] two factions contending with one another.
Rashad Khalifa
We have sent to Thamoud their brother Saaleh, saying, "You shall worship GOD." But they turned into two feuding factions.,
The Monotheist Group
And We have sent to Thamud their brother Saleh: "You shall serve God." But they became two disputing groups.